Velevki onların dedikleri olsun..Ve müslümanlar kurban bayramında hayvan katliamı yapmış olsun..
Haritaya baktığımız vakit , en az et tüketiminin güney asya..afrika..ve arap yarımadasında..yani müslüman ülkelerde olduğu dikkat çektiğine göre..Bu ne perhiiiz..bu ne lahana turşusu diyesi geliyo insanın...
Tamda bu noktada Nasrettin Hoca'nın bir fıkrası geldi aklıma..Hani o çok bilindik meşhur fıkra..
Bir gün Nasrettin Hoca’nın canı et yemeği istemiş.. Kasaptan iki kilo et alıp evine götürmüş..
– Akşama güzelce pişir bunları, demiş hanımına... Ne var ki o gün eve hanımın misafirleri gelmiş.. Kadıncağız eti pişirip onlara ikram etmiş... Akşamda bir tarhana çorbası çıkarmış Hoca’nın önüne...
– Et nerede demiş Hoca... Kadın doğruyu söyleyeceğine bir yalan kıvırmış...
Küstürme beni..!
Küserse yüreğim, gündüze geceye küserim..
dağda menekşeye mor sümbüle küserim...
Küstürme beni..!
Küserse yüreğim, yağmura buluta küserim... açmamış çiçeğe, bağda bülbüle küserim...
Küstürme beni..!
Kuş uçmaz, kervan geçmez bir yerdesin...
Su olsan kimse içmez..
Yol olsan kimse geçmez..
Elin adamı ne anlar senden..?
Mecnun için herşey leyla'dır...
Ahret leyladır..dünya leyladır..
Güneş yıldız ve ay hepsi leyladır..
Leyladır gecekondu, ahır..
Saray leyladır..
Maddi veya manevi İşlerin yolunda gitmiyorsa..
Cüzdanındaki veya evindeki rızkın berekete muhtaçsa...
Bedeni veya ruhi sağlığında problemler yaşıyorsan, sadakalarını ihmal ediyorsun demektir...Sadaka vaktin gelmişte geçiyor demektir..
Sosyologlar ve psikologlar bunu bilmezler ama;
Sadaka madden ve manen insanı rahatlatır... felaha ulaştırır..
Ekonomistler bu gerçeği dillendirmezler ama;
İnsan kazandıkça vermez...verdikçe kazanır...
Malınızın artmasını istiyorsanız verin..
Yetime verin..öksüze verin..
Fakire verin...Yolda kalmışa verin...
Hayvana verin..Bitkiye verin...Verecek birşeyinizde yoksa, yardım edin .insana hayvana bitkiye yardım edin...Azken vermeyen, çokken hiç veremez...Vermek bile nasip işidir..Sen vermeye niyet edersin...Niyetin halis değilse, yine veremezsin..Çünkü veren verdiren..Vermeyi nasip eden Allahtır..Senden veren Haktır..
Verdiğiniz her sadaka, fakire ulaşmadan evvel Allah'ın eline geçer..Bu yüzden verirken edep ile verin..utandırmadan, incitmeden, güler yüzle verin..Gizli verin..Düzenli olarak verin...Korkmayın..Azalmaz.. dünyada alma verme dengesi denen bir denge vardır..Verdikçe artar malınız...Sakladıkça değil..Ebu Bekiri sevmek yetmez .onun gibi verim elli olmak gerek...
Kapına yarım bir yüz bırakıyorum..
Yarım bir hikaye,
Geç kalmış bir tanışma,
Erken gelmiş bir veda..
Yarım bir çiçek ve yarım bir ağrı..
Kapına tamamlanmamış bir masal bırakıyorum..
Sen Mayıs'a sevdalısın
oysa ben Kasım'a.
Sen başka topraklara dikilmiş
ben başka topraklara.
Hele bir Leylâ olmaya gör;
Gökyüzüne bakar, onu görürsün..
Yeryüzünde adım adım ona yürürsün..
Her gece bir dirilir, binbir ölürsün...
Sen bir Leyla ol da...
Neler görürsün...
Önceden mesaj yoktu mektuplar vardı... İnsanlar birbirinin hayatına Bir tık'la girip, bir tıkla çıkmazdı.. edeple girip, edeple çıkardı...
Mektup, değildi gelip giden aslında..Duygulardı..Aşklardı..Umutlardı..
"Yüreğim yanıyor" denilmezdi mesela..Ayıptı..Utanılırdı...Mektubun kenarı yakılırdı...O yanık köşe,dile gelir; muhataba her şeyi anlatırdı...
"Özledim" denilmezdi mesela...Utanılırdı..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!