Dökülürken pembe bulutlar
Göz kapaklarının altında
Yalın ayak geldiler Anadolu dan
Onurları ve yalandan ırak kemikleri vardı
Ve çivi işlemez çakır gözleri
Taşı toprağı altın dediler
Bu nasıl düzen böyle
Gölgesi var insan yok
Tükenmez dertler sardı başımızı
Her köşede karanlık emzirenler
Ne gören var ne duyan
ülkemde her şafak
Cellatların avazı bilenir
Gün ölümü öğrenir aç ve zulümle
Boyun eğmiş sürüler geçer
Aklını yem etmiş
Firavunun kanla yazılı diline
her şiir imgelerle süslenir
her kentin memelerinde sürgün
kent gözyaşlarına hazır göz gibi bakar
bekler küllerini
cellat sessizliğinde akarken zaman
kavalını çalıyor aç erguvan
gecenin biri
sokaklar namusuna dokunulmuş genç kız gibi
sessiz
beynimde zehir zemberek anafor yorgunluğu
ay kendini bölmüş
gangster avazında kurulmuş saatler
Alnımıza çakılırken figüranı bol sıva
Kadınlar kendini devşirir tencere tava
Sofistike ses geliyor
Hep aynı hava
Sürülerle penguen mevsimi
Gökten zembille mi indi acaba
Her günümüz böyle başlıyor
Sahtekar gazeteler
Kundakci yazılar
Kör okuyucular
Unutmak iistenen adları insanlarin
Unutulması gereken insanlar
Bu nasıl düzen böyle
Ne insan var ne yüzü
Süt verecek diye bekliyor öküzü
Bahar sanıyor güzü
Kimse görmez adalet denen öksüzü
Bu şehirde durmak olmaz
Sıra sırasız dizilmiş evler
Sokaklar çirkin Sesler
Yaşayanlar ve kafesler
Çürümüş oksijen ve güller
Kime kalmış yağmur taneleri
Göz gözü görmez yerlerdeyim
Gün doğar gün belli değil
Korkular doğar yol belli değil
Kendini arayan adamlariz
Puslu dağlarda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!