Hem ruhum hem yüreğim yanlış coğrafyalarda esir kalmıştı
Göğsümün ortasından zorla sökülen yüreğimi geri olmak
Bana zorla dayatılan kaderi reddetmekten daha zordu
Özlem SABA
Demini almış çay gibiydi yüzü
Öfkeli bakışlarının ardına saklanan gülüşü
Yalnız bir hayatın acımsı dumanını içine çeker gibi
Tedirginlikle soluyor
Ve bir yabancı gibi dokunuyordu her seferlerinde elleri
Bir ağacın düşmekte olan son yaprağı gibiydi,
Titriyordu.
Gerçekle yüzleşmek zordu.
Onca zaman kendini ağacın gövdesi sanmış ve yanılmıştı...
Oysa ki o;
Kalbimi taşlıyorlar anne
Küçücük bir kuşa
Topla, tüfekle ateş ediyorlar
İnsanlar kuşlardan ne istiyorlar anne
Aslında her kuş sessiz uçardı havada..
Bilmezlerdi kanatlarına kaç umut asıldığını.
Her kuş, bastırılmış isyanların çığlığıydı oysa.
Kanatlarında onca ağırlık,
Ağaç olmayı sevmedim hiç
Bağlanmayı toprağa, suya
Deniz olmayı da sevmedim hiç
Vurmayı hep aynı bilindik kıyılara
içimde büyürken çığlıklarım,
susuyorum dilsiz bir büyücü gibi,
en çok da mecburiyetler yakıyor canımı,
sırtımda sürekli taşıdığım yüklerin kamburluğu.
ve ben ısrarla dik tutmaya çalışıyorum bedenimi,
bazen de çığ olup üzerime doğru yuvarlanıyor anılar.
Dedi
Güzel bir şiire Aşk mısın
Güzel bir Aşk’a şiir mi
Kimsin sen
Dokunmuyorum saçlarımın kır bahçelerine bu aralar
Sanki her biri derdiğim çiçek
Şu başımda zamansız açan güller var ya
Sanki hepsi girdiğim yürek




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!