Seninle... bohem tarzı bir evde yaşayabilirdik,
Burası hiçbir şeye benzemeyen odamız,
Yirmi beş metrekare,
İçinde bir masa ve sandalye bir şeye benzemeyen,
Pencere kenarlarında birkaç lale olabilirdi,
Eskiciden aldığımız bir kanepe o da bohem tarzı,
Çöpe atmaya niyetlendiğin , bütün mektupları bana geri gönder olur mu?
Yok mudur sende,bir kağıdın...mürekkebin...kahve lekesinin değeri,
Ya evin ? Ne zaman bu kadar sessizleşti,
Ahh... sevgisizlik miydi kalbindeki bu zemheri,
Bir çocukluk hatırası gibi yakar mı yürekleri,
Kurudu mu vazodaki çiçeklerin? Hangi turna almıştı hayallerini,
Bağımlılıktın 25 yıllık bir türlü kurtulamadım ,
En mutlu ve en hüzünlü anlara eşlik ettin,
Çoğu zaman insanların toplanma sebebiydin.
Bardaklara dolarken kanı anımsatıyordu şeklin.
Uyuşturucu gibiydin ...
Kuşlar bile sessizliği öğrenmişti misafir olduğum o şehirde ,
Denizi kirlenmiş.. balıkları ölmüş ve kurumuş nehirde...
İnsanların temel sorunu neydi bilinmezdi derinde..
Artık insanlar değil onları saran duvarlar konuşuyordu...
Tek ben değil cümle alem görüyordu ,biliyordu..
Doğurmak suçta ,öldürülmek suc değil midir?
Artık büyüyemeyeceksin çocuk bu diyarlar mermili...
Oyun oynayamayacaksın,gülemeyeceksin yada ağlayamayacaksın ...sınıfta kalmış insanlık kederli.
Hani büyümek istiyordun tez zamanda haksızlığa,zulme karşı çıkmak için,
Büyüyemeyeceksin çocuk ,bir kaç güzel gün göremeyeceksin ...
Artık.. kurşunların düştüğü yerle, aynı yerdesin,
Çocukluğum... sabun köpüğü gibi bazen gözlerimi yakar bazende açık olan yaralarımı,
İnsan neden ilk acılarını hatırlar biliyor musun?
Mutludur çünki mutsuzluğu tatmamıştır,
Bu andan sonra yaşayacağı bütün duyguları karşılaştırarak öğrenir insan...
Her yüksek doz acı bir önceki anının yerini alcak..
Kafamda seni nereye koymam lazım ki orada kalacaksın...
Bakıyorum yüzüne...bu suret sen değil,
Kaç cihanda var olsanda...hicbiri esas sen değil,
Alem , içinde alem bunu gören... bir ben değil,
Üzülme...darılma... bunun sebebi sen değil,
Yürüyorsun karda bu meftun ben değil,
Seni cok sevsemde , maşuk sen değil...
Hızlıca büyümek istedin,
Sanki büyüyünce herşeyi yapabilirmişsin gibi..
Dert kapasiten artıyor ve artık dahada hissizleşiyorsun .
Masumiyetini kaybediyorsun..
Eğitimi hep saçma bulurdun,
Sen acılarına aşıktın,
Bense balkonunda misafir ettiğin bir yolcu. yoldan geçen...
Senin yüklendiğin derd, gam ve keder onlardan kopmayacak gibiydin...
Seninle beraber büyümüşlerdi bu lal-ı zamanda...
Söylendikçe büyüyordu dertlerin,
Belli ki beni bulman çok uzun sürecek , yaşamak dilsiz bir duvar gibi...
Seni gördüğümde düştüm , senin zemherinde üşüdüm..
Sana denk gelmeden önce bir bütündüm , ruhumdaki düş kırıklıkları senden geriye kalan..
Sıyrılamıyorum biçilen bu kaftandan , zümrüd-ü anka'nın yaşadığı bu kaf dağınıda aşamıyorum...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!