koşarak mı gelirsin
odaklar noktasına
coşarak mı belirsin
budaklar diktasına
kök salınca toprağa
gizinde yanar geçmiş
acı sağanağında
an kollarını açmış
pespembe yanağında
imgeler kıskacında
çoğalmış şişi
cüzdanında da iri
parlıyor dişi
dudağında ki kiri
köşe taşında biri
köşeye kıstırılmış
üşüyorsa soğuşa
neşeye kastırılmış
düşüyorsa boğuşa
avuç içim harlıyor
suskunluğumu bozan
körü köründen saklar
geceye gündüz tozan
zoru zorundan aklar
bölün yalnızlığımdan
tenden değer dağılır
yüzüm renginde oya
yerden un ufak kalır
sözüm denginde boya
akar giderken hüznü
denizden mavi kumsalda kum serseri
yapışır kalır bir güzelin teninde
güz günden hüzün boşanmış gökten yağmur
deliye göre ilik yaprak yeşili
yalnızlığında soytarılık yapanlar
köyün taşı toprağı
peşti peşime benim
solacak mı yaprağı
eşti eşime benim
uzayan kökü vardı
yağmur düğümü
tez çözüldü bu yılda
buz kesti çizgi
yorar mı sevgi
umarsız dalıyorum
umudun tükendi mi
sözler düğümlenince
gerçeğe tıkandı mı
özler güğümlenince
kahrolası sızıyor




-
Gül Gedik
-
Hilmi Serdengeçti
Tüm Yorumlaryuregınıze saglık çok guzel bi şiir aşkın yoklugunu anlatıyor maviliklerde esen kalın.tebrikler...
Haftanın şairi seçilen Ozan EFE' yi kutluyorum.
NİCE BAŞARILARA
Türk Şairler Birliği grubu