Sular akar bir deryaya
Gönül düştü bir sevdaya
Aç elini, dön Mevla'ya
Şua şua yâr gibisin
Ne hâyâlsin, ne de rüya
Ben mübhem tarikta sabi Haruni
Yâr virâne gönlümde saki derûnî
Şek düşse seherde nazlı güllere
Şekvam secde eder kabei gönüllere
ey tevafuklarımdan kopup gelen latifane,
bana cemalinin kızıl çeşmesini aç,
ar suyunda abdest tazeleyelim...
esfelim secdeye kapanırken,
ruhumun cesedine sabır hırkası giydireyim...
Sabır Hırkası
rüknüne boyun büktüm lisan-ı binbir ayet,
teheccütü yar kokusu olan gecelerde,
sevda diye kalbime üç darplayıp
teyemmüm ederek.
Sanmaki unutmuşum...
Duyacaksın mutlak bir gün sesimi
Bir keman arşesinde, belki bir şiir hecesinde
Ben, seni beklerim, ölümün pençesinde...
rükû değil bu, başlar öne eğildi
insan insana külfet değildi
yarımlarını tamamlayan ülfetti
bir düş uğruna yürek yüreği kemirdi.
hangi mazmun, hani sabır nerede
solmasın, içindeki yara solmasın
gözyaşın kurumasın.
benim sana verdiklerimi, Allah senden geri alsın...
Mavi en güzel sana yakışıyor
Bakışların dağlardan baharın kokusunu süzerken
Güneş gözlerinden yeşeriyor
Ve uyanışın bir şafak nefesi.
Vuslat çiçekleri gülüşünü özlüyor
Ve gözüme mil çekmiş aşk haresi.
Bazı sevdalar mezhepsizdir, şeriatı yol etsen saf_i değildir,
Bazı yürekler iffetsizdir, kabe örtüsüyle örtsen kaf_i değildir.
Ay gecenin koynunda denizle sevişirken, ucu yanık şiirler bezedim,
Taa ki o bakir gözlerini görene kadar...
Ben, seni öksüz bir gecenin dizine başını koymuş ağlarken sevdim...
Aşk, deniz dalgalarının kıyısını döverken seni sardım...
Kıran düşmüş kuşların yürek ağrısıyla sana seslendim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!