Önceden mesaj yoktu mektuplar vardı... İnsanlar birbirinin hayatına Bir tık'la girip, bir tıkla çıkmazdı.. edeple girip, edeple çıkardı...
Mektup, değildi gelip giden aslında..Duygulardı..Aşklardı..Umutlardı..
"Yüreğim yanıyor" denilmezdi mesela..Ayıptı..Utanılırdı...Mektubun kenarı yakılırdı...O yanık köşe,dile gelir; muhataba her şeyi anlatırdı...
"Özledim" denilmezdi mesela...Utanılırdı..
Seni çok göresim geldi" denilirdi..
Sevgili uzaktı..yasaktı... Çiçek verilmezdi eline.. Bir gül dalından kopartılır, kurutulur, mektubun içine saklanırdı...Mektuba da;
"Gülü soluncaya, seni ölünceye kadar seveceğim" yazılırdı...
"Cevap bekliyorum" da denilmezdi..Haya edilirdi ..Utanılırdı..
"Kestane kebap acele cevap.." denilir, mektup sonlandırılırdı..
Posta ile gitmezdi aşk mektupları...Ayıptı..Yasaktı...Dostlar arkadaşlar taşırdı..
Bakın ne diyor üstad Abdurrahim Karakoç ;
“O bana mektup yazardı, ben ona yazamazdım. Elin kızının evine mektup mu gönderilir, ayıptır. . Yaşadığı şehir de bir gazete çıkardı, ben o gazeteye şiirler yazardım... Herkes şiir diye okurdu.. ama, Mihriban bilirdi ki kendine mektuptur onlar...”
Kayıt Tarihi : 30.05.2026 13:31:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!