Bu yalan düzene inat, ben bir tek seni sevdim
Yalanım, yalanım varsa kalbim kurusun
Kızıl goncaydım dağlarda, gökler bulut tutmamıştı daha
Denizler suya susuzken sevdim
Ben bir tek, bir tek seni sevdim
Yalanım varsa kalbim kurusun, kalbim
Saplanmış sineye bir paslı süngü
Ne güldürdü beni, ne de öldürdü
Bir hicran belemiş kendine özgü
Ne gündürdü beni, ne güngördürdü
Yaram içerdendir derin mi derin
Hapsettiler sancılı gülüşlerimi,
Uzun koridorlu, yüksek taş duvarlı,
Aksısedası şehre ket düşen,
Elazığ tımarhanesine.
Kaybolan insanlığı ararım, vicdan yoksunu duvarlarında.
Üzerimde kirli, kolsuz bir gömlek,
benden geriye bir kaç şiir, bir soğuk cesetten başka bir şey kalmadı,
toplasan bir mezar olur.
sitem etme n'olur,
inanki başka servetim kalmadı.
Ben gidiyorum unutmayın
Gözyaşınızı kurutmayın
Şiirli sözler bıraktım size
Bardakta çay soğutmayın
puslanırken gözde dağlar, ovalar
al atlar toynaktan terini sağar
halaylar çekerken kızlar oğlanlar
ben hep sana yarım kalırım...
sevişir tenhada mevsimler yıllar
Ben hiç seni görmedim...
Güz bestesi gözlerini
Bahara düşen kokunu
Dağ eteklerini saran sisli saçlarını
Şafak ayazında üşümüş gamzelerini
Ay halesiyle büyüyen düşlerini
beni anlat, dedi kadın...
şelale misali dökülen yaşların
boğazda düğümlenen virgüllerin
umuda giydirilen matemlerin
iki dudak arasında titreyen nennilerin
içimde saklanan mısraların
Ben eşyayı, seni tanıyınca tanıdım.
Seni anlayınca, varlıklar bende anlam kazandı.
Artık sana yazdığım şiirleri bile başkalarından kıskanıyorum,
Senden başka kimsenin okumasını istemiyorum,
Anlıyor musun beni.
Beni bulmak, bana ulaşmak istiyorsan,
kan izlerimi değil, şiirlerimi ve sözlerimi takip et.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!