Onur BİLGE
Okullar açılalı bir ay olacak. Kitaplarımızın tamamlanması uzun süreceğe benzer. Teksirler çıkmaya başladı. Bu işten; yazan, çoğaltan, satan kişiler para kazanmakta ama nedense hızlı yürümemekte. O nedenle, derslere muntazaman devam etmekten başka çaremiz yok. Bu da çalışma hayatıyla öğrenim hayatını bir arada sürdürmeye çalışan benim gibi kişiler için oldukça zor ve yorucu... Sabah, öğleye kadar çalıştığım okuldayım, öğleden sonra ikinci sınıftan kalan derslere, akşam da üçüncü sınıfın derslerine girmekteyim.
Arada fırsat bulursak, hava şartları müsait olursa, Kültür Park’a, Çekirge’ye, Setbaşı’na veya Yeşil’e gidiyor, oralardaki çay bahçelerinde biraz dinleniyor, konuşuyor, kendi aramızda eğleniyoruz. Diğer kısa aralarda ve genellikle Pazar günleri Virane’de, kendi kendimizeyiz.
Onur BİLGE
Gelişimi hisseder, yollara çıkar, beni bekler, zannediyordum. O düşünceyle, sabırsızlıkla kat etmiştim yüzlerce kilometrelik yolu. Fakat geldiğimde, İlhan’ı görememiştim. Tam beş gecedir penceresi açık, perdesi aralık değildi. Merak etmiştim ama kimseye de soramamıştım. Zaten, dağılanların toplanma vaktiydi. Bu hafta okullar açılacaktı. Herkes nerede saklanıyorsa çıkacak, okulunu sobeleyecekti. Ebe olmaya gerek yoktu.
Düşündüğüm gibi oldu. Yitiğimiz bulundu. Her akşamüstü olduğu gibi Virane’den geliyordum. Dalgın dalgın yürürken, onun sesini işittim. Başımı kaldırıp baktım, bir arkadaşıyla Muradiye Camisi’nden çıkıyordu. Görünüşte onunla konuşuyordu ama her zamanki gibi yumuşak ve hafif bir sesle değil, dikkatimi çekmek istercesine, vurgulu ve sitemkâr bir sesle konuşuyordu. Dolaylı da olsa, hitap banaydı. Onunla konuşuyor, gözlerimin içine bakıyordu. Gözleri ağlamaklı...
Onur BİLGE
Akşam yemeğinde, beklediğim gibi yağmur aniden indi. Camlarda tıkır tıkır, oluklarda şakır şakır ses vermeye başladı. Varoşlarda oturanların telaşını düşündüm. Bizim için mutluluğun sesleri, onlar için sıkıntının sinyaliydi. Kiremitlerdeki pıtırtıyı duyar duymaz telaşa kapılıyorlardı. Endişeli gözlerle tavana bakıyor, nemlenen yerlerin altına kovalar koyuyorlardı.
Bazı bacasız gecekondularda, soba borusu, duvarda bırakılan boşluktan veya pencere camlarından biri çıkarılarak yerine takılan teneke parçasının deliğinden dışarıya çıkarılıyor, iyi çekmesi için bir dirsekle yükseltilip, üstüne dönerli bir şapka takılıyor; o nedenle yağmur çok yağmaya başladığında veya sepkinle soba borularından giren yağmur suyu, içinde biriken is ve kurumla kararıp, boruların eklentilerinden içeriye damlamaya başlıyor, altında ne varsa lekeliyor, oluşan leke, ne kadar yıkanırsa yıkansın, hiç bir zaman çıkmıyordu. O nedenle, böyle zamanlarda tedbir olarak, bel veren borular düzeltilmeye çalışılıyor; laçkalaştığı için düzeltmek mümkün olmuyorsa, akan yerlere tellerle, teneke yağ veya salça kapları bağlanıyordu. Oralarda biriken kapkara sular buharlaştıkça, içeriyi rutubetli ve is kokulu ağır bir hava kaplıyordu. Zaman zaman teller çözülüp, kaplarda biriken sular boşaltılıyor, tekrar yerlerine asılıyordu.
Sevgi gönül gönül gezdirir beni
Sırtını dönmeyen dost beni bulsa!
Kalleşlik canımdan bezdirir beni
Olsa da saçımı başımı yolsa!
Güvenilecek tek kişi kalmamış
.......................Güneşin Şairinden
.............................Sevgilisine
Damarlarım girift kalbim boğulur
Beynimin çığlığı kanın feryadı
İçimden dışıma canım kovulur
Bir kulu ondan değil ancak kendimden gizli
Gizli sevmişim güya cümle âlem bilirken
Bilirken üflemeden yenmez alaka bile
Bile bile ladestir semtine uğranır mı
Uğranır mı belaya yapmışken aşk ilmini
Üstinsan nerede? Belki bir kopya…
Kronik sevdamın ısrarlı yüzü!
Duygu yoldaşını bulmak, ütopya…
Aynı teranenin monoton sözü...
Üç günlük ömrümüz kalmış, dünyada
Onu da kavgayla geçiriyoruz!
Ya konuşmuyoruz, dargınız ya da
Ya tartışıyoruz, bitiriyoruz!
Gözler hayallenir, ölüm bastırır!
Sen gelirsin bana, melek yerine.
Ecel, ayakları yere bastırır!
Sana yükselirim, felek yerine.




-
Turgut Güler Uzdu
-
Gül Üm
-
Mehmet Asa
Tüm YorumlarBir hayatı bir kaç mısraya sığdırmış Onur Bilge Hanım. Tebrikler.
Onur beyi henüz yeni tanıdım şahsen tanımıyorum antolojiden tanıdım iyikide tanıdım.
Kendimce bir karar aldım her gün bir şirini okuyacağım tabi bu arada ben şiirlerini okuyana kadar şiirleri burda olursa. ALLAHA EMANET OLSUN....
O Bir Seven O Bir Gönül Dostu
Bütün Dostlar Güzel Hatıralar Hatırlatsın
Beni Size Sizi Bana Ölürsek Bir Fatiha
Ölmez İsek Hepimiz Hepimize Ebedi Hatıra