Aptalca bir uyuşukluktu bu gözlerimi yumduğum
Ve saçma bir inanıştı
Yüreğimin gittiği yerde kalacağı
Bir daha atmayacağı
Kaplumbağa sırtından taşıdık dünyamızı
Arsızlığım Sana’ydı işte, sadece Sana…
Hırsız bakışlarım da Sana’ydı…
Seni çalar; oynardım…
Seni koklar; doyardım…
Arsız ve Hırsız’dım…
Sensiz Yolsuz’um işte! ...
Güneş’e kanalım yine hadi,
Batacağını bile bile.
Denize kanalım, Maviliğine,
Grileşeceğini bile bile
Ve kirleneceğini.
Sana da günaydın Sevgili!
Sevgili diyorum, Sevgilim demiyorum,
Çünkü …
Çünküler birikiyor boğazıma,
Kelimeler tırmalıyor nefesimi,
Nefes alamıyorum…
Enkazlaşmış Yüreğim..
Her gidenin ardından biraz daha yıkılmış..
Şimdi o enkazın içinden ufacık bir boşluktan
Güneş sırıtıyor yüzüme…
Ben O Güneş’le Her Gün biraz daha yeniden doğuyorum..
Ve Ben biraz daha yükseliyorum…
Çizgi film karakterindeki kızın gözleri gibi doluyor gözlerim
Seni özleyince
Çizgilerim daha bir belirginleşiyor
Yüzümdeki gülümseme az çizgili
Dudaklarımdaki rengine tezatla çok belirgin
Müebbet bir ölüm
Hep susmalı şiirler
Her satır arasında asıyorum kendimi kelimelerimden
Söylemediklerim boğazımda ilmek
Sustuklarım düğüm.
Sana hiç gidilmemiş bir sahil kasabasından sır veriyorum
Dokunmak değildi mesele
Gelmekti
Sadece değmekti
Bakmadan içini görebilmekti mesele
Gelen Sen ve yine GİDEN SEN!
Benim neydi işim burda?
Tek başına, istediğin zaman gelip istediğin zaman
Gidiyordun..
Bunca zaman beklemekle sadece kendime ettim...
Hani beraber Yaş’lanacaktık,
Sen şimdi tek başına Ağlıyorsun…
Senin ağladıkların,
Benim gözlerimden dökülüyor…
Ellerimi kenetledim birbirine,




-
Yusuf Dumral
Tüm YorumlarTüm şiirlerini beğeni ile okuduğum bir şairdir. Şiirlerinde sanki hayatından kesitler var gibi... Kalemin hep yazsın, durmadan yazsın. Sevgiyle kal arkadaşım.