Öldürdüm..
İntihar ettim cümlelerinden..
Kendi izimi kaybettim Senin peşinde..
Her cümlenden düştükçe virgüllerine sarıldım..
Düşmeyeyim diye..
Düş olmayayım diye..
Hınzır bir gülümseme yine yüzümde
Biraz çocuksu, biraz dengesizce
Dudağımın sol tarafına kaydığı kadar
Dengesiz...
Gitsen beni öldürürsün en fazla
Kıyametin tam orta yerinde;
Kalbimin deli gibi Sana attığıdır AŞK! ...
Çatışmanın tam ortasında;
Kurşunlara hedef olmaktır; KİMSESİZLİK! ...
Karışıyorum
Öyle çok karışıyorum ki kendi içime
Gölgemi sen zannedip konuşuyorum kendimle
Bu karışmak yalnızlığa karışmaktı aslında kendini yok eder gibi
Uyuşuyorum
Çok uzaklardaki sevgiliye söylenilememiş tüm aşk sözcükleri
Ancak içimde kalır
Dua gibi dilimde
Duyulmayacak kadar derinden
Beynim soyunuyor bildiğim tüm gerçeklerden, zamanla
Kısa pantolonlu düşlerime
Etek giymeyi öğretmem gerek
Hatırladın mı sahi o günleri?
Ölürken bile sormazlar mı insana son arzusunu?
Gidişin ölümse; niye sormadın?
Celladım mıydın Sen benim?
Boynuma ipi dolayan, yoksa sandalye mi mi tekmeleyen?
Sevdiğimdin, acılarıma nikah kıydığım….
Depreme alışmak gibiydi, Sensizliğe de alışmak..
Bununla yaşamaya çalışmak..
Hastalıkla yaşamak gibi,
Varlığında, Yok’luğunu kabullenmek…
Günlerimin her biri birbirine hızla benzeyerek geçiyor..
Hangimiz daha Kırmızı’ydık?
Ben Senin Şarap’taki rengine kanmıştım….
Kendi rengime bakmadan….
Sen Şaraplaştıkça, benim bağ’ım bozuluyordu!
Yüzünü unuttu bu şehir, rüzgarlar ters esiyor,
Sen yanımdan gittiğinden beri
Herkese uzağım artık
Görünmez çivili tel dikenler,
İnsanlarla ruhum arasında
İstesem de yaklaşamıyorum artık kimseye
Yaklaştıkça batıyor dikenler,




-
Yusuf Dumral
Tüm YorumlarTüm şiirlerini beğeni ile okuduğum bir şairdir. Şiirlerinde sanki hayatından kesitler var gibi... Kalemin hep yazsın, durmadan yazsın. Sevgiyle kal arkadaşım.