Oğuz Türk'lerinin özü, sözüyle
Taşarsa, Altay'dan gelir yörüğüm
Zulüm meydanını, efe gözüyle
Deşerse,namerdi deler yörüğüm
...Malazgirt kökünü bilir yörüğüm
Dün gece yeniden geldin derinden
Yapışık hicranlar ölüyor gibi
Tarumar erguvan bahçelerinden
Cilvekâr çiçekler gülüyor gibi
Artık dünya ufku vursun semâya
İlk kez mavi göğü tuttum ,derinden
Bir ömrün hicranı ölüyor gibi
Tarumar erguvan bahçelerinden
Cilvekâr çiçekler gülüyor gibi
Taptaze çimlerde tay seslerini
Çiçeği mor renkli bir süsen gibi
Efsûnlu sanatın sözündeyim ben
Ve aşkta gizemli bir desen gibi
...Fırçanın ucunda sızındayım ben
"Zor zanaattır aşk"...bazen gözyaşı
Malazgirt sesini acuna sorsam
Semâyı zırhlanıp, arıyor gece
Bozkurt ordusunu,kalkan sayarsam
Şevk ile gürleyip soruyor gece
Aklıma düşenler tarih sesi mi
Yürürse âmeller aşkla birlikte
Zaman yürür,vuslat yürür,can yürür
Mânâ yürümezse tenle birlikte
Nefes durur,yürek durur,kan durur
Gözümden süzülen her bir mânâyı
Sualler beynimde hıncahınç doldu
Uzlaş diye, uza, uz dilekledim
Dilimde dilekler ,bir yumak oldu
Düzleş diye, düze, düz ilmekledim




-
Hasan Sancak
Tüm YorumlarHOCAM SİTEMİZ KAYIP OLDU...