Onur BİLGE
İnsan… Ahsen-i takvim… En güzel biçimde yaratılan… Nimetlerle donatılan… Eşref-i Mahluk… Yaratılanların en şereflisi… En önemlisi… Bir takım katkılar karıştırılan nutfeden yaratılan, denenmek için evrile çevrile işitir ve görür hale getirilen varlık… Akıllı ve sorumlu…
Akıl ve sorumluluk… İşte bana rahat vermeyen…
Onur BİLGE
Beşikçiler yokuşunu çıkarken dayanamadım, elimdeki simitlerden birisinden bir parça kopardım, başladım yemeye… Solumdan arabalar gelip geçiyordu, sağımda Kültür park ve stadyum… Ben yükseldikçe ve uzaklaştıkça küçülüyorlar, küçülüyorlardı… Bu kadarcık bir uzaklaşma ve yükselmeyle bu denli fark ediyorsa, şu koskaca dediğimiz dünya uzaktan nasıldı ki acaba?
Dünyanın bin misli büyüklüğündeki hayat kaynağı bile küçücük bir top, bir tabak kadarsa… Dünyanın durumu ona oranla bile ne kadar acınası! .. Ya Samanyolu içindeki hali? Yürekler acısı! .. Yani Bursa’da ne kadar taş toprak varsa havalansa, savrulsa belki ancak öyle hayal edilebilir o galaksi… Dünya onun içinde bir zerre, bir toz tanesi… Devasa gezegenlerin arasında mavi bir bilye bile değil… Nerde? Ara ki bulasın! Göz falan seçemez herhalde…
Biz, aynı ayrılıkta boğulmuşuz, ölmüşüz
Biz, aynı aydınlıkta dirilmişiz, gülmüşüz.
Bir’e doğru, el ele varmak için yıllarca
Ayrı ayrı yerlere, ölmeden gömülmüşüz.
Bakışlarınla aşka kandığımı bilseydin
Gözlerini kırpmadan gözlerime bakardın
Ne büyük bir sevdayla yandığımı bilseydin
Koca dünyayı bile tek kibritle yakardın
Bilseydin göklerinde çılgınca döndüğümü
Onur BİLGE
Bu sabah, işe gitmek için kurduğum saat yedide çaldığında, uyanmakta zorlandığım zamanlarda yaptığım gibi sağa sola dönmeye başladım. Yastığımı düzeltiyor, rahatıma uygun şekiller almaya çalışıyor, sanki yeniden uyumaya hazırlanıyordum. Oysa kalkmalıydım. Çok vaktim yoktu. Mutlaka yapmam gereken şeyler vardı; duş, kahvaltı, giyinme, makyaj…
Bir de uyumaya hazırlanmak! Beş dakikacık daha… Olur mu? Nasıl kalkacağım ya?
Bir yıldız yağmuru göz kamaştıran
Bakış dayanılmaz gözler uçurum
Aşkındır onları romanlaştıran
Birkaç saniyede neler okurum
Kirpikler inerken ışığım söner
Ellerimle ördüğüm bu ağa düştüm
Kurtulmak istedikçe, battım, gömüldüm!
İlmek boynumda idi, koparamadım
Mutluluğa bir çıkış, yol bulamadım!
Ateşlere vursan, hiç duman vermez
Kendisi de yemez, ele de vermez.
Cimrilik; bir belâ, ateşten gömlek...
Yaşamak pahalı; bedava, ölmek.
İlk günde nasılsa öyledir insan
Var mı onu başka huya sokacak?
Nefs-i emmarede böyledir insan
Balsa koyulacak, yağsa kokacak.
Dakikalar, yılanlar örneği çoğalıyor
Boşa geçen zamanlar boynuma dolanıyor.
Dünya, hep aynı hızla, aynı yere varıyor
Onur, ukbadan değil, dünyadan pay alıyor.




-
Turgut Güler Uzdu
-
Gül Üm
-
Mehmet Asa
Tüm YorumlarBir hayatı bir kaç mısraya sığdırmış Onur Bilge Hanım. Tebrikler.
Onur beyi henüz yeni tanıdım şahsen tanımıyorum antolojiden tanıdım iyikide tanıdım.
Kendimce bir karar aldım her gün bir şirini okuyacağım tabi bu arada ben şiirlerini okuyana kadar şiirleri burda olursa. ALLAHA EMANET OLSUN....
O Bir Seven O Bir Gönül Dostu
Bütün Dostlar Güzel Hatıralar Hatırlatsın
Beni Size Sizi Bana Ölürsek Bir Fatiha
Ölmez İsek Hepimiz Hepimize Ebedi Hatıra