Hasrete aşina olmuş dillerim
Ben bana gölgeyim kimseler bilmez
Bir közde kavrulan pare ciğerim
Ben bana gölgeyim kimseler bilmez
Yıllar rakamlardan ibaret yığın
Düşünce akşamlar yorgun sulara
Gölgende sızlayan onulmaz yara
Yüzünü çarptığın şu aynalara
Unuttum diyorum unutulmuyor.
****
Harâb olmuş gönül beyhûde ağlar
Süveyda efsûnundan sükût diye melâlim
Hep hasretin bestesi… zûlümdür bu ey zâlim!
Bülbüller, kanarlar da visâlin baharına
Gönlümüz, hiç doymadı bu hicrân pınarına
Şehlâ nazarından şebrenge düşen
İmrenir yıldızlar, hoşnigâhından.
Kendine kızıp da, kendine küsen
Kül olur sözcükler, hoşnigâhından
****
Yıllara mahpusluk, yıllara eşlik
Sürmene kayık tarabya çeketin
Hududu kalmadı bizim kümesin
Dört yüz bin dolar eder memleketin
Hududu kalmadı bizim kümesin.
********
Ne satayım ağam söyle ne satayım
Tanzim bu tanzim siklet bu sikletmiş
Karaborsa fikrimi kim zikretmiş
Kavgada cellat kavgada padişah
Birazcık camiiye girmiyor günah
Pek zül bir velveleyle çatışan milletimin
İnanın hiç tâkati kalmadı hayretimin
Üç soyguncu kaltaba çiğnermiş hakkımızı
Şu takiyye devrinde aldılar aklımızı
Ziyân olan mülkümüz ziyân olan istikbâl
Eslemiyle beklenen yıllar oldu
Kimi hasretinle bahtiyâr oldu
Sandın dağlar taşlar tarumâr oldu
Pinhânıyla gönlünü dağladın sen
İnceden bozulmaz ezberle adın
Hasret ikliminde gördüğün serâb;
Muhabbet bilmeze, gönül ne yapsın…
Kor yangın içinde kalmışsa türâb;
Kadr-ü kıymet bilmeze, kül ne yapsın…
İnsandır mânâsı kendiyle kutlu
Ne bahtiyarım ne dost bağında el
Yüreğimden ayrı bir haldayım ben
Yaşamak kabilim sorgusuz bedel
Aklımdan ayrı bir yerdeyim ben
Hasreti çatlatan sükûtu bildim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!