Nuri Can Şiirleri - Şair Nuri Can

Nuri Can

Ne zaman
savaş bültenleri alsam
antenlerde
çocukların çığlığını duyarım
dünyanın bir yerinde
acı feryadını annelerin

Devamını Oku
Nuri Can

Merhaba Gönül Dostum
Aramızdan ayrılalı kaç yıl oldu bilmiyorum. Bildiğim tek şey özlemin her gün biraz daha artarak doluyor yüreğime...

Sen değerli gönül dostuma bu mektubu yazarken içimde duyduğum derin hüznü anlatamamanın imkansızlığıyla kıvranıyorum. Gönül isterdi ki, her yaz beraber olalım, acılara, zorluklara birlikte omuz omuza yürüyelim. Sen olmasanda şu an yanımda bilki, söylediklerin, yazdıkların, düşüncelerin, sevgin, dostluğun hep benimle beraberdir...

Önceydi... Çok önceydi... Çocuktuk nisan yağmurlarına sığınan ümitlerimizin ardından göz kırpardı güneş, güzel günlere. Hep sevinçlere, sevdalara gönül bağlardık, koşardık ardından çağlayanların, çiçeklerle gülerdik. Acıları tanımamıştık henüz...

Devamını Oku
Nuri Can

Hayat bu sevdiğim,
bir varmış bir yokmuş gibi
sürükleyip götürdü ömrümü işte
bazen kırılmış dallarda ince bir sızı
bazen ağlayan gözlerde,
süzülen bir gözyaşı gibi yalnız kaldım

Devamını Oku
Nuri Can

Mevsim bahar
suların coşup taştığı zamandır şimdi
morgüllerin açtığı zaman.
ben soğuk ayazlarda
hüzün yağmurlarında,
gam yangınlarında kaldım ah! belalı başım

Devamını Oku
Nuri Can

Gün ışınlarıyla işlenmiş bir çiçeği
bu akşam koparıp bastırdım gögsümün üstüne
dindirsin diye yüreğimdeki sızıyı

sen ay ışığıyla süslenmiş penceremde
gece gözlü güvercinimsin

Devamını Oku
Nuri Can

Ey benim ay ışığı kadar güzel sevdiğim
sen de ay ışığı gibi beni terkedip gitin...

Gözlerimden damıttığım bir şiir gibi kaldın ömrümde...
Nuri CAN

Devamını Oku
Nuri Can

Hüznün yangını yüreklerimizde
ellerimizde yenilgilerin tortusu
bir ölüm ıssızlığıdır sürüyor sokaklarımızda

seni kimlere sormalıyım şimdi, kimlere
hangi küskün bahara

Devamını Oku
Nuri Can

Düşünki, sevdiklerinden, doğup büyüdüğün topraklardan çok uzaklarda bir yerdesin. Akşam olur kapanırsın dört duvarına... Konuşursun... Ağlarsın... Anlatırsın... Bağırırsın... Sesin yankısını yitirir duvarlarda... Halini bir soran, sesini bir duyan olmaz...

Sonra ey der susarsın... Kıvrılıp yüreğinin içine büzülürsün bir köşede... Kıvranırsın... Kanarsın... Geldiğin yerler gelip çakılır usuna... Düşünürsün... Düşünür üzülürsün. Üzülür Düşünürsün...

Acılar ki, zemheri kadar karlı, uzak bir yol gibi uzanır ömründe. Kimseler görmesin diye gözlerinde sel sel taşan yalnızlığı.
Kimseler duymasın diye sesini, ışık sızmayan bir bodrumun karanlığına gömersin hasretini.

Devamını Oku
Nuri Can

Yaşanmış Bir Sevda Masalı

“(*) Dünyada iki gül olsun, biri kırmızı biri beyaz, sen beni unutursan kırmızı gül solsun, ben seni unutursam beyaz gül kefenim olsun”.

“Bir söylenceye göre düşman iki ailenin çocukları olan Ali ile Zehra biribirine ölesiye sevdalıymışlar. İki genç daha çocukken ailelerinin düşmanlığına rağmen, gönül verip sevmişler biribirilerini. Aşkları, gökle- yerin aşkı kadar büyük, çiçekle suyun-aşkı gibi temizmiş…

Devamını Oku
Nuri Can

Gülgüzeli İle Murat

Caferli diye bir köyde Küçük ağa olarak çevresine nam salmış, yürü dedimi dağlar yürüten, dur dedimi sular durduran güçlü bir ağa varmış. Ne var ki soyunu devam ettirecek çocuğu olmadığı için hep üzgünmüş.

Ağanın bu durumdan sürekli yakınması üzerine, karısı Esma hatun çevredeki bütün yatırları, türbeleri tek tek ziyaret eder, çocuğu olması için gittiği yer yerde “derdimize bir çare” deyip kurban keser dua edermiş...

Devamını Oku