eğer şarap olsaydı,
ser-hoş olur,
bu kadar mutsuz olmazdık.
-Tanrı insanın yanına onu da koymadı.-
Benim Aşkım
Uçacağı bir gökyüzü bulamayan
Hüzün kuşu misali
Hep göğsümde takılı kaldı
Özlem SABA
En hüzünlü bakışlarını,
Gülerken ağlayan gözlerini
Ve de ruhunun en huzursuz halini
Veda ederken çaldım da geldim senden..
Sadece büyük bir boşluk
Eyy İnsanoğlu
Aklından evvel yüreğini besle
Akılla tıkanıp kaldığın yollarda sana ancak o rehberlik edecektir
Bir hayalet gibi dolaşıyorum, şehrimin tüm sokaklarını
Kapı, kapı
Ve, sokaklarda acının çığlıkları
Sarı sarı yapraklar
Ve o sarı yaprakların dallarında
Doğduğum günden beri fırtınaların beni getirdiği yer tam da burası
Şu an durduğum yeri ve dönüştüğüm Kadını seviyorum
Tüm rehberime ve yol arkadaşlarıma sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum
Hayat, tıpkı bir çoğumuz gibi beni de kendi hayatımın küreklerini çekmeye çok erken yaşlarda mecbur bıraktı
Neden her eksiğini bana sorarsın içim
Ben olmak değil ki, benim seçimim
Suyunu çekmemiş pirinç nasıl dokunursa dişe
Çiğlik de gitmez ki, ateşe düşmeyince
Her başın derdi değil ki yerdeki karınca
Senden sonra kaç kez ağladım bilmem.
Baya kilo aldım inadına.
Artık saçlarımı da boyatmıyorum.
Bin kez seni özlemediğimi söylemesem de kalbime.
Özlüyorum yine.
Gitmek istiyorsan eğer
Ne bir yolculuk biletine
Ne bir valize
Ne bir vedaya
Faili meçhul diyorlar bizim gibilerine
Faili meçhul değildir aslında
Söylenemez sadece
İçimde açtığın yaranın
Delili yok ki, göstereyim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!