Ben insanın merhametlisini severim..
Halden anlayanını..
Söylemeden yapanını..,
Karanlıkta hapşırırken bile ağzını kapatanını
Severim!.
Hem mert, hem de dilsizdir bazı yürekler..
Kızar söylemez..
Küser söylemez..
Üzülür beli etmez..
Ama bir kere kırıldı mı,
Tamir etmeye özür de yetmez..ömür de yetmez..
"Neye nasıl bakarsan, oda sana öyle bakar" demiş mevlana...
Hakka güzel bakki oda sana öyle baksın...
Sözü güzel söyleki, sözde seni güzel söylesin...
Güzel insanları diline dolaki, güzel insanların enerjiside seni sarsın dolasın...
Kalbini güzelleştirki, kalbinde yüzünü ve özünü güzelleştirsin...
Sende geçmeli mevsimlerim...
Sende çiçek açmalı ağaçlarım...
Ey yoluna dua'lar,
Sürdüğüm yâr..
Arş'ta asılı kalmış,
Mevsim bahar'a dönünce, çiçeklenen tarlaları özledim...
Üzerinde uçakların süzülmediği, sadece kuşların kanat çırptığı gökyüzünü...
Okul dönüşü ayağımı sımsıkı saran naylon çizmelerimi..
Arkadaşlarımla ikindi gezmelerimi..
Yün dolgulu bebeğimi..
Kapıdaki köpeğimi,
Mühim olan aklını almak değil,
Aklında kalmaktır.
Zor olan adım atmak değil,
Doğru yere varmaktır.
Mesele sevmek değil,
Nasıl bir insan, nasıl bir Müslüman olduğunu anlamak isteyen kişi, yaşadığı yıllar boyunca ortaya koyduğu eserlere baksın...Bir fabrikanın, toplum için gerekli olup olmadığı, fabrikadan çıkan ürünün kalitesinden belli olur...
Her kim kalitesini görmek istiyorsa,
Evindeki ilişkilerine, iş yerindeki ilişkilerine, komşuluk ilişkilerine, çocuklarını yetiştiriş şekline, kimlerle iletişim halinde olduğuna, kimlerle oturup kimlerle kalktığına, bir hususta karar verirken öncelikle Allah'ın mı, kulların mı hatırını gözettiğine, nelere gözünü yumup, nelere baktığına, para ile kurduğu Gönül bağına, makam ile kurduğu Gönül bağına, madde ile kurduğu Gönül bağına, insanların ona ihtiyaç duyup duymadığına, ihtiyacı olupta kendisine baş buranlara nasıl davrandığına baksın..Şu saniye itibariyle ömrü bitse, dünya denen handan ayrılırken odasını nasıl bıraktığına, geride neler bıraktığına ve arkasından neler konuşturacağına baksın...
Ben bir deli rüzgar..sen nazlı çiçek..
Her sabah busemle yoklarım seni..
Gerçek kadar rüya, düş kadar gerçek..
Bir anın içinde koklarım seni..
Kalbime gel eşiğinde dur desem..
Ne çok oyuncağımız var demi..Bir aylık bebekten, 97 yaşına kadar her yaş grubuna uygun oyuncak mevcut bu çağda..
Peki neydi oyuncak..
Bizi oyalayan, susturan, tatmin eden herşeyin adı oyuncaktır aslında...
Kimimizin oyuncağı makyaj çantası..kendimizi palyaço gibi boyayıp halden hale sokuyoruz..sonra çevremizden alkış ve övgü bekliyoruz..tıpkı palyaço gibi...
Kimimizinki paramız ve işimiz..sanki kankalarımızla "bankada para nasıl biriktirilir" oynuyoruz.
Mevzu sen olunca, ben hep sevinecek bir şeyler buluyorum...
Mesela bugünde, seninle aynı saatte sahura kalkmış olma ihtimalimize seviniyorum...
Galiba ben, içinde senin olduğun her ihtimali seviyorum...
Kiminin Gönlünde Hükümsünüzdür,
Kimininkinde Heves..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!