Ben kapında duran bir dilenciyim,
Ne verirsen ey canan onu isterim,
Sen saçlarını pencereden aşağı sal,
Saçlarından bir tel düşsün seninim.
Sense yüksek konaklarda salınırsın,
Sinem de bir naz bir de niyaz var,
Naz benim olsun niyazsa senin,
Bunca yıl uğraştım bir saz bir haz var,
Saz benim olsun narı haz senin.
Sorulmasın ikimizden dengimiz,
Kollarım arasında sardım ormanı,
Ormanın içinde bir güvercinken,
Uçtum yükseldim sardım kolları,
Kolların içinde bir güldün sevilen.
Bir gece bir sokak ortasındaydın,
Geceler bizimdir gündüzler senin,
Her gece bir rüyada buluşalım gel...
Kaç yıllardır asırdır sana hasretim,
Sensiz kuruyup boşalır denizler...
Halimi sorup da kendi kendini üzme,
Portakal çiçeği açmış benim bahçemde,
Sen yoksun yok bakındım benim içimde,
Eğildim çiçeği kokladım kokladım gizlice,
Sen yoksun yok bakındım benim içimde.
Hani taç yapardın beyaz çiçekten başına,
Beni hor görmüşsün Ser... Efendi; Dilerim muteber bir zat olasın, Ben keyfi devran eyledim şu feleği, Sen de benden birazcık rahat olasın,
Serseri rüzgarlar soğuttu seni benden,
Yürekleri yakan kor, kör alevler söndü,
Ellerin üşüdü, gözlerin uzaklaştı birden,
Seni benden daha çok rüzgarlar sevdi .
Serseri rüzgar doğudan, kuzeyden esen,
Serseri sokakların serseri çocuklarıydık biz,
Hep bir numara büyük giyerdik ayakkabıları,
Hep kaybolurduk elbiselerimizin içinde biz.
Ellerimiz çamur olurdu ayaklar yara içinde,
Kitap bulamazdık okumaya o mahallede,
Ah! şu köprü işte ayaklarım altında,
Ne sevgiler yaşayanları gördü,
Ne ölümlere şahit oldu kim bilir,
Bir güzel geçti buradan tüm endamıyla,
Bir güzel güzelleştirdi bu şehri.
Bir atım olsun isterdim Yıldırımlardan...
Dertler gelince kaçabileceğim Dünyadan,
Bir Yıldız'ım olsun benim için yanacak,
Bir çiçeğim olsun ismi gariban olacak.
Ve senden uzakta ne işe yarar bunlar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!