Kadın gider, hem de alayınıza trip ata ata gider, bazen de sessizce…
Benim için bir kahve yap, adı yorgunluk olsun. İçinde de süt ve bir kaşık şeker. Hava da soğuk hani iyi gider şimdi.
~oya erzurumlu~
Kalbi kırık düşlerimin, yüzümde makyaj altına saklanmış acı çizgiler. Yanında sahte bir gülümseme. Değil midir ki başı sonu yalnızlık adı, büyük kalabalıklar için de. Bir de yüreğime yük olmuş özlemler. Bir sigara içimin de içtiğim kahveye, dinlediğim müziğe sığdırıp gizlediğim göz yaşım. Nedenini bilmediğim kaçışlara gizliyorum yorgunluğumu, biraz daha yalnızlık biraz daha yalnızlık! Belki iyi gelecek umuduyla oyalıyorum yüreğimi. Nereye kadar, ne kadar? Bilmiyorum. Tıkanıyor boğazımda bütün bensizlik. Ben, beni arıyorum ben için de.
~oya erzurumlu~
Hep tek başına yakaladım seni,
Bir kaç fotoğrafa sakladım güzelliğini
Her baktığımda yalnızlığım geldi aklıma
Karahindiba çiçeğim, küçücük bir rüzgarda
Savrulup dağılan güzelliğim,
İkimiz de aynıyız biraz,
Ve cevap verir karahindiba, kim olduysa yanımda yalnızlığı özletti bana, hepsi bir varmış bir yokmuş gibiydi, kalabalıklarının içinde bile yalnızdım hep. Yağmurdan korunamam belki ama, beklerim yine de son anıma kadar ve o ana kadar izin veririm damlaların yoldaşlığına. Nasıl olsa benim ömrüm çok da uzun değil
Yürüyorum karanlık bir koridorda inceden sızan bir ışık eşliğinde. Kaç kez geçtim bu koridordan Allah bilir. Karanlıktan korkar herkes aslında karanlıktan değil, göremedikleri için korkarlar, yani bilinmeyenden. Bir de halüsinasyonlar başlar, aslında eğlencelidir! ufak ufak göz yanılmaları başlar, hafif beyazlıklar görürsünüz önce, sonra onlar şekil almaya başlar ve korku daha da kaplar içlerini, korktukça gerçeye dönüşür akıl oyunları zifiri karanlıkta. Ben korkmam karanlıktan, bilinmeyenden. Seviyorum bu yüzden geceyi ve içinde gizli olan her şeyi. Belki de karanlığın içindeki o sessizliği seviyorum, huzur veriyor biraz da ondan hani. Karanlığın içinde yürürken hafif bir esintinin yüzümü okşaması mesela, koridorun sonundaki kapıdan çıktığımda, saçlarıma düşen yağmur damlalarının dokunuşu, tıpkı bir aşığın dokunuşu gibi sevgi dolu sanki. Kulaklarıma doluyor yağmurun sesi muazzam bir uyum içinde çalınan müzik gibi. Bırakıyorum karanlığın kollarına kendimi bütün bunların eşliğinde dans ediyorum öylece karanlıkta yağmur altında...
~oya erzurumlu~
Özledim sadece,
Kardeş candır yazılarının
Gerisinde bıraktım seni
Yoksun,
Bir avuç toprağa anlatıyorum kendimi
Bil diye, belki duyarsın,
Gün yavaş yavaş bırakıyor yerini geceye
Hava gri, alabildiğine soğuk bu gün
Yüzümde yarım, alaylı bir gülümseme
Soğuktan kurumuş ellerime bakıyorum
Yaşlanmış biraz sanki,
İçimi içime çekiyorum derin derin
Karanlıkta kaybolmam ben ve korkmam yalnızlıktan. Ben yolumu aydınlatacak ışığı bulacak kadar güçlüğüm.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!