biliyorum
geceye resmim düşüyor
kutsallığını kaybediyor zaman
nelere adasam kendim umudumu sağar
sevgilimden
ideolojimden
Karaya ala yeşile
Günler geçmiyor kış ile
Sevdaya düşmüş baş ile
Yaşanmıyor be dünya
Yaşanmıyor karşılıksız aşk ile
dışarıda öpülesi bir bahar
Fatoş un gözlerinde tebessüm var
Fikriye yanlış nişanlılığını yargılar
Sokakta esrar kokusu
Gençlerin zulasında namus ölüsü
bakarım dört yanımda çocuk ağlar
Nazara geldim nazara
Bu nasıl aşk idi
koydu beni mezara
koydu beni mezara
ağlayan haziranda görmüşüm
akşam olur herkeste yara var
sevgiler yazmışım sayfa,sayfa
iki elim çakalda
şu kaldırımlarda
dizime vura vura yandım
ben acıya nasıl dayandım
yine mi sen
kaç yangın yandı göğsümde
kaç yangın söndü
neler gördü gözlerim
neler duydu kulaklarım
kaç iheneti öptü dudaklarım
Bir kadına yazılmış şiirdi bu
Tepeden tırnağa kavgaya kök salmış bir kadına
Gökgürültüsünden kopmuş kadına
Geceye çiğ
Yeryüzüne gökkuşağı döken kadına
Ve o kadın
gurbette dokuz doğurmaktayım
beter olmuşum
meydan okuyorum kırılmalara
felaket hüzünlü kaçışlarım
sevdiğini başkasına kaptırmak
arkadaş
söylenenler söylendi
doğmak ve ölmek arasında
hoyrat kaldı ömür
saatler karanlığa yürür
mendillere doluyorsa hüzün
birikir uykusuz geceler
1
sesim çıkmıyor
yıllar işkencelerde geçiyor
notasını yıtırmış sazım
mızrabı kırık
şah damarımda yalnızlık dolaşır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!