Her köşede, her yerde sen vardın.
Kimi gördümse sen sandım.
Koştum bir hayalin peşinden,
Gitme diye yalvardım durdum.
Elleri avuçlarımda ağladım.
Döndü; ' Yabancı sen kimsin? '
Hazan mevsiminde,
Ne hüzünlüdür Eylüller.
Dökülen yaprakların içinde yürümek,
Toprakları avuçlarımda dinlendirmek.
Sabahları çiğ olup, yapraklarla oynaşmak,
Eylül'ün yakıcı sıcağında,
Çektikçe kıvrılıp,
Çemberde kalan
Kafeste bir kuş
Çarptılar,
Düşüp te kaldırmadılar,
Kanadında kör bir kurşun,
Beni de çalacak bu alem,
Kader darbeleriyle ezecek,
Beni de bir gün,
Kırılan bardak misali,
Dökülen yaprak misali,
Beni de bir köşeye
Beyhude gönlüm; beyhude
Onu böylesine beklemen
Bu karanlık gecelerde.
Bitti derken bu aşk,
Kalbimi kopardı,
Yere düştü bak!
Önsözü, başlığı, baskısı,
Magazini, ekonomisi, sporu yok,
Nedense müptelası pek çok,
Ne olup biter mahallede,
İki ayaklı gazetede.
Son baskısı dün gece tükendi.
Şarapla aşkın bitiminde,
Benim için inançsız bir ölüm başladı.
Yakamozlarla atışırken,
Gözlerinden gelen bir yıldırgınlık,
İçimi bir ezdi ki,
Dallarda çiçeklerin solduğu gün.
Dağlarda karların bittiği gün.
Bil ki ben de bitmişim.
Ayakların seni tozlu topraklı,
Bizim hallarımızı mı sormaya geldin?
Bu ne demektir, bilir misin evlat?
Kayaya bel bağlamak,
Bilir misin buna kel çıraklık denir.
Boşuna didinmek, çabalamak,
Sonunda ya sefalet, ya aç kalmak.
O yaz günleriydi.
Kayıtsızlığın timsali,
Başı boydaklığın,
Su misali akıcılığın.
Burnumun ucunda tüten,
Baygın hanımelinin kokusuydu.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!