Şiir olsun diye değil
Şehir yansın diye
Alıcısına ulaşamamış bir kaç cümle söz bıraktım arkamda,
Narin yüreğini öldürmüşlere teselli olsun diye...
eyy zemheri vurgunu
terleyen yüreğim özledikçe,
içimdeki bulutlar yükseldikçe,
göğümden sökülen sen'li hicranları yazacağım.
eyy yağmur gülü
Şarkılar, geçici narkozdur,
sadece o an uyumanı sağlar.
Uyanınca, yine aynı acılarla yaşamak zorundasın.
İstesen de, istemesen de,
Bu hayat böyle.....
yedi yolun birleştiği yerin ortasında,
ateşe verdim gövdemi.
bütün şiirlerimi içimin karanlığına,
hapsederek öldürdüm.
kaybolup gittim ruhumu çeken karadelikte.
gözlerimde iki ürkek bakış,
bozkırdan yayılır bir bozlak sesi
akşama mor renkler üfler nefesi
yürek ezgileriyle dolu heybesi
nasıl anlatayım gönül ben seni.
ırmakların soğuk, engince akar
Bozkırdan yayılır bir bozlak sesi
Akşama mor renkler üfler nefesi
Yürek ezgileriyle dolu heybesi
Nasıl anlatayım yurdum ben seni
Irmakların soğuk, engince akar
Nasılım diye sormuş dost,
nasıl olayım ;
Koymuşum kendimi içimde bir mahpushaneye,
tükenip gidiyorum.
derdine de deli gönül derdine
akıl ermez güzellerin fendine
allık sürer botoksunun kertine
nasıl methedeyim güzel ben seni.
eşkine de deli gönül eşkine
başına atmış al yazma oya
şiirler yetmez o selvi boya
gönlünü yaslamış bir mavi koya
nasıl methedeyim güzel ben seni...
nazının işvesi anadan gelir
Avuçlarımda cılız bir haykırış, kalbimde ince titreyiş...
Gençliğim giderken ardından köz sözler dökerek,
İnleyen şiirlerden lavanta kokulu gözyaşı topladım,
Ciğerlerimi yerinden sökerek...
Ey reşit olmamış yıllar, insaf et...
.... Ve bir katil bıçak saplandı gündüzümün göğsüne, ben öldüm...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!