gün
bugün.
ve o ilk çığlık
aylardır beklenen .
büyük beyaz güvercinin kucağında
huzur içinde uyuyor
bir resim,
bir heykel,
parmak izinle
terinin buluştuğu
bir görsel,
duygularınla yoğrulmuş
esen rüzgarlarla
sürükleniyor,
dünyayı kuşbakışı izliyorum.
gördükçe kötüleri
kötülükleri ,
rengimi değiştirip
yıllardır giymediğim
yakaları aşınmış
düğmeleri kopuk
portakal renkli
gömleğimi giyeceğim.
hiç gitmediğim
saatler geçmez
geceler uzun olur.
hele,
bir de
kimsesissen,
gidişin de
çatalın ucundaydı,
kıymalı Çengelköy kol böreği.
açıkgöz cılız bir martı,
aniden böreğe pike yaptı
belki de çok açtı.
böreği kapıp kaçtı.
önce
şarabın kırmızısı alevlenir
yakar..
sonra
rakının beyazı perdeler gözlerimi.
kalan ömrüm
Çengelköy'de,
asırlık çınar
iki adam boyu yukarıda
iki kola ayrılır.
biri solda çatallaşır
diğeri sağda..
bıçkın bir tren geçti
yanibasimdan.
çakırķeyiftim
kaçırdım.
diğerinin
son vagonuna




-
Osman Bahadır Cemoğlu
Tüm YorumlarÜstat; birbirinden güzel bu yapıtları, sanal alemin gizeminden kurtarıp yapraklar üzerinde ölümsüzleştirmeyi hiç düşündünüz mü? .. Sözcükler, mısralarınızda can bularak adeta vals yapıyor...Piştiğiniz, mısralarınızda açıkça görülüyor. Hatta, hatta yanıyorsunuz! .. Bence adınız artık Türk Edebiyatı ...