serpilip gelişmeden düşünmelisin günü
anaların kucağı sıcağından kavurmadan
devrilip çelişmeden bürünmelisin dünü
babaları ocağı saçağından savrulmadan
başına sevda yeli deli gönül durulmadan
yıldığın kavşağında
aşınmış bir kaldırım
kaldığın yavşağında
kaşınmış bir yıldırım
aşağı tükürseniz
içimde acırken sus
kaldırdığı gereksiz
iki kişiye mahsus
yıldırdığı direksiz
kasvet dolu mayısı
alaca donlu
ürkekçe güvercinim
tren kalkmayan
istasyon gibi yalnız
hiç uyumadım
yıldızı kırpıp serpsem
saçlarına düşer mi
gagasına ip sersem
boylarına aşar mı
ay ışığı sönünce
durup dururken ağlardı
bir köşede hıçkırarak
yalnızlığı sarmalayıp
yıldızlanırdı geceye dem
tarlalardaki nice sevgili
yıkılası sur
hep bende midir kusur
dibinde duran
gölgeni yerden kaldır
nereye gitmiş
uzağında mı kaldın
baksaydı yüzünüze
neden orada daldın
yaksaydı düzünüze
ardına mı konuşun
kalemi yazmadığı
nasıl okunacaksa
alemin sızmadığı
kime dokunacaksa
büyüyecek umurcuk
avunurum gecede sensizliği unutup
kalakaldığı ana ardında gözün yaşı
ildiğine sayınca yine de savunurum
taşı gönlüne sevip dağlar gibi yüceyi
gelmesini bekledi yollarına bakarak




-
Gül Gedik
-
Hilmi Serdengeçti
Tüm Yorumlaryuregınıze saglık çok guzel bi şiir aşkın yoklugunu anlatıyor maviliklerde esen kalın.tebrikler...
Haftanın şairi seçilen Ozan EFE' yi kutluyorum.
NİCE BAŞARILARA
Türk Şairler Birliği grubu