Şehrin Bulutları yine çökmüş karanlığa,
Bir sen varsın bir ben parlayan karanlıkta,
Hangi aşk küstürdü bu yeşil vadilerimi.
Neden gömüldü sular çıkmaz bataklıklara.
Yollar mı uzundu yoksa sen mi gelmedin.
Aldanma bu şehrin güzelliğine,
Bu dağların altında ölenleri var,
Gelinlik dediğin o güzel dağda,
Çığ altında diri diri gömüleni var.
Hani akan o durgun nehirlerde,
Selam sana yine de selam,
Soğuk Erzurum havasından,
Selam sana yine de selam,
Adana'nın kızgın kumlarından.
Rize'nin çaylarından selam,
Gönlümü kumbara sandın galiba,
Attın dertlerini yüreğime yüreğime,
Bilmem sen hiç aşk acısı çektin mi,
Yağmurlar indirdin mi ela gözlerine.
Gönlüm kapandı zati senden sonra,
Sendemi terk ettin beni şimdi,
Tamda yalnızlığımın ortasında,
Peki kime sunacağım bu çiçekleri,
Kim yollayacak beni kapıda.
Bir Kedi alsam diyordum zaten,
Bir gün sen geçeceksin bu mahalleden,
Sen kokacaksın kaldırımlı sokaklarda,
Çiçekler bir baharda sen diye açacak,
Sen oturacaksın bir evin balkonunda.
Bir gün sen geçeceksin bu mahalleden,
Şu Liman benim ilk kez öldüğüm yerdir,
Sevdiğim tarafından çok bıçaklandım,
Şu Gar da ekildim bir akşam üstü...
Şu otobüs de ağardı o gür saçlarım.
Sen yoktun nereden bileceksin o zindanı,
Şehirlere bombalar yağıyordu ya hani,
Yıkılıyordu Bombalarla Halep ve Gazze,
Sende gittin çekip bu şehirden yelpazenle,
Benim de şehirlerim yıkıldı yokluğunda,
Benim de yüreğim yandı sen gidince.
Yollarda hep yollarda,
Bir hayalim kaldı senden uzaklarda,
Gözlerin bir sarhoşluk masalı,
Dudaklarından akan bir hikaye hayat,
Oysa yaşamak vardı daha,
Beklemek seni duraklarda,
Bugün yine Bahar havası var,
Güneş sıcacık makamında,
Salınır havada uçuşan kuşlar,
Ne gerek bu günde strese,
Aman boş ver geçer günler,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!