sıkınca canına can yedeğinden umarı
yoksunluğuna belli seviye sarılsaydı
günde gönde yanığı karşısına çıkınca
darılsaydı erken mi gecikir mi kalmışı
nesine deseydiniz dağın ardına bakın
kediye bir tas süt
tokattaki ölüme bir yudum su
saksıda fesleğene ellerin
değmeli
gözlerin içinde gözlerim
baharı unut yaz gelir
deli geçer gönlünden
ne çoğun ne az gelir
seli geçer gönlünden
yan gözle bile baksa
hüznü sevi büyüsü
deliyi konuşturan
belki de en koyusu
delicesi coşturan
sarsacaksa bedeni
fırtına içinden dalgalanırken
ahım dinmeyesi sızıl geceler
sensizliğe beden algılanırken
ahım inmeyesi kızıl geceler
özlemine derin dinmeyen acı
gamı sökünce
sıcak bir el sarıldı
sarılmalıydı
yeni gün kapısında
damı çökünce
gidenler gittiği yerde
geri dönecek değiller
göçmen kuşları döndü
suya saldım özlemi
akıp gitti belki
dalgalar getirecek mi
fidan öyküsü
boyu bir karıştı ilk
törenle dikti
yumuşacık elliler
tutun toprağa
toprak saracak seni
bir avuç toprak
bereket verirken gör
goncalaşan gül
göğe bakıp gülüşür
yoksul sofrası




-
Gül Gedik
-
Hilmi Serdengeçti
Tüm Yorumlaryuregınıze saglık çok guzel bi şiir aşkın yoklugunu anlatıyor maviliklerde esen kalın.tebrikler...
Haftanın şairi seçilen Ozan EFE' yi kutluyorum.
NİCE BAŞARILARA
Türk Şairler Birliği grubu