Hayat, şu üç şeyi öğreti bana
Gözlerinde hüzün olmayan insanlardan korkmam
Ve uzak durmam gerektiğini
Korktuğum şeylerden daha korkunç olmam gerektiğini
'Rab' olarak kendini seçenler
Kul olarak kimseyle boyun eğmezler
Özlem SABA
Asıl şanslı olan benim
Çünkü mumyalanmış bir rahibe gibi yaşıyordum yıllardır
Ve geldi gelmekte olan
Ve asırlar sonra
İlk defa nefes aldım sanki
sen,
kaldırımların berduş adamı!
daha o gün anlamıştım,
uyuşmazlığımızı.
sen rakı seviyordun,
Hani diyorum ki sevgilim
Ben bir kuş olsam
Uçsam semalarında
Gagamda aşk mektupları
Alsan beni içeri
üzgün bir postalın size anlatacakları var;
hep aynı kırmızı hatta yürümüş,
aynı yolarda tekrar tekrar yenilmiş!
yorgun savaşlardan dönmüş…
Begonvil kokusunu estiren rüzgarlar da bitti
Sessiz çığlıklara bıraktı kendini tan
Geride kalan fotoğraflarda kaldı Aşk
Ve, hiçbir ressamın tekrarını çizemeyeceği
Doğdum; Annem mızmız bir bebek olduğumu söyledi. Sonra çok haylaz bir çocuk oldum. Daha sonra asi bir genç kız.
Gençlik böyle dediler; Ah şu zamane gençleri deyip hayıflandı, iç geçirdiler. Öyle ya, asi olmak büyük bir suçtu. Bir an ben bile şaşırdım! Geleceğim beni de endişelendirmeye başladı. Sahi durumum bu kadar vahim miydi?
Okula gittim; öğretmenlerim benden yaka silkti. Derste Laiklik dinsizliktir diyen hocamı sınıftan kovduğum için disiplin cezası aldım fakat ona da ceza aldırmayı başardım. Siyaset o zamanlardan ilköğretime bile girmişmiş meğer. Orta dereceyle zar zor mezun ettiler beni. Çalışmaya başladım, böyle memur olmaz dediler.
Tabi ya aralıksız otuz altı saat çalışmaya baş aldırmak,
memurluğa sığmayacak işlerdi.
Meğer özlemek aşkın diğer adıymış
Hiç bitmeyecek sandığın bir masalın külleriyle ısınmak
Meğer her şeye rağmen onu affedecek bir neden aramanın
Ve her şeyiyle onu sevecek bir neden bulmanın adıymış özlemek




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!