Nazarlık diye mehtabı zülfüne
Taksam da şama tattırsam hasreti
Erenler nişanı gönül mülküne
Satsam da bine tattırsam hasreti
******
Mihrimah siretinden ilmek ilmek
Teselli vermiyor yıllar yıllara
Yorulmuş bir başın âhı böyledir
Titriyorsa hâsret şu yağan kara
Erimek mi için için böyledir.
****
Ne başladı bitti ne yandı söndü
Dinle, ey mavi ufuklara meftûn çocuk
Eskisi, yenisiyle geçer yıllar ne çabuk;
Ve haylaz arkadaşı “Kuşları vur” diyordu
Kabarınca bulutlar, “Anne yağmur” diyordu…
Çılgındın, deli ve hoyrattın sende vuruldun.
Sularla eğlenen rüzgâr, nasıl da duruldun!
Gönlüme vurulmuş sükût kelepçe
Tablamızda duman duman tükendi
Hürriyet, ısmarlar sabaha gece
Çatlayan yumruğum, inan tükendi…
****
Karara bağlanmaz ümidim neden?
Ruhum tütsülendi hasret tasında
Kana kana içtim vuslat ilinde
Saçlara ak ak düşen mahlasında
Gönlümün sultanı gönül evinde
Fermanım kimliğim mıhlanan gözüm
Bu dümen yağlı dümen çeviren çok
Al takke ver külah falan Kemal o
Vakvaklar başkanı çığıran çok
Al takke ver külah yalan Kemal o
******
Sahnede kuliste emekli simsar
Bir ömür ikbali saklamış yıllar
Közlenen hasreti yorar mı dersin?
Ayân olan gönül edilmez inkâr
Pinhânı uzaktan duyar mı dersin?
****
Sükûta karışmış her terennümü
Bu yeis içinde kaybolan benlik
Ruhum bir nefeste sana güftelik
Akıl sükûta düşmüş delik delik
Dünya benim vatanım yurdum değil...
Sualim melalim nefsim berheva
Hasretim sükûtun içinde bir sır
Leyl-i süveyda gönlüme münhasır
Tarifi yok ne gün ne yıl ne asır
Ebedî ruhuma bağlanan sensin
Muradım ümidim niyazım nazım
Harabeyn vakit dem akşam üstüdür
Usul usul sular artık uyumakta
Geçti kervan diyen kimin dostudur
Köz içinde bir koca dağ yanmakta
****
Varlıkta mana tabiat ve âlem




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!