“Rüzgârın Teninde Aşk”
Sevdiğim,
bazen bir çocuk kahkahası gibi geliyorsun,
bazen bir rüzgâr gibi değiyorsun saçlarıma.
Ne tanımın var ne sınırın —
Ey sabahlarımın güneşi,ruhumun sultanı!
Ey göz pınarlarıında ruhumu yıkayan kadın
O kış geceleri buğulu camlar ardında gülmeler
Çıtırdayan soba başında,odun ışığında
Başın göhsümde,ellerin avuçlarımda
O canım sabahları edişimizi elbette hatırlarsın...
“Kutsal Tenin Sessizliği”
Mabedin kapısı sessizce aralandı,
Ne kandil yandı, ne söz söylendi.
Yalnız iki nefes vardı —
Birbirini tanıyan,
Şairler yalnızdır bilirmisin dostum
Ya yorgundur yüreği,
yada
Vurgun yemiştir düşleri
Tanrının adetletsizliğine
ısmarlamadır gülüşleri....
Gel Diyorum Kadınım
İşte seni sevdiğimi haykırıyorum,
Sessizliğin tam ortasında,
Bir gökyüzü kadar büyük,
Bir deniz kadar derin bir “seni seviyorum” bu…
Gece denize eğilmiş bir sır gibi,
Körfez nefes alıyor ağır ağır.
Her dalga, içimde yankılanan bir kalp atışı,
Her meltem, tenime dokunan hayalin kadar gerçek.
Her suskunluğumdan sonra
hayat devam etti.
sabahlar yine oldu,
çay yine soğudu masada,
telefon yine sustu,
insanlar yine birbirine
Sanmıştık ki ikimiz,
Yüzümüz her sabah
gün ışığında yıkanır
Bahar öpüşleriyle
çiçek açar yüreğimiz
Sanmıştım ki,
Saçlarında gece
Yüzünde ay
Dudaklarında al güller
Hangi çiçek unuttu sende kokusunu
Hangi yıldız unuttu sende göz kırpışını
Gözlerin şiirden hangi yeşil
Ey Selena....!
Geceye aşk saçan ay tanrıçası
Sen Ay parçası Selena!
Bilgelik tanrısı Zeus un kızı...
Bilirmisin?
Sonsuzca uzanır ışığında,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!