Cam kırıkları hep ayaklarımın altında
Her yerdeler….
Birinden kurtulsam, diğerine denk geliyorum…
Bütün acılar cam kırığı,
Canım kırılıyor…
Artık ayrılık konuşulacak her köşe başında,
Ölümüne sevemedim ama, (Sevdirmediler)
Ölümüne ayrılıyorum Senden…
Ayrılırken ölüyorum,
Şiirlerim dolaşır artık dilden dile, elden ele,
Buz kesiği gibiydi Acılarımız,
Önce uyuşturur, hiçbir şey hissedemezdik..
Önce kızarır, uyuşukluğun tadına varırdık..
Acımazdı hiç..
Ne zamanki ısınırdı yüreklerimiz,
Sen gelmeyince
Çok özleniyorsun
Mesela; içimdeki çizgi filmden bir kız çıkıyor
Tüm kötüleri öldüren güçlü kahraman
Silahını göğsüne yakın yerinde tutuyor
Ama ona rağmen özlüyor
Sen gittin!
Gözlerimden uzaklaştın,
Sen düş/tün..
Uzaklara yakınlaştın,
Bana uzaklaştın..
Seni kelimenin son anlamıyla düşünüyorum
Son söylediğin sözlerle kıyaslamam gerekir seni
İçinden çıkılmaz bir hâl alır sonra da bu durum
Görüntü yok
Ses kulaklarımda
Güneşin yağmalandığına şahit olacak kadar yakındık hırsızlara
Ve katillere
Yıldızları vuracak kadar dönmüştü gözleri
***
Büyük gelmiş bir hüzün nasıl da oturmuş yüzüme,
Hüznün gölgesi vurmuş gözlerime
Hangi hüzün tam oturur ki yüreğe?
Üzerimize bol gelen hüzünleri taşıyarak yaşıyoruz.
Titremelerim içime,
Şehir mezarlıkları,
Erken Ölen’lerle dolu..
Ve Zamansız
Yokoluşlarla…
Ölüm gece olmalı,
Yalan olduğunu bile bile her gün aynı hikayeyi yazıyorum.
Seni yazıyorum Sana…
Senden ayrı ama seninle gibi,
Sever(miş) gibi…
İçimden sesleniyorum Sana,




-
Yusuf Dumral
Tüm YorumlarTüm şiirlerini beğeni ile okuduğum bir şairdir. Şiirlerinde sanki hayatından kesitler var gibi... Kalemin hep yazsın, durmadan yazsın. Sevgiyle kal arkadaşım.