Efradına ayân olunca beyân
Bahara çiçek sorulmaz üstadım
Gözlerdeki ufuktan vurunca kan
Mermiye kurşun sıkılmaz üstadım
“İnsan düşünen varlıkmış” safsata!
Gönülden işitince hasretin makamını
Her kula nasip olmaz muhabbet ikramını
******
Sükut emzademdir beni nerde bulsa tanır
Yıllar yıllar ağaran saçlarımda paslanır
******
Hasret iklimim muhabbet otağım
Yıllar ki kifayetsiz sevda çağım
Bir namzet-i âlâ puslanan dağım
Bu gönül yangını sensin nadidem
Ahirim mi fikrim mi bir dilemma
Gönül pencerende öten kuşlara
Ne sual edeyim nadidem şimdi
Dünya yurdunda her bahtiyara
Ne sual edeyim nadidem şimdi
Muhabbet otağın muhabbet demin
Baharda tomurcuk hâsrete düşer
Münzevî çöllere yağamıyorum
Müheyyâ gönüller derûndan küser
Güller yanağına yağamıyorum.
Takvimden düşen her hatır suâlim
Ne bir göz ne de bir el bilsin seni
Mehtap suretiyle sende tutulur.
Bir afeti beyza ölüm buseni
Afallar dilim bir sende tutulur.
****
Niyazım müheyya gönlüde saklı
Nedir ukde ukde sinede düğüm
Leylin leylin sükût gölgesi yorgun
Hasreti kanından çekip söktüğüm
Tarumar yürekten yıllara yorgun
****
Çatlayan yumruğun sızlayan kanın
Ölümden öte köy" de ki o köyden haber var
Bir kemikte canım ruhum ve gönlüm bana dar
Kağıt üstünde döşek mukaddes emanetin
Pazarlarda satılan şöhretin cinayetin
Bir dağ... derûnumda erircesine
Hasret güllesiyle, dövülür sine
Kapılsam da dünya velvelesine
Kanımda dolanan sükûtum başka
Ruhumda sallanan urganım başka...
****
Şeyda bülbülleri mesrur eyleyen
Bu alemde bana kalmış şakımak
Ruhuma hicazi makam söyleyen
Bu hasreti bana kalmış taşımak
****
Dünya gurbet sıla insanda sözün




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!