Ritmik geri sayım; son yaklaşıyor!
Kalp seslerim benden uzaklaşıyor.
Salına salına gelirken, ölüm
Ruhumda, fobiler kucaklaşıyor.
Aynı aşk ormanında sarışan ağaçlarız
Kaderin harmanında karışan tüm açlarız.
İlahi aşkı bulup, huzura ermek için
Kaderin fermanında yarışan muhtaçlarız.
Güneşin yüzüne ışığın vurur
Utanır, kızarır, çekilir gider.
Nûrun, kâinatı yakar kavurur!
Sen Bâki’ sin, her şey fânidir, gider.
Silinmesi imkânsız çizgileriz biz
Rabb’imizin sesiyiz, ezgileriz biz.
Ses O’nun, varlık O’nun, her ne varsa O! ..
Allah’ı hissettiren sembolleriz biz.
Onur BİLGE
Daima Seninleyim, düşüncemde
İbadette; gündüzümde, gecemde…
Tefekkürde; bahçemde, penceremde…
Sen ne güzel bir Sevgili'sin, Rabb'im! ..
Geçmişimde sen varsın, geleceğim yok
Çağırma, olsun varsın, geleceğim yok.
Boş gözler, boş sözler, her şey anlamsız...
Daima konuşan, açık bir ağız...
Güldürür, güldürür, hiç düşündürmez
Isıracak gibi sırıtır, arsız.
Sessizce anlatıyor hislerini, gözlerin
Öyle bir anlatım ki üzerinde sözlerin!
Karanlıktan karanlık, derinden daha derin
Sevgi veriyor, sevgi, dalıp giden gözlerin!
Onur BİLGE
Akşam, eskiden olduğu gibi dama çıktım. Her tarafı uzun uzun seyrettim. Sokak çeşmesi, gün boyu yorulmuş da dinlenmeye geçmiş, canından bezmiş yaşlı bir adam gibi kolu sarkmış duruyordu. Sabahtan beri yalağından taşarak yan arsaya kadar uzanan sularla ıslanan toprak yavaş yavaş kuruyordu. Başındaki ahşap elektrik direğinin sarı ışığının altında, üzerine çiy yağan dut ağacının ona doğru şefkatle eğilen gövdesi, sık ve gümrah dalları, taptaze iri yaprakları pırıl pırıl parlıyor, meltemle hafif hafif sallanıp kıpırdadıkça her yeri ışıldıyordu.
Beton yol, evimizin hizasına kadar gelmiş, o engebeli dar sokak ve yanındaki tek göz odadan ibaret; kararmış, yosun tutmuş kiremitleriyle, yarı beline kadar çamur olmuş, sararmış beyaz badanalı gecekondu, olduğu gibi duruyordu.
Onur BİLGE
Nazan’la Levent, evleneli üç gün olmadan tartışmaya başlamışlar. Gelin, damattan şikâyet etmeye dedeye gelmiş. O günden beri sık sık geliyor, Levent’i ve ailesini kötülüyormuş. Arada Levent de kendini savunmaya geliyormuş. Akşamüstü, o yağmurda çıkageldi. Başladı Defineye dert yanmaya:
“Bunlarda her şeye para var, bize gelince, yok! Benim ailem tanınmış. El âleme mahcup olmamak için her ödemeyi yaptılar. Hemen hemen her eksiğimizi aldılar. Güya onun ailesi de üzerlerine düşeni yapacaktı ama nerde? Aslında bankada, faizde paraları varmış da... Faiz bozmak istememişler de... Bize ne faydası var, ihtiyaçlarımıza harcanmadıktan sonra? ”




-
Turgut Güler Uzdu
-
Gül Üm
-
Mehmet Asa
Tüm YorumlarBir hayatı bir kaç mısraya sığdırmış Onur Bilge Hanım. Tebrikler.
Onur beyi henüz yeni tanıdım şahsen tanımıyorum antolojiden tanıdım iyikide tanıdım.
Kendimce bir karar aldım her gün bir şirini okuyacağım tabi bu arada ben şiirlerini okuyana kadar şiirleri burda olursa. ALLAHA EMANET OLSUN....
O Bir Seven O Bir Gönül Dostu
Bütün Dostlar Güzel Hatıralar Hatırlatsın
Beni Size Sizi Bana Ölürsek Bir Fatiha
Ölmez İsek Hepimiz Hepimize Ebedi Hatıra