Yıl ikibin onaltı
Aylardan Eylül..
Günlerdense Cuma.
Yine bitti koskoca bir hafta.
Biten sadece hafta mı
Yoksa takvimdeki sayfalar mı
İnsan buruk bir haykırışla
Gelir bu köhne dünyaya...
Hüznün binbir yüzü yansır ruhuna.
Tatmamak mümkün mü böyle bir acıyı,
Ruhundaki hüzün büyür bedeniyle birlikte
Beslenir yüreğini dağlayan gözyaşlarıyla.
Hayat okyanusunda
Ömür sandalımız
Duygularımızın rüzgarıyla
Uğrar bir çok limana ,
Her limandan ruhumuza
Birer anı kalır.
Keşkelerle beslenen sevgi
Gebedir ayrılıklara .
Doğar nefret yalnızlık sancısıyla .
Zifiri karanlıkta kayan bir yıldız gibi …
Görüntüsü muhteşem olsa da
Kavurur düştüğü yürekleri.
Ey Karanlık Dünya
Gözün aydın olsun.
Susma vaktim geldi
Kırıldı hayat kalemim
Dizelerim ise şimdi yetim
Görmeyen gözlerim
Gece yarısı
Yıldızları seyrederken
Bir yıldız kaydı yüreğimden
Düştü avuçlarıma
Paramparça…
Bugün
Arkama baktığımda
Çok haksızlık yapmışım bana
Doya doya atamadığım kahkahalarım
Kendime ayıramadığım dakikalarım
Toprak kokar yüreğim,güneşe inat
Kor misali korkularla kavrulur umutlar
Aylardan Haziran ; mevsimim hep sonbahar…
Hayat bahçemde hüzün çiçekleri açar
Acı kokar kaygı kokar her zaman
Hasat vakti geldi artık ey bahçevan




-
Osman Ertan
-
Nurten Orhanel
Tüm YorumlarDuygulu şiirleriniz ..duygulandrıyor...kelimeler dogru yere geldiginde ..tebrikler
canım arkadaşım şiirlerini okudum hepsi çok güzel ve duygu dolu ama artık şu ölüm temasını satırlarından ve yaşamından artık silsen diyorum ve seni öpüyorum nurten