Yorgun gözlerindeki ışığın yansımasında kaybolmuş gibiydi, yüzüne vuran esinti bile onu kendine getiremedi, izlediği koca bir boşluk gibi görünse de aklından geçenler geçmişinin keşkelerinde dolaşıyor gibiydi.
Eksik kalmış yarımlık bir nefes
Çekiyorum içime derin derin
Benim ben başarısızlığımın
Zaferini kutluyorum
Kahkalar ve alkışlarla
Ellerimin arasına tutturulmuş
Gelsen yine yüreğime dokunduğun yere hani
orta yerinden kırmak üzere olduğum yüreğimin
herkese kapattığım kapısı bir sana açık
sen de yok olduğumu bilsem de...
Son bir nefes
çekiyorum ciğerlerime
yanan son sigaramdan
son yazılarımı yazıyorum
en sevdiğim müzik eşliğinde
kayboluyorum yavaşça
Sana suskun yüreğim,
güneş gözden kaybolurken,
bütün sema'nın sessizliğe bürünmesi gibi sessizliğim.
Dilimden zerre kadar sen dökülmez artik, gözlerimden bir damla bile sen akmaz.
Kim de kaldiysa yüreğin,
kim de kaldiysa yarim sözlerin,
Bazen susmak lazım, susmayı bilmek,
dinlemiyorsa karşındaki ya da
duymuyorsa akan gözyaşının sesini,
sessizliğinde var olan çığlığı duymuyorsa
gitme vaktidir,
başını koyacak bir omuz yoksa
Derin bir nefes çekiyorum,
Bir sabun kokusu içime doluyor
Ciğerlerim sen kokuyor
Bir şarkı dinliyorum hani şu
Senin sevdiğin türden ,
Kulaklarımda sen çalıyor
Gönüldür kalemin hükümdarı, gönülden geçen kaleme akar bazen. Dile getirmediğini hatta getiremediğini yazarsın ama bazen, tıkanır her şey, o vakit ne kalem oynatabilir ne de dile dökebilirsin. Hissedilen bütün duygular durdurur zamanı. Yorgun bir yüreğin, yorgun bir aklın durma zamanını en iyi gönül bilir. Kaybolmak istersin istemsizce, gözükmemek, hatta belki de yok olmak onca kalabalığın içinde. Dil susar, gönül susar, akıl susar. İnce bir sızı kalır geriye, hep yaşamak zorunda kaldığın. Anlam için de anlamsızlaşırsın, değersizliğini tastiklersin hatta. Gönül mahsunlaşır bu sefer, benim sınavım sevgisizlik için de sev halinde kalmak dersin ve gönüldeki mahsunluk yerini kimsesizliğe bırakır. Sonra dinmeyecek büyük bir acıya ve etrafın bunu asla anlamayacak insanlarla çevrilir. İşte o vakit istersin yok olmayı, hatta hiç olmayı.
~oya erzurumlu~
Çok gerekli değil
Öyle çok özel de değil
Severek dinlenilen bir müziğin
Ara nağmesiyim sadece
Hükümsüz bir mahkum
Demir parmaksız bir hücrede
Kalkıp yürüyeceğim birazdan,
Yanımda yol alsa da insanlar,
İçimin içinde hep o ben yalnızlığı
Sakin bir yürüyüşün ardı,
Yaşamın yoğun telaşına dönüşmeden önce,
Bitirmeli artık ben tarafımı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!