Kendimi herkese o kadar çok bölmüşüm ki! Kendime kendimden hiç bırakmamışım...
~oya erzurumlu~
Ben kimim? hayatımın ve zamanımın neresindeyim? nasıl olmak istiyorum? ne yapmak istiyorum? yanımda kimler olsun istiyorum ama yanımda kimler olacak? kendimi destekleyebilecek miyim? kendimi aşabilecek miyim? hepsini cebime koyup bütün soruların başına kendimi ne zaman sevmeye başlayacağım? özel olduğumu ne zaman fark edeceğim? gücümün farkına ne zaman varacağım? alışkanlıklarımdan vaz mı geçmeliyim yoksa alışkanlıklarımı doğru kullanmayı mı öğrenmeliyim? elalem ne der örgütünü hayatımdan nasıl çıkarmalıyım? kalıplaşmış ve üzerime çöküyormuş gibi gözüken ama aslında aşması çok kolay durumlardan nasıl kurtulabilirim? peki ben kendimde en çok neyi sevmeliyim? ne kadar çok soru sordum kendime değil mi? aslında kendime sorduğum soruların dörtte biri bile değil ama kendimi aşmamı sağlayan çok özel soruların sadece bir kısmı…
Kendimizi kandıra kandıra yaşıyoruz bu hayatı,
Güzel diye, sevgiyle diye,
Yalanlarımızın içinde boğuluyoruz
Farkında değiliz
Kendi yüreğimi kendim gömdüm bir karış toprağa. Helvasını kavurmak da sana kalsın...
~oya erzurumlu~
Ateş bana dayanır mı?
Kimim ben?
Su mu?
Barut mu?
Kayboldum sen de yaşarken
Ey hayat
Ben sen de gerçekten neredeyim? Kimim ben senin için? Bu soruların cevabını bulduğunda, yalnız başına gel yalnız olmaya cesaretin varsa!! Beleş bahanelerinle kendini kandırmayı bırak. Bir insanı gerçekten özel bir yere koyduysanız ne gözünüz ne gönlünüz hiç bir şey görmez gerisi 1001 gece masalından başka bir şey değildir...
~oya erzurumlu~
kalem oynamaya devam ettikçe, akıldan geçen yüreğe ulaşıp orada harmanlandıkça, eski anılar güzel kalıp yenileri yerlerini aldıkça, soruyorum kimin hikayesi yarım kalır ki?....
Ufak bir karışıklık turuyla başladı gün
Sebepsiz miydi gelişin? Bilmiyorum...
Tren garları ayrılık kokar
sevmem ben aslında
ilk defa koşarak geldi biri garın çıkışından
gülümseyerek
Şiirlerim başlıksız benim,
Yazılarım ise devrik.
İki satır arası hüzün
sarıyor cümlelerimi.
Başı boş,
ortası kırık,
İki farklı şehir de,
Aynı düşü kuran iki güzel yürektik.
Birbirimizden habersiz özledik
Sevmeyi ve sevilmeyi.
Kurduğumuz o düş, bir gün
bizi bir araya getirir mi?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!