Benim içimde sen vardın.
Senin içinde ben.
Bizim içimizde o.
Biz onu biz sandık,
Yanıldık!
'Biz' dik güzel olan.
'Sen' ya da 'ben' değil.
Sen!
Kadın koynunda üşüyen adam.
Her halini
Her gülüşünü
Neye çatarsın kaşlarını
Ne heyecanlandırır seni
Nedir seni bu kadar uzak ve karmaşık yapan
Sanki kendiliğinden biliyorum
Biz seninle hep düşlerde buluştuk sevgilim
El ayak çekilince
Gecenin dilsiz, ümitsiz saatlerinde konuştuk hep
Aynı yardan atlayıp
eğer inansaydım bir Tanrı'ya
Hubal’a mesela
açardım kalp mescidimi,
sabaha kadar taşlar,
inkar ederdim onu.
Aşk değil, siyasi bir iktidar savaşı gibiydi bizimkisi
Bir tarafın diğer tarafa hep yenik düştüğü
Kendisini Devlet sanan bir kimsenin
Hükümetin her sözünü veto ettiği gibi
Duygularımızın da hissedilmeye ihtiyacı var
En korkulanının bile
Anlaşılmaya ve kabullenilmeye
Bin kilit vursam da kalbimin üzerine
Surlar ötesinden bir sultan tarafından
Son kalem de düşürülmüştür artık
Hüviyetim, hüviyetinize amade
hadi,
sen de git hüznüm gideceksen...
kendimle bana
mutluk dileyerek...
Hayatımda hiçbir şeyden bilerek uzaklaşmadım
Ama hep fark ettim ki, bir şeyler değişti
İçimden bir ses, gitme vaktimin geldiğini söyledi
Dediği gibi şairin
"İstese de kalamazdı artık




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!