memleket aç, sefil, kurudu suyu
gel artık Mensur'um, gel yavaş Yavaş.
yıkıldı sol yanı, bel vermez sağı
bir mayıs yağmuruyla gel yavaş Yavaş...
esnafı perişan, köylüsü sefil
Büyüdükçe yalnızlaştım, insanları tanıdıkça küstüm.
Şimdi boynundan kurşun yemiş kuşun gözyaşını yazıyorum,
merak etme beni, iyiyim anne...
bir ömür seni özlemektense,
bu gece mer/din'ce aşk zehrini içip ölmeyi seçtim.
dert ile hemdem oldu dildara yuva sadrım
inzivaya çekilir gün be gün geniş sabrım
Zemheriye tutuldu ne varsa gönül tahtım
gözyaşın eksik olmaz yıkıla mermer kabrim.
Meşgulsen yazma,
sanaldır bu da namerttir diye aldanma.
Her kuşun eti yenmez amma,
bismillah çekilmiş eti mırdar diye damgalama.
Hâlden içre ervâh iken ömür oldun ömrümde
Gülde cihan fettan görsün mor sümbüllü gülümde
bir yanım hicazkar, bir yanım özlem
açılsa tül perde yüzünü görsem
kül olsa bedenim bir daha yansam
gel desem gönlüme gelir miydin yâr...
baharı beklerken hazana döndüm
Nar kızılı leblerin şerbetlenirken
Kağıttan yelkendim kıyından öptüm
Mah yüzün gölette harelenirken
Kaybettim rotayı gamzenden öptüm
Tükenmiş umudum canda üşürken
Resimlerde gülümseyişime aldanma.
Çerçevemin camı kırıldı, süliet çizik çizik.
İçimse, bugünlerde metruk bir bina.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!