Oya Erzurumlu Şiirleri - Şair Oya Erzurumlu

Oya Erzurumlu

Yorgun gözlerindeki ışığın yansımasında kaybolmuş gibiydi, yüzüne vuran esinti bile onu kendine getiremedi, izlediği koca bir boşluk gibi görünse de aklından geçenler geçmişinin keşkelerinde dolaşıyor gibiydi.

Devamını Oku
Oya Erzurumlu

Eksik kalmış yarımlık bir nefes
Çekiyorum içime derin derin
Benim ben başarısızlığımın
Zaferini kutluyorum
Kahkalar ve alkışlarla
Ellerimin arasına tutturulmuş

Devamını Oku
Oya Erzurumlu

Gelsen yine yüreğime dokunduğun yere hani
orta yerinden kırmak üzere olduğum yüreğimin
herkese kapattığım kapısı bir sana açık
sen de yok olduğumu bilsem de...


Devamını Oku
Oya Erzurumlu

Gerçek susturulduğunda yalan konuşur lakin eninde sonunda utanan hep yalandır...
Yalan söylemek hataların değil, kişiliksizliğin ispatıdır. Çünkü gerçek ortaya çıktığında taşıyamayacağı bir yük ve utanç kaynağıdır. Yani yalan, korkakların dilidir. Karakterlerinin çöküşünün imzalı onaylı raporudur. Gizledikleri gerçeği yalanlarıyla kılıflandıranlar vicdanlarını öldürmüş kendi yokluklarını anlatan insanlardır. Süslü omurgasızlık belki de.. Yalan söylemenin zeka gerektirdiği düşünülse de aslında sadece cesaretsizliğin bir ürünüdür. Doğruyu saklamak, bir duruş meselesidir, sözler çoğalır lakin hissettirilen anlam azalmaya başlar. Güvenin sarsılması değil ölümdür... Korumak maksadıyla dahi söylense koruduklarını zannettikleri insana verdikleri zararın da telafisi yoktur. Ne kadar ustaca söylense de yalan mutlaka ortaya çıkmaya gebedir... En başta ne demiştik, hataların değil kişiliksizliğin, korkaklığın, omurgasızlığın, karakter çöküşünün ispatıdır..Size sadık ve yalansIz insanlara söylediğiniz yalanların vebalini ve hakkını ödeyemezsiniz çünkü siz her şeyden önce size emanet edilene ihanetinizi bir tek Allahtan saklayamazsınız... Bu yüzden yakanların ortaya çıkma şekli her zaman utanç vericidir.. Siz kula değil Allaha rezil oluyorsunuz aslında o da bunu sizesizi rezil ederek ispatliyor... işte benim en keyifle izlediğim son da budur...
oya erzurumlu/MAVİ KALEM

Devamını Oku
Oya Erzurumlu

Son bir nefes
çekiyorum ciğerlerime
yanan son sigaramdan
son yazılarımı yazıyorum
en sevdiğim müzik eşliğinde
kayboluyorum yavaşça

Devamını Oku
Oya Erzurumlu

Sana suskun yüreğim,
güneş gözden kaybolurken,
bütün sema'nın sessizliğe bürünmesi gibi sessizliğim.
Dilimden zerre kadar sen dökülmez artik, gözlerimden bir damla bile sen akmaz.
Kim de kaldiysa yüreğin,
kim de kaldiysa yarim sözlerin,

Devamını Oku
Oya Erzurumlu

Bazen susmak lazım, susmayı bilmek,
dinlemiyorsa karşındaki ya da
duymuyorsa akan gözyaşının sesini,
sessizliğinde var olan çığlığı duymuyorsa
gitme vaktidir,
başını koyacak bir omuz yoksa

Devamını Oku
Oya Erzurumlu

Derin bir nefes çekiyorum,
Bir sabun kokusu içime doluyor
Ciğerlerim sen kokuyor
Bir şarkı dinliyorum hani şu
Senin sevdiğin türden ,
Kulaklarımda sen çalıyor

Devamını Oku
Oya Erzurumlu

Gönüldür kalemin hükümdarı, gönülden geçen kaleme akar bazen. Dile getirmediğini hatta getiremediğini yazarsın ama bazen, tıkanır her şey, o vakit ne kalem oynatabilir ne de dile dökebilirsin. Hissedilen bütün duygular durdurur zamanı. Yorgun bir yüreğin, yorgun bir aklın durma zamanını en iyi gönül bilir. Kaybolmak istersin istemsizce, gözükmemek, hatta belki de yok olmak onca kalabalığın içinde. Dil susar, gönül susar, akıl susar. İnce bir sızı kalır geriye, hep yaşamak zorunda kaldığın. Anlam için de anlamsızlaşırsın, değersizliğini tastiklersin hatta. Gönül mahsunlaşır bu sefer, benim sınavım sevgisizlik için de sev halinde kalmak dersin ve gönüldeki mahsunluk yerini kimsesizliğe bırakır. Sonra dinmeyecek büyük bir acıya ve etrafın bunu asla anlamayacak insanlarla çevrilir. İşte o vakit istersin yok olmayı, hatta hiç olmayı.
~oya erzurumlu~

Devamını Oku
Oya Erzurumlu

Çok gerekli değil
Öyle çok özel de değil
Severek dinlenilen bir müziğin
Ara nağmesiyim sadece
Hükümsüz bir mahkum
Demir parmaksız bir hücrede

Devamını Oku