birgün zengin olursam bende tatile gideceğim.
falezlerde oturup, rüzgara karşı cigara içeceğim,
türküler söyleyeceğim,
döşümü yoran dalgalara,
pas tutmuş vicdanlara bağıra bağıra küfürler edeceğim.
yağlı urganları kesip, denize mektuplar yazacağım.
hayat denen yüce dağı, aha çıktım, aşıyorum
bir gün ölü bir gün diri, düşe kalka yaşıyorum
o yâr nehir, ben ummanı, kirpiğimden taşıyorum
birgün belki bu şiiri okur diye yazıyorum.
bir sevda bin ahh saklar, dîvânede mahfelince
sararan bir yaprağım göz uçlarımda boy vermiş koca ormanda,
kireçli duvara mıhlanmış siyah beyaz resim,
bir yanım yanık, biraz soluk
bir yanım yok.
altında mürekkebi dağılmış payesiz bir satır.
..... ve
Bir güzele rastladım gülüşü gülce
Endamına giydirmiş sanki eylülce
Süzülür rüzgârda inceden ince
Nasıl anlatayım güzel ben seni
Al yazma bağlamış kakül üstüne
bir hüznüm var ki kalemi yakar,
sökülür mısralar hicazkar yakar,
sen benim gülen halime bakma,
bir halim var ki cihanı yakar.
sükutum segah, avazım pertev,
bir hüznüm var ki kalemi yakar,
sökülür mısralar hicazkar yakar,
sen benim gülen halime bakma,
bir halim var ki cihanı yakar.
sükutum segah, avazım pertev,
insan bazen dallarını kıranları bile af ederken,
bir hırka bir lokma misali herkes kendi dünyasından uçup giden kuşlarına yas tutar...
akıp giderken zaman, güneşin yanışı ziyan,
gülüşünle, güzelliğinle aydınlanır bu cihan.
öyle kirlenmiş ki herşey.
özlem, sükut, fırak, vuslat
kesikler dikiş tutmaz.
dicle, fırat kan akar
bir ile beş arası düşler ölüm kusar.
Biri üşür içimizde
Türkü olur dilimizde
Gâhi neşe, gâhi sırça
Hazanı hep peşimizde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!