Kurulan tuzaklara düşürdüler apansız,
Kimimiz yaralandı, kimimiz kaldı cansız.
Adam gereken yerler, yazık, şimdi insansız;
Safları sıklaştırıp, başı dik durmalıyız,
Namerdin yalanını yüzüne vurmalıyız.
Özgürlük yok diyen yalan söylüyor,
Her türlü naneyi gevenler özgür.
Yoksul piyangoyla gönül eyliyor,
Çalmayı, çırpmayı sevenler özgür.
Halkını soyanlar basmıyor faka,
Alışığız dizimizi dövmeye,
Yaşamaktan bıkar bıkar ölürüz.
Elimiz varmıyor yari sevmeye,
Gözlerine bakar bakar ölürüz!
El bizi ölüme sevdalı sanır,
Ninnilerle güzel güzel uyudun,
Uyanmadan dalıp dalıp uyu sen.
Yata yata kabak gibi büyüdün,
Hareketsiz kalıp kalıp uyu sen.
Vaadler yatağa bağlattı seni,
Şimdi hesap zamanı, yaşama borçlu muyum?
Umarım, yaşadığım doğduğuma değmiştir.
Beynimde, yüreğimde sanki var gibi uyum,
Umarım, yaşadığım doğduğuma değmiştir.
Sevdiğimi tam sevdim, hiç ihanet etmedim,
Güzele duyulan özlemin gözde,
Tütüşü Yunus’a götürür beni.
Bilincin nabzının bir ince sözde,
Atışı Yunus’a götürür beni.
Dost bakışı güzel gözlü bir eşin,
Baban devrimciydi, boyun eğmedi,
Bu yüzden çok zulüm gördü evladım.
Halkının malına eli değmedi,
Buldukça halkına verdi evladım.
Yazardı, halkının derdini yazdı,
Adaleti bilirsen eğer mülkün temeli,
Kestiği parmağına ‘acımıyor’ demeli.
Diktatörlük olursa yönetenin emeli;
Çıkar bir yol sanıyor mahkemeye kızmayı,
Dam başında saksağan vur beline kazmayı.
Öğretmene söven, vuran kahrolsun,
Öğretmene kalkan eller kırılsın.
Onu ezen, onu kıran kahrolsun,
Öğretmene kalkan eller kırılsın.
Hak ister öğretmen, ona çok mudur?
Çağdaş medeniyet ile yarışı,
Bilimden güç alıp izleyen O’dur.
Dünyada barışı, yurtta barışı,
Yürekten isteyen, özleyen O’dur.
Çalışan köylünün terini gören,




-
Nevzat Dağlı
Tüm YorumlarAnadolu'nun ova köylerinde sobalarda, tandırlarda çoğunlukla kesmik (saman) yakılır. Toprak damlı evlerin bacalarından yükselen dumanların görünüşü ve kokusu, köylerimizin yaşayan yönünü uzaklardan duyumsamamızı sağlayan işaret fişekleri gibidir.
Anadolu'da bir izdir, bir sıcaklıktır saman dum ...