Bir mektup yazayım desem o yare
Adresi değişmiş; pul nerden bilsin?
Ayrılık derdine kim bulur çare?
Yar gönlümde gizli, kul nerden bilsin?
Derde düşen benim; demek o memnun
Bizim eller boran oldu, kar oldu
Sermayemiz efkâr oldu, zar oldu
Halimizi arz eylemek ar oldu
Neler çektik yoksulluğun elinden…
Kasabaya insen köye çıkılmaz,
İnsanî değerler eridi gitti;
İnsanlığımızdan aşınır olduk.
Karşılıksız iş yok, insanlık bitti;
Her yerde ödünce kaşınır olduk.
Rüzgâra kapılmış körükler gibi,
Ne olurdu sanki benim olsaydın,
Sevdim diyemedin yüreklice yâr.
Yalnız benim sevdam ile dolsaydın,
Aşkımız kalsaydı süreklice yâr.
Hatırla sevdiğim, bir mevsim kurak
Hele bakın memleketin haline!
İnsanlığı terk eyledi soysuzlar.
Düşürdüler cümle âlem diline,
Bir cahili erk eyledi soysuzlar.
Yüz verdikçe çok ileri gittiler,
Düşmüş gidiyorlar yobaz peşine,
Ayakları hasret iki keliğe.
Başı kapattırmış zorla eşine,
Düşman olmuş iki güzel beliğe.
Doğruyu söylesen, coşup gidiyor,
Ben seni çok severken, sakın yâd ele bakma
Sevginle dolu gönlüm, aşkınla nâra yakma
Kirpiklerin ok olmuş, yeter sineme çakma
Ben senden vazgeçemem, bunu kafana takma
Sakın derim sakın ha, beni sensiz bırakma!
Yanar özüm,
Sana döner.
Söner közüm,
Sana döner.
Bilirsin yâr,
Kara kaşlar kara bulut halinde,
Sevdalı gözleri derin gölünde,
İşveli sözleri tatlı dilinde;
Kaşı güzel, gözü güzel, dil güzel.
İnci gibi dişler durur çift dizi,
(Selma Ünlü Hocama)
Vuslata ermeyen kalpler, durur durur ah çeker
Sevgi dermek isteyenler, her zaman sevgi eker
Gökyüzü; mavi mürekkep, bulutlar; pamuk şeker
Çocuklara dağıtır, toplasa teker teker.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!