Şu Çeşmeden yudum yudum su içtim,
Aklıma gelenler gitmez her an misafir,
Kova Kova su taşımadım mı hanene,
Hani unutmazdın sen beni bin bir asır.
Şimdi sormazsın selam vermezsin bana,
Bir Serçe kondu yaşlı kadının penceresine,
Yavaşça vurdu cama bir rızık beklercesine,
Kadın bastona dayanarak açtı tülden camı,
Bir avuç darı saçtı pencerenin bir köşesine.
Sonra iç geçirdi dedi ömürde böyle gitti,
Prenses Kajar vardı İran'ın deminde,
Çok erkek dolandırdı Fars döneminde,
Yüz kırk beş erkek harap oldu aşkından,
Sallasa kırk erkek dökerdi sakalından,
Pala bıyık modaydı İran Saraylarında,
Ne ben konuştum ne sen dinledin,
Zaten tek sen haklıydın alemde,
Bilemedim kusuruma bakma Cemile,
Psikolojim bozuktur bana aldırma.
Evet uygun değil Perdeyle Tüller,
Yarım asır yaşadığım şu kainatta,
Dost diye şeyin olmadığını gördüm,
Her dostum diyene sen rağbet etme,
Gökten rahmetin boşa yağmadığını gördüm
Mektup yazdım Recebe,
Beklerim cevabı tez gele.
Recep köyü sormuşsun bana,
Değişen bir şey yok görünüşte,
Geçen öldü kör kadının ineği,
Biz romanlardaki çocuklardık,
Şiirlerimizle Sefilleri oynadık,
Bir zamanlar efsaneydik hayallerde,
Bir zamanlarda yürümekten yorulduk.
Biz romanlardaki çocuklardık,
Yüksek duvarlar var etrafım çelik kale,
Esir ettiler en sevdiğim gün ışıklarını,
Ruhumda bir şair duygularını yazar,
Ruhi bunalım geçer her bir kelimesi.
Sende ayrıldın ne yapsın buna sevgi,
Mevsimlerde şaşkın bizim sevdamız misali,
Bir yerde yakar kavurur bir yerde rüzgar eser,
Kafalar karışık bu şehre geldiğim zamandan beri,
Ruhum isyanlarda beden bedenden ayrılır.
Kahretsin yine yoksun akşam çayım sensiz,
Sen misin deli başında hunili adam,
Yoksa ben mi kaybettim kendi dengemi?
Bir rüyaya yaslanmış uyur bedenim,
Kaybettim ruhumun mayhoş demini.
Bir silsile dolandı varlık akıl odama,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!