Ruhuma yabancı gölgeler gelip geçerken önümden
Takipsizliğin en masumunu yaşıyorum
Kaygan zeminlerde buluyor kendini keskin arzularım
Bir gece kuşu daha uçuruyorum kalbimden
O da yoruldu dönmekten
Kırıldı gramofonun iğnesi
Şarkısı bitti hayatının
Bitince müziği içinde
Gülüşünü askıya astı kadın
Uzaklara dalıyorum kaç zamandır
Binmediğim trenlere binip
Gitmediğim yerlere gidiyorum
Bir tek
Kendimle göz göze geliyorum şu aralar
Çocukluğunda ışığı hiç görememiş çocukların yolunu şaşırmaktan, kaybetmekten başka şansları yoktur.
O ışığı ise, ilk önce ebeveynler yakar. Beklenilen anne baba olmasıdır ancak bezen bu bir abla, abi, kardeş, belki çok uzak bir akraba olabilir.
Bir çocuğu doğduğu evlerdeki tek bir kişinin anlaması, onaylamsı, sevmesi bile o çocuğun kaderini değiştirir.
Hayat, bizleri dünyaya getirenlerden öğrendiğimiz davranış modelleriyle idame ettirdiğimiz, başını hatırlamadığımız, sonunu bilmediğimiz engebeli bir yokuştur ve bize ne gösterildiyse, onu öğrenir, onu taklit deriz hayatlarımızda.
Herkes bir gün O'nun yüzünü görecek
Ve o an geldiğinde
Asıl patronun sen olduğunu anlayacaksın
Fakat iflas etmiş bir patronun
Düzende hiçbir hükmü kalmayacak
Elini neye
Kime uzatsa kırılanlar
Ya da kuru bir yaprak gibi
Oradan oraya savrulanlar
Eğer bir insan kalbinin gözlerini açmayı becerebilirse
Her yer ona cennet
Her şey ona sevgili gibi görünür
Ve bir gün öyle biri gelir ki, onda sadece kendini görür
İnanışın, arayışın asıl amacı da budur
Bir insanın kendinden daha mühim bir amacı yoktur
Başkalarıyla değil kendinizle uğraşın
Kaliteli insanlar kendiliğinden oluşmuyor
Özlem SABA
Gerçek Aşk yoksa sen misin
Diye sordu KertenKelebek
Şimdiye kadar öyleydim
Şu an öldüm, dedi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!