Ey! dinciler, biz şeytana uymadık,
Uyan makbul, biz suçluyuz öyle mi?
Arkamızdan ‘hırsız’ sözü duymadık,
Duyan makbul, biz suçluyuz öyle mi?
Soyanlar alsınlar hep ihaleyi,
İlkbaharım sendin kıştan sonrası,
Nur’unla ışıttın yaza kavuştum.
Hayaller kurmuştum düşten sonrası,
Düşümde gördüğüm kıza kavuştum.
Hayat bana soğuk, ocak yanmazdı,
Emperyalist devletler Müslümana çullandı,
İslâmı ezmek için Müslümanı kullandı.
Gizli gizli yollardan çok silâhlar yollandı;
Zalimler Ateş attı bağrımız yanık bugün,
Emperyalist zulmüne Mazlumlar tanık bugün
Atatürk’ün armağanı çiftlikte,
Talan varsa uyaralım görevdir.
Tahsis adlı bu yağmacı teknikte,
Yalan varsa uyaralım görevdir.
Adı belli, tarım orman çiftliği,
Seninle değişir mevsimler sanki,
Adını dilime alıverince.
Kışım bahar olur birden inan ki,
Yüzüme bakıp da gülüverince.
Bir mektup yollasan hasreti yırtar,
MAYIN sinirimi bozuyor benim,
Şekerimi fırlatMAYIN kızarım.
İmalı sözlerden titriyor tenim,
Sabırımı zorlatMAYIN kızarım.
Ben işi bilirim sakın korkMAYIN,
“Mevzubahis Vatansa…”
Demokrasi yolundan ayrılma kaybolursun,
Paralel sokaklarda başa bela bulursun.
Cinlere inanırsan elbet ahmak olursun;
Sana yardım edecek yine bir Allah kulu,
Emperyalist güçler Ortadoğu’da,
Onikiden vurdu, tam ortaladı.
Hiç bakmadı feryat figan ağıda,
Defterleri dürdü, tam ortaladı.
‘Yeşil Kuşak’ dedi, dini kullandı,
Yukarda görünen baskın resimdir,
Altında bulunan düşük profil*.
Profili çizen hâkim kesimdir,
Bunu arzulayan şişik profil.
En iyi ram olan önde gelir hep,
Üst akıl kurgusu bir dinci darbe,
Ülke tatildeyken, yazın olmuştur.
Bilinç kapadıysan bu sinsi harbe,
Suçlusu kulağın, gözün olmuştur.
İstim üstündeydi olmadı gören,




-
Nevzat Dağlı
Tüm YorumlarAnadolu'nun ova köylerinde sobalarda, tandırlarda çoğunlukla kesmik (saman) yakılır. Toprak damlı evlerin bacalarından yükselen dumanların görünüşü ve kokusu, köylerimizin yaşayan yönünü uzaklardan duyumsamamızı sağlayan işaret fişekleri gibidir.
Anadolu'da bir izdir, bir sıcaklıktır saman dum ...