Mevsimleri yordum,
Dayandım kapına, sende kayboldum...
Dilimi sararmış mısralar,
Ruhumu karanlık okyanuslar aralar...
Söyler misin nedir bu bendeki hüzün,
Eyy gönlümün hindibası....
gecelerden sağdığım şiirlerle büyüttüm seni...
vazgeçirir mi zannettin düşlerin ölüm sessizliği
beni...
eyy çakır dikenli sahranın beyaz gülü
dalı-budağı ibrişim, cilveleri süngülü.
gerdan babil bahçesi, zülüfleri örgülü
gamzeleri kızıl tan, bakışları güz gülü.
şair gibi ol, beyaz yakalı, fiyakalı,
kaleminin kendiri yağlı.
sen yürürken peşinden gelsin, ne kadar varsa
yüreği dağlı.
Ulu göğün mavisine bürün,
Yüreğine bir "İnşirah" gömleği örtün,
Zehri dermana çevireni düşün...
Her şükürsüz geçirdiğin gün,
beyhude gündür.
Bilmem nasıl anlatayım ahuzarımı
Az gülüm, biraz sümbül, al azarımı
Beni dertten derde salan bu felek
Satmış muhannete beypazarımı
seni sevmek kanser tedavisi gibi...
iyileşmesi doktorun bilgisine,
sonu Allah'ın taktirine kalmış gibi bir şey...
nice yüzler tanıdım ibret-i âlâ
sözde softa sultan, özde bihaya
rota bilmez kuşlar aşkla uçarken
insan çırılçıplak, aptal, budala
her insan kendi evreninde var olanları yaratır,
şiirse şiir, resimse resim, katilse ölüm yaratır.
çam kokulu düşlerimi meltemler üşütürken,
yapraklarım yandı çiğimde,
sevinçlerim öldü içimde.
boşversene, herkesin hayatı kendi meyhanesinin duvarında,
benimkisi de, engin denizce, dağlarca yüce,
etten bir kafes içinde.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!