Kendi yüreğimi kendim gömdüm bir karış toprağa. Helvasını kavurmak da sana kalsın...
~oya erzurumlu~
Ateş bana dayanır mı?
Kimim ben?
Su mu?
Barut mu?
Kayboldum sen de yaşarken
Ey hayat
Ben sen de gerçekten neredeyim? Kimim ben senin için? Bu soruların cevabını bulduğunda, yalnız başına gel yalnız olmaya cesaretin varsa!! Beleş bahanelerinle kendini kandırmayı bırak. Bir insanı gerçekten özel bir yere koyduysanız ne gözünüz ne gönlünüz hiç bir şey görmez gerisi 1001 gece masalından başka bir şey değildir...
~oya erzurumlu~
kalem oynamaya devam ettikçe, akıldan geçen yüreğe ulaşıp orada harmanlandıkça, eski anılar güzel kalıp yenileri yerlerini aldıkça, soruyorum kimin hikayesi yarım kalır ki?....
Ufak bir karışıklık turuyla başladı gün
Sebepsiz miydi gelişin? Bilmiyorum...
Tren garları ayrılık kokar
sevmem ben aslında
ilk defa koşarak geldi biri garın çıkışından
gülümseyerek
Şiirlerim başlıksız benim,
Yazılarım ise devrik.
İki satır arası hüzün
sarıyor cümlelerimi.
Başı boş,
ortası kırık,
İki farklı şehir de,
Aynı düşü kuran iki güzel yürektik.
Birbirimizden habersiz özledik
Sevmeyi ve sevilmeyi.
Kurduğumuz o düş, bir gün
bizi bir araya getirir mi?
Kapıdan içeri yorgun girdi adam, üzerindeki yağmurluğu kapının girişindeki boyası yıpranmış sandalyenin üzerine bıraktı, önce mutfağa yöneldi karnı açtı bütün gün hiçbir şey yemeye fırsatı olmamıştı ama canı istemedi yolunu değiştirip salona yöneldi penceresinin önündeki koltuğa oturdu dışarıda bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyordu dışarıda tek tük insan kalmıştı, yağmurun altında bekleyen mavi şemsiyeli kadını gördü, uzun süre izledi onu, ne taksiye, ne dolmuşa ne de otobüse biniyordu, sadece yağmurun altında öylece bekliyordu.Adam onu izlemeye devam etti yorgun aklı düşünmesine engel oluyordu, uzun bir süre daha izlemeye devam etti
“neden orada öylece bekliyordu ki”
“belli ki bir yere gitmeyeceksin”
“ağlıyor musun yoksa?”
ve adam yazmaya başladı hikayesini “mavi şemsiyeli kadın” başlığını yazdı, kalemi elinden bıraktı, yağmurluğunu alıp hızla evden dışarı fırladı kadın girmesin diye dua ediyordu. Kadın oradaydı adamı görünce gözünden akan yaşa engel olamadı adam konuşmak istedi ama doğru kelimeleri bulamadı
“neden?” diye sorabildi sadece
Şu anda her neredeysen ve ne yapıyorsan sadece gülümse. Bırak kendini akıntıya su akar yolunu bulur ya hani, izin ver günün güzel geçsin.
Biri ben de, yanımdaki yat komşum
Aynı mezarlıkta yatıyoruz yamacıma gelmiş
Muhabbetimiz aşk.
Belli ki o da bu aleme saklamış aşk ile muhabbeti
Ben gibi
Buyurun bekleriz diyeceğim de




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!