Her gönül kendi Mey'inin sarhoşudur,
Ve hiç kimse, aynı derecede sarhoş değildir.
Aynı bağın üzümü altında yudumlarken Mey'ini
Düşündüm birden
İnsan da kaybediyor neleri nelerini
Ve tam tükettim derken her şeyini
Bir üzümün alacağı en büyük mertebe misali
Şimdi ben seni sevmeye kalkarım da
Kaç kişiyi gömdüm kalbime
Ağırlığı muamma
Söyle kaç kilo çeker Aşk'ın
hayatımın müfredatını hazırlarken,
bana sormadılar ki,
programlarına uyayım…
Sanatın altında yatan birincil neden varoluşçuluktur
Varoluşçuluğun altında yatan bilinç ise, insanın kendini arayışı, sorgulayışı ve buluşudur
Üretmek ise, varoluşçuluğun en olmazsa olmazıdır
İşte bu yüzden yine diyorum ki; önüne konulan her şeyi aynen yiyen ve konulmadığı taktirde 'aynı şeyin, olduğu gibi' konulması için her uyumu gösteren birinden sanatçı diye söz edilemez
‘’o mahur beste çalar’’,
ortada Müjgan da yok ki ağlayalım.
Dalgacı Mahmut var!
Ön saflardayız
Silahımız yetersiz
Düşmanımız zeki ve güçlü
Gözle görülmez, elle tutulmaz
Bir hayli şımarık
En sevdiklerimizden yanaşıyor bize
Beni Hiçbir Zaman Isıtmayan Güneşe
Güneş var gibi görünse de her zaman göğümde
Ben gölgesinde hep üşüyordum
Sevgiyi koşulsuz almayı bilmeyen bir şairin de
Dillendirenler susturulunca gerçekler değişmiyor
Kötü bir gün
Kötü zamanlar
Hayatlarımızı çaldınız
Beni bu hayatta en çok üzen ve şaşırtan şey
Her iyiliğin bir sınırının olduğuna fakat
Kötülüğün hiçbir sınırının olmadığına şahit olmaktır
Özlem SABA




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!