Ben eşyayı, seni tanıyınca tanıdım.
Seni anlayınca, varlıklar bende anlam kazandı.
Artık sana yazdığım şiirleri bile başkalarından kıskanıyorum,
Senden başka kimsenin okumasını istemiyorum,
Anlıyor musun beni.
Beni bulmak, bana ulaşmak istiyorsan,
kan izlerimi değil, şiirlerimi ve sözlerimi takip et.
Dağlar aştım çetin yoldan
Yüreğimi deler gider
Baka kaldım cam balkondan
Beni derde salar gider
Seher yelli dualarda
ben öleyim İstanbul...
hangi bir yer deme,
senin yağmuruna sarıldım
senin hamurunda yoğruldum.
hayallerim başka bir iklimin güneşinde
yüreğimi sende unuttum...
Mahşeri davamsın.
Masum,
Mahzun,
Bağrı yanık,
Varınca mihrabında secdeye,
Ateşinin etrafında kelebek,
Beni sevseydin gözlerimi verirdim
Ellerini tutmak için bir ömür beklerdim
Susayan gecelere bulut eklerdim
Dünya dediğin nedir ki, ben sana kalbimin kapılarını açardım.
Mutluluğu gözlerine resmeder, tanrıyı anlatan kuşların gözyaşıyla seni yazardım...
Beni sevseydin,
hayat dedikleri güzel bir manzaraydı, oturmuş inceden inceye seyrediyordum.
acılarını tattıkça, tokatını yedikçe biraz daha büyüyordum.
büyüdükçe yeni kışlar aşıyor, yeni baharlar keşfediyordum.
ayazlar çatlatırken ellerimi, taze cemreler üşürken gözlerimde, kırağı yağmalarken içimdeki sevgiyi,
ben delice ağlardım, bu yaşadıklarımı aşk sanırdım.
yaşadıklarımı ;
Duy beni eyy sevgili...
Duyy...
Dinle ve anla..
Sonra, ağlaa
Yeter ki anla...
idamı bekleyen kızıl şafakların kurduyum
şehirler hoyrat eli, çimenli dağlar yurdum
gökkerde kartal, boz ovada BOZKURT'um
ister kabul et, istersen etme, ben TÜRK'üm.
Parmağın banacak tuzun olmasın,
Tarlana bel veren saban unmasın,
Başağın yel vursun hasat vermesin,
Benden başkasını seversen eğer.
Yağışı görmesin toprağın, taşın,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!