Onur Bilge Şiirleri - Şair Onur Bilge

Onur Bilge

Ritmik geri sayım; son yaklaşıyor!
Kalp seslerim benden uzaklaşıyor.
Salına salına gelirken, ölüm
Ruhumda, fobiler kucaklaşıyor.

Devamını Oku
Onur Bilge

Aynı aşk ormanında sarışan ağaçlarız
Kaderin harmanında karışan tüm açlarız.
İlahi aşkı bulup, huzura ermek için
Kaderin fermanında yarışan muhtaçlarız.

Devamını Oku
Onur Bilge

Güneşin yüzüne ışığın vurur
Utanır, kızarır, çekilir gider.
Nûrun, kâinatı yakar kavurur!
Sen Bâki’ sin, her şey fânidir, gider.

Devamını Oku
Onur Bilge

Silinmesi imkânsız çizgileriz biz
Rabb’imizin sesiyiz, ezgileriz biz.
Ses O’nun, varlık O’nun, her ne varsa O! ..
Allah’ı hissettiren sembolleriz biz.

Onur BİLGE

Devamını Oku
Onur Bilge

Daima Seninleyim, düşüncemde
İbadette; gündüzümde, gecemde…
Tefekkürde; bahçemde, penceremde…
Sen ne güzel bir Sevgili'sin, Rabb'im! ..

Devamını Oku
Onur Bilge

Geçmişimde sen varsın, geleceğim yok
Çağırma, olsun varsın, geleceğim yok.

Devamını Oku
Onur Bilge

Boş gözler, boş sözler, her şey anlamsız...
Daima konuşan, açık bir ağız...
Güldürür, güldürür, hiç düşündürmez
Isıracak gibi sırıtır, arsız.

Devamını Oku
Onur Bilge

Sessizce anlatıyor hislerini, gözlerin
Öyle bir anlatım ki üzerinde sözlerin!
Karanlıktan karanlık, derinden daha derin
Sevgi veriyor, sevgi, dalıp giden gözlerin!

Devamını Oku
Onur Bilge

Onur BİLGE

Akşam, eskiden olduğu gibi dama çıktım. Her tarafı uzun uzun seyrettim. Sokak çeşmesi, gün boyu yorulmuş da dinlenmeye geçmiş, canından bezmiş yaşlı bir adam gibi kolu sarkmış duruyordu. Sabahtan beri yalağından taşarak yan arsaya kadar uzanan sularla ıslanan toprak yavaş yavaş kuruyordu. Başındaki ahşap elektrik direğinin sarı ışığının altında, üzerine çiy yağan dut ağacının ona doğru şefkatle eğilen gövdesi, sık ve gümrah dalları, taptaze iri yaprakları pırıl pırıl parlıyor, meltemle hafif hafif sallanıp kıpırdadıkça her yeri ışıldıyordu.

Beton yol, evimizin hizasına kadar gelmiş, o engebeli dar sokak ve yanındaki tek göz odadan ibaret; kararmış, yosun tutmuş kiremitleriyle, yarı beline kadar çamur olmuş, sararmış beyaz badanalı gecekondu, olduğu gibi duruyordu.

Devamını Oku
Onur Bilge

Onur BİLGE

Nazan’la Levent, evleneli üç gün olmadan tartışmaya başlamışlar. Gelin, damattan şikâyet etmeye dedeye gelmiş. O günden beri sık sık geliyor, Levent’i ve ailesini kötülüyormuş. Arada Levent de kendini savunmaya geliyormuş. Akşamüstü, o yağmurda çıkageldi. Başladı Defineye dert yanmaya:

“Bunlarda her şeye para var, bize gelince, yok! Benim ailem tanınmış. El âleme mahcup olmamak için her ödemeyi yaptılar. Hemen hemen her eksiğimizi aldılar. Güya onun ailesi de üzerlerine düşeni yapacaktı ama nerde? Aslında bankada, faizde paraları varmış da... Faiz bozmak istememişler de... Bize ne faydası var, ihtiyaçlarımıza harcanmadıktan sonra? ”

Devamını Oku