Onur BİLGE
Virane Kafe’ye yaşlı bir bey geldi. Define’nin eski dostlarındanmış. Kumral, uzun boylu, ağarmış saçları yarı yarıya dökülmüş, gözlüklü, göbekli, kır bıyıklı, çam yarması gibi fakat çok nazik bir insan... Kapıdan içeri:
“Selamün Aleyküm! Allahın selamı, rahmeti ve bütün güzellikleri sonsuza dek sizinle olsun, efendim! ” diyerek girdi.
Onur BİLGE
Define bir âlemdir. Keyfi yerinde olduğu zaman konuşur da konuşur, anlatır da anlatır. Bazen de dişine uygun birini buldu mu sataşır da sataşır! Ercan Bey de sözünün geçtiği birisi... Yakasını bırakacak gibi değil. Gayet anlayışlı görünerek, gülümseyerek, o kadar tatlı bir dille söylüyor ki diğeri kızsa da bağırıp çağıramıyor, kalkıp gidemiyor.
“Ama onunla olan aşkınızı herkes biliyor. Dile düşmüşsünüz, bir kere! .. Artık saklanacak yeri kalmamış ki! .. Çocuklar yabancı değil. Onlar da bizden. Öyle değil mi çocuklar? Biz, anlayışlı insanlarız. Böyle şeyleri tabii karşılarız. Hele ben aşk şairiyim. Semiray da aşk şairi... Aşka saygılı insanlarız. Rahat olun, efendim! Rahat olun! Burada, dostlarınızın arasındasınız.”
Onur BİLGE
Gözlerlini görsem de hayal etsem de gecelerce, varlığının avuntusu, dost ve arkadaş bana. Her gece dolunay yok, yalnızca Samanyolu... Saman çekilen yolun, gecede ışıltısı ve bir parça ay gibi, dolunay gibi yüzün... Gecede ve gündüzün, ne gam, tasa ne hüzün... Bir de mahzun bakışlar; ihtiras ile bakan... O yüzden hayranıyım, utangaç bir çift gözün.
Bakışların beynimde flaşlar patlatırken, yıldızlar dökülürken aramıza, kum oldu. O büyülü gözlerin, ölümsüz tutkum oldu.
Onur BİLGE
Mutluluk, bir can yoldaşına sahip olabilmekti. Gözlerinden sevgi masalları okumak, yüreğinin atış hızını, nabzında duymaktı. Bir an için de olsa göz göze gelince; bakışlarında, gereksinim duyulan ışıltıyı görebilmek, aynı şekilde cevap verebilmekti.
Önce bir solukta okunan romanların heyecanıyla varlığıyla sabahlamak, sonra bilekler tutmaz, gözler seçemez oluncaya kadar öyküsünü yazmaktı.
Onur BİLGE
Bugün Pazar... Gün boyu Virane’de arkadaşlarla beraberdik. Çok farklı bir hava vardı, orada. Hani Halit’i sevgilisi terk etmiş, yani son sınava girdikten sonra Sivas’a dönmüş, aradan on gün kadar geçtikten sonra da telefonda aramış, evlenmelerinin mümkün olmadığını, ayrılmak zorunda olduklarını söylemiş, böylece üç yıllık bir beraberlikleri sona ermişti de memleketine gider gitmez Halit’e arka dönmesine, her şeyi bir kalemde silip atmasına bir anlam verememiştik, Halit çılgına dönmüş, yere göğe sığmıyor, Ayşe’nin yaptığını bir türlü hazmedemiyordu ya nihayet sorun anlaşıldı.
Halit, o günden beri perişandı. Bu arada ben Antalya gidip geldim. Gelişmelerden, döndüğümde haber alabildim. Füsunla Ertuğrul da memleketlerinden yeni dönmüşlerdi. Onların da olanlardan haberi yoktu. Define’ye sorduk, olanı biteni anlattı, ağzına baktık, bakakaldık.
Sevgisiz bir hayat; rüyasız uyku....
Sevgi; tartışmasız, en büyük tutku...
Sevemeyenlerin içinde utku...
Aşkı bilmeyene acımak gerek.
'Sigara için! ' demedim
Sigara için yazmak istedim.
İçin veya içmeyin
Siz seçin!
Hayalin mi yanımda yoksa ruhun mu bilmem
Dondu yine ellerim az önce sımsıcaktı
Vücudum da canım da sendendir buz kesilmem
Buz dağı emellerim sevgin yansıyacaktı
Nefret mi veriyorsun yoksa sevgisizlik mi
Neler konuşmuştuk neler kurmuştuk
Bir ömür boyunca sevecektin ya
Ne mutluyduk düğün dernek kurmuştuk
Nikâh masasına gelecektin ya
Şimdi ne değişti neden vazgeçtin




-
Turgut Güler Uzdu
-
Gül Üm
-
Mehmet Asa
Tüm YorumlarBir hayatı bir kaç mısraya sığdırmış Onur Bilge Hanım. Tebrikler.
Onur beyi henüz yeni tanıdım şahsen tanımıyorum antolojiden tanıdım iyikide tanıdım.
Kendimce bir karar aldım her gün bir şirini okuyacağım tabi bu arada ben şiirlerini okuyana kadar şiirleri burda olursa. ALLAHA EMANET OLSUN....
O Bir Seven O Bir Gönül Dostu
Bütün Dostlar Güzel Hatıralar Hatırlatsın
Beni Size Sizi Bana Ölürsek Bir Fatiha
Ölmez İsek Hepimiz Hepimize Ebedi Hatıra