Sabah,
Gün ışığını usulca bıraktı duvara.
Duvarın kıyısında
Boynu bükük bir gölge vardı;
Baktım...
Meğer benim sessizliğimmiş.
Komşunun radyosu açtı günü,
Bir serçenin telaşı ilişti balkona.
Pazar sabahıydı.
Hayat, her zamanki gibi devam ediyordu;
Bir tek ben,
Zamanın dışında kalmıştım.
Karyola dişlerini gıcırdattı,
Mutfaktan çatal kaşık sesleri yükseldi.
Karnımın açlığını susturabilirdim belki;
Ama kalbimin açlığını
Hiçbir sofraya oturtamadım.
Çünkü sen gittin.
İnsan,
Sevdiği eksilince değil;
Onun yokluğuna alışmaya başlayınca
Gerçekten yalnız kalıyormuş.
Sonbahar geldi.
Önce güller sustu,
Sonra papatyalar vazgeçti beyaz olmaktan.
Karanfiller bile
Kokularını içine çekti.
Mevsim değişmedi yalnızca;
Ben de döküldüm
Yapraklar gibi.
Sen varken
İçimde yangınlar büyürdü.
Şimdi aynı ateşin
Külüyle ısınıyorum.
Rüzgâr yüzüme çarpmıyor artık;
Yokluğun çarpıyor.
Yağmur ıslatmıyor beni;
Gözlerinden bana ulaşamayan
Son damlalar düşüyor omuzlarıma.
Parmağımdaki nişan yüzüğü
Sessiz bir nöbet tutuyor.
Bir zamanlar "biz" dediğimiz ömrün
Pas tutmayan tek hatırası o.
Gece...
Saat on ikiyi geçti.
Yastığa başımı koyuyorum;
İnsan unutur sanıyorlar.
Oysa kumaş bile
Senin kokunu benden önce ezberlemiş.
Üzerime örttüğün yorgan üşüyor.
Duvarlar üşüyor.
Ev üşüyor.
Ben ise
İçimde kalan son sıcaklığı da
Adına saklıyorum.
Birer birer çekilip gitti insanlar.
Dost sandıklarım...
Yüzlerini aldılar yanlarına,
Maskelerini bıraktılar bana.
Ayrılık,
En çok kalabalıkların ortasında büyüyormuş.
Şimdi damarlarımda
Kan değil, hasret dolaşıyor.
Elim hâlâ sana uzanıyor.
Ayaklarım,
Yolunu ezbere bildiği kapına yürümek istiyor.
Ama biliyorum...
Bazı yollar
Varmak için değil,
Ömür boyu özlemek için vardır.
Sabri ServetoğluKayıt Tarihi : 2.07.2026 16:31:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
"Ömür Boyu Özlemek




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!