Ay geçiyor yıl geçiyor gün gün ömrümüzden
Hicranlar baharından kederi gamı güzden
Demli çaylar eşliğinde hasret türkümüzden
Saçlarım ağarıyor sen bunu bilmiyorsun...
Puslar dağılıp karlar erirken doruklarda
İmla Hatası ve Yaşama Bozukluğu
Fegane zilletinde bir medeniyet
Dalgalanan erkekçiler bayrağı
Yaşasın modern köleler
pazarlığa çıkarılsın
Sakız fiyatına naylon sevdalar
Kalmadı devletin arı namusu
İki dinli döneklerden usandık!
Hakkı söylemenin olmaz korkusu
İnsan suretli putlardan usandık!
****
Neymiş efendim ne hakkı konuşma!
Teselli vermiyor yıllar yıllara
Yorulmuş bir başın âhı böyledir
Titriyorsa hâsret şu yağan kara
Erimek mi için için böyledir.
****
Ne başladı bitti ne yandı söndü
Dinle, ey mavi ufuklara meftûn çocuk
Eskisi, yenisiyle geçer yıllar ne çabuk;
Ve haylaz arkadaşı “Kuşları vur” diyordu
Kabarınca bulutlar, “Anne yağmur” diyordu…
Çılgındın, deli ve hoyrattın sende vuruldun.
Sularla eğlenen rüzgâr, nasıl da duruldun!
Gönlüme vurulmuş sükût kelepçe
Tablamızda duman duman tükendi
Hürriyet, ısmarlar sabaha gece
Çatlayan yumruğum, inan tükendi…
****
Karara bağlanmaz ümidim neden?
Şeyda bülbülleri mesrur eyleyen
Bu alemde bana kalmış şakımak
Ruhuma hicazi makam söyleyen
Bu hasreti bana kalmış taşımak
****
Dünya gurbet sıla insanda sözün
Nazarlık diye mehtabı zülfüne
Taksam da şama tattırsam hasreti
Erenler nişanı gönül mülküne
Satsam da bine tattırsam hasreti
******
Mihrimah siretinden ilmek ilmek
Ölümden öte köy" de ki o köyden haber var
Bir kemikte canım ruhum ve gönlüm bana dar
Kağıt üstünde döşek mukaddes emanetin
Pazarlarda satılan şöhretin cinayetin
Bir dağ... derûnumda erircesine
Hasret güllesiyle, dövülür sine
Kapılsam da dünya velvelesine
Kanımda dolanan sükûtum başka
Ruhumda sallanan urganım başka...
****




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!