Recep Akıl Şiirleri - Şair Recep Akıl

Recep Akıl

"Bizim evde o zamanlar pek çok evde olduğu gibi banyoda kazan vardı. Banyo yapmak istediğimizde annem o kazanı yakıp suyu ısıtır biz de öyle banyo yapardık. İşte ben o banyodaki kazanın sobasında Nazım Hikmet’in kitaplarının ısıttığı suyla yıkandım, evdeki sobada Pablo Neruda’nın kitaplarıyla ısındım.”

Beyazıt Öztürk… Hani şu televizyon şovmeni… Kimilerinin sanatçı dediği popüler şahsiyet… Çok zaman oluyor bir programında komiklikler yapıp 12 Eylül döneminin o zor günlerini kendine özgü sözüm ona mizahi bir dille eleştirip anlatırken lafının bir yerinde yukarıdaki cümleyi sarf etti.

Gülümseyerek seyrederken, bu sözleri duyduğum anda gülümsememin yüzümde donduğunu hissettim. İçim ezildi, yüreğim burkuldu. “İnsan kendisinin ya da ailesinden her hangi birinin yapmış olduğu böylesine utanılacak bir hareketi nasıl olur da sanki çok onurlu, çok saygı duyulacak bir şey yapmış gibi böbürlenerek anlatır?” Diye geçirdim içimden.

Devamını Oku
Recep Akıl

Nasıl girmişti, kim sokmuştu, bilinmiyordu ama bir şekilde girmişti işte. Eline alan herkes önce eliyle yapraklarını kıvırıyor ve gözlerini kapayıp o kâğıt kokusunu doyasıya içine çekiyor sonra da yanındakine teslim ediyordu.

Askeri cezaevindeydiler. İçeriye gazete de dâhil, okunacak hiçbir şey alınmıyordu, yasaktı. Buna rağmen bir yolu bulunuyor zaman zaman bu yasaklar bir şekilde deliniyordu.

Nasıl olmuşsa olmuş, Yazarını hatırlayamadığım ve ünlü İspanyol boğa güreşçisi El Cordobes'in hayatını anlatan 'Yasımı Tutacaksın' isimli eseri de işte bu yasağı delip bir yolunu bulmuş koğuşa teşrif etmişti. Tabi koğuşa girer girmez de büyük bir heyecana sebep olmuştu.

Devamını Oku
Recep Akıl

Genç kız kaybettiği bir yarışma sonrasında “ Kaybetmekten nefret ediyorum. Her zaman kazanmam gerekiyor” dedi ve ellerini yüzüne kapatıp hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Bir yarışma programındaki yarışmacılardan birisiydi bu kız.

İlk anda genç kızın bu azmini takdirle karşıladım ama sonra böyle düşünüyor olmasının sakıncaları karşısında kızcağızın bu haline üzülmeden edemedim ve “Bu kızın böyle düşünmesine sebep olanlar ona çok yazık etmişler,” diye geçirdim içimden.

Evet, her kes kazanmayı ister, kaybetmek üzüntü vericidir ama bir yarışa girmişse insan kaybetmenin de kazanmak kadar ihtimal dâhilinde olduğunu, kaybettiğinde her şeyin yitip gitmediğini bilmesi gerekir.

Devamını Oku
Recep Akıl

- Adam Bosna’da yakıt ikmali yapa yapa 8 saat uçmuş.

“Anadolu Kartalları” adlı Türk yapımı bir film var. Seyredenler hatırlayacaklardır, bu filmin bir sahnesinde pilot adayları oturmuş sohbet ediyorlar. Laf bir ara komutanlarına geliyor. Doğal olarak onun yapıp ettikleriyle ilgili olarak da konuşuyorlar ama daha çok komutanlarını övüyorlar. İçlerinden birisi de bu cümleyi söylüyor.

- Adam Bosna’da yakıt ikmali yapa yapa 8 saat uçmuş.

Devamını Oku
Recep Akıl


Düşünmek insana özgü bir şeydir. Zaten düşünebildiği içindir ki insan diğer yaratılmışlardan ayrıcalıklı bir yere sahiptir ve Allah’ın yeryüzündeki halifesidir.

Bu yüzden her hareketini, her yaptığını önce düşünür, hesaplar ve sonra yapar, yapmalıdır.

Ve tabi yapıp ettiği her şeyin ve her davranışın, Rıza-i İlahiye uygun olması gerçeğini söylemeye sanıyorum gerek yoktur.

Devamını Oku
Recep Akıl

111 - İnsanın konuştuğu dilin sınırları onun aynı zamanda düşünme kapasitesinin de sınırlarını oluşturur. Çünkü her insan kullandığı dili ne kadar konuşabiliyorsa o kadar düşünür.

112 – Allah’ın rızasını kazanmak insanın en önde gelen amacı olmalı ve hayatını her yönüyle buna göre düzenlemeli ve yaşamalıdır.

113 – “Dostum” dediği kişilere her hangi bir nedenle kendisini hatırlatma gereği duyuyorsa insan, o kişi onun dostu ve hatta arkadaşı bile değildir. Dosta davet gerekmez. Çünkü dost dostun her an yanında ve her an ondan haberdardır, binlerce kilometre uzakta bile olsa.

Devamını Oku
Recep Akıl

21 - Hani derler ya "Tebdili mekânda ferahlık vardır," diye. Bence hiç de öyle değil. Eğer, gittiği yere kendisiyle birlikte hayat tarzını da götürüyorsa insan, mekân değiştirmenin hiçbir anlamı olmadığı gibi faydası da yoktur. Bedava zaman kaybı...

22 - Hayat adildir, herkese hak ettiğini verir. Ölüm de adildir herkese eşit davranır. Ve her ikisi de sen varsın diye vardır.

23 - Sorumluk duygusundan uzaklaşmak kişisel -dolayısıyla toplumsal- yozlaşmanın fitilini ateşler. Yozlaşmak ise bozulup çürümeye sebep olur.

Devamını Oku
Recep Akıl

231 - Bir işle uğraşarak ortaya bir şeyler çıkartıp üreten insan, iş yapmanın ne kadar zor bir şey olduğunu bildiği için her hangi bir işin ucundan tutan birinin yaptığı hatalar karşısında daha hoşgörülü ve anlayışlı olur.

232- Güngörmüş olmak için illa belli bir yaşa gelmiş olmak gerekmiyor. Güngörmüş olmak demek hayata baktığınız pencerenin ne kadar temiz olduğuyla ve o pencereden neyi görüp tefekkür ederek algıladıktan sonra nasıl aktardığınızla ilgili bir durumdur.

233- Her düşündüğümüz bize doğruymuş gibi gelir. Ama aslında öyle midir? Bunu öğrenmenin en kolay yolu fikirlerimizi ortaya koyup, doğru olup olmadıkları konusunda onları teste tabi tutmaktır.

Devamını Oku
Recep Akıl

301-Konuşmak, yerine göre çok etkili bir silah olabilir. Çünkü insan konuşabildiği ölçüde fikirlerini başkalarına iletme imkânı bulur.

302-Çevresel bir takım faktörler, baskılar ve zorlamalar bizi ancak biz izin verirsek etkiler. Bu baskı ve zorlamalar karşısında ne kadar direnebilir, mantık ve muhakeme gücünü ne kadar koruyup kullanabilirsen kendini çevreye ve kendine karşı o kadar özgür kılarsın.

303-Savunma ihtiyacı bir iddia karşısında ortaya çıkar. Ama iddianın da savunmayı gerektirecek bir ciddiyeti olmalı ve delillere dayanmalıdır ki değeri olsun. Ciddiyeti olmayan ve sadece karalamak amacıyla ortaya atılmış olan bir iddia karşısında savunma yapmaya kalkışmaksa ciddiyetsizliğe ve özensizliğe prim tanımak olur. Böyle bir durumda en iyisi susmaktır. Çünkü gerçek eninde sonunda ortaya çıkar.

Devamını Oku
Recep Akıl

311-- Kötüye kızmamak lazım. Bilakis ibret almak gerekir. Çünkü kötülük olmasaydı iyinin kıymeti bilinmezdi. Her şey zıddını öne çıkartır.

312- Üretmiş olduğun şeyin teknolojisi milli değilse o şeyi üretirken kullanmış olduğun sermayenin milli olması üretileni yerli yapmaz.

313-Değerli olan yarışın başında değil, sonunda listenin en üst sırasında olmaktır.

Devamını Oku