sürgün müdür her zaman gitmeler?
insan hiç bulunduğu yerde kaskatı kesilemez mi?
bedeni oracıkta yok olup,
ruhu uzak diyarlara göç edemez mi?
Öyle bir gitmek zorunda kaldım ki
Bir daha kimseye dönemedim
Ve öyle bir yalnız bırakıldım ki
Bir daha kimseye sırtımı yaslayamadım
Bir yalnızlık gerekiyor şimdi bana
Çoktan seçmeli
Ama sonunda yine kendimi seçmeli
Gizemli bir kayboluş
Kutsal bir yetmişlik
bitmiş gibi değil,
ölmüş gibi bitmeli.
ölmüş gibi de yetmez!
çürümüş gibi bitmeli.
öyle bitmeli ki;
Tam on beş dakikadır izliyorum onları,
Kur yaparken erkek kedi, dişiye,
Diyor ki dişi, erkeğine;
‘Önce kulaklarıma fısıldamalısın aşk sözlerini,
Beni ne çok sevdiğini,
İstediğini,
İnanmadıklarıyla bahşedecek gücü kalmayınca
Tüm inanmadıklarına inanmış gibi mi yapmalı insan?
Oynamalı mı oyunu
Oyunbaz mı olmalı
Onlar sadece güzel diyorlar bana
Şimdilik, buruk bir gülümseme bıraktım size
Bileysiz hançerlerini sırtımdan saplayan herkese
Beni aşkla zehirleyenlere
En çok, seviyorum diye öldürenlere
Buz olan, ne bilsin su gibi akmayı
Su olmayan, ne bilsin gaz olup uçmayı
Özlem SABA
Soğuk değil hüznün kesiyor gülüşünü çiçeğim
Kurtar ellerini geçmişinden
Vedalaş
Boşuna yaşanmadı onca acı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!