***** EYY BEŞER KARDAŞIM ***** Bütün olumsuzlukları Fıtrat-ı Kadere bağlama. Bazen en uzak durduğumuz, görmezden geldiğimiz, ve hatta en korktuğumuz olgular, belki de aklımıza, ruhumuza ve sağlığımıza ilaç gibi gelecek ve bizi daha da huzur ve mutlu- luğa kavuşturacaktır......VESSELAM -------OZAN ÇAKIROĞLU
*** SAYIN SELDA ERŞAHİN HANIMEFENDİ *** . 1990 lar da Din-mezhep muhteviyatlı bir Panele katılmıştım. Orada ki Fikir teatisinden sonra DÜNYA GERÇEK, İNSANLAR FANİ ve ÖLÜM 'DE HAKTIR diye bütün Kalbimle inanarak bu sözü söylemiştim. Bu SÖZ Bana aittir...Aradan 34 yıl geçmesine rağmen ben hala aynı fikir ve inançtayım. Aşağıda ki tespitlerim de bu doğrultudadır.... . Zati Aliniz benim sayfama, şöyle Şiir tadında bir aforizma bırakmışsınız? Eyvallah, teşekkür ederim... **** DEMİŞSİNİZ Kİ **** Aldanma İnsanoğlu Bırakırken kendini iradesiz Tanrının ellerine Dünya bir simülasyondan ibarettir Beş duyu organına asla güvenme Sen aciz bir varlıksın Ne Dünya gerçek, ne de ölüm haktır... . Eğer ki zamanınız olursa, ve de zahmet olmazsa, buraya detaylı bir yorum yazar mısınız? Sevgi, Barış ve suhuletle kalınız....SAYGIYLA.... OZAN ÇAKIROĞLU
-------DÜNYA GERÇEK, ÖLÜM HAKTIR------- -------Dünya, Güneş sistemine bağlı ve Güneşe en yakın olan üç Gezegen'den biridir. Çekim kuvvetinden dolayı üzerinde ve katmanlarında Su, Hava, Oksijen Kimyasal Mineral ve Madenler bulunmaktadır. Dünya, kendi ekseni etrafında Dönüş hızı 1600 Km. dir. Güneşin etrafın da dönüş hızı 107 bin Km.dir. -------Dünya, Üzerin de yaşayan yaklaşık dokuz milyon canlı türü bulunmaktadır. Bu da demektir ki, Dünya gerçek ve bunca mahlukatla beraber yaşanabilir bir Gezegendir. Peki neden Fetbazlar Dünya yalan ve ölüm bakidir diye fetva verirler anlamış değilim. Diğer Gezegenleri görmediğimiz halde varlığına inanı- yoruz. Cennet ve Cehennemin varlığına inanıyoruz da amel ediyoruz. Neden üzerinde tepinip ve türlü nimetlerinden faydalanarak aheste aheste yaşayıpta Şükür etmiyoruz.? Bu ne yaman bir çelişkidir. -------Bazı Fetbazlar, kürsülerden Dünya'ya Ahiretin Tarlasıdır diye fetva veriyor- lar. Anlamış değilim. Anlamakta mümkün değildir. Kur'an-a göre, Kainatın bütün Tapusu Yüce Yaradana aittir ve hükmünü de kendisi verir diyor ayetler. Bu Güzel muhteşem Dünyamızın her türlü imkânlarından faydalanıp ve sonrada yok fani, yok yalan, yok Ahiret Tarlası terimleriyle neslimizi nereye yönlendirmek isteniyor. -------Bütün Mahlukatın elbette ki bir sonu vardır. Beşer Alemi, doğar, büyür, yaşar ve ölürler. Ve Lakin Topraktan geldikleri gibi tekrar Toprağa dönerler. Buna bazı Doktrinler; Evrim derler, bazılar da Devinim derler. Ben de derim ki: Dünya gerçek, Ölüm Haktır. VESSELAM ---------ÇAKIROĞLU------
* DİNLE KARDAŞ DİNLE SÖZÜMÜ * Dostum miskinlik etme zamanla yarış Cehaletten uzak dur, Bilimle sarış Kaderini suçlama, kendinle barış Hak-hakikat yolundan, ayrılma kardaş. . Siyasetle uğraşıp, şaşırma yolu Parlamenter çok sever, parayı-pulu Sağ taraf Hilafettir, Fetrettir Solu Aman peşinden koşup, yorulma kardaş... ------OZAN ÇAKIROĞLU-------
--Muasır medeniyet yakalamayan Milletler yabancı yabancı kültürün ayakları altında cebelleşmeye mahkum olurlar... --Ulusal ahlaki olmayan bir Milletin barış ve suhulet içerisinde yaşaması ve anayasal haklara riayet etmesi düşünülemez... --Devletin Ulusal bütçesi bir tek vergi yoluyla sağlanıyorsa, o Devlette haktan, Hukuktan ve Adaletten bahsedilemez... --Ulusal bir Milletin çağdaş, uygarlık ve barış içerisinde yaşayabilmesi için bilimsel eğitim ve öğretim seviyesinin yüksek ve Anayasal hakların eşit ve adil bir şekilde icra ve ifa edilmesiyle mümkündür....VESSELAM -------OZAN ÇAKIROĞLU-------
***** RUBAİYAT ***** Mevsimler kış mı, bahar mı seçilmez oldu Şehir de kim ne Millet''tir, çözülmez oldu Çarşı-pazar yabancıdan, geçilmez oldu Sokakta Afgan-Süryani Dört nal gidiyor... ------OZAN ÇAKIROĞLU--------
Ne değişti Kardaş Düzenden yana Eyy Sayın Devlet'lüm sorayım sana Ne zaman çevrildi, yoksula vana Enflasyon mu düştü, talan mı bitti. . Fiyatlar düştü de, biz mi duymadık Maaşlar arttı da, biz mi saymadık Bal börek yedik te, biz mi doymadık Yandaş ta, sırdaş ta, yalan mı bitti.
Eyy Vatandaş omurgalı ol tekleme Keramet Haktadır, Şah'tan bekleme TÜİK gel doğruyu, Halktan saklama Devlet-ü Erkân'da, Plan mı bitti... -----OZAN ÇAKIROĞLU------
***** EYY CEMAAT-İ MÜSLİMİN ***** Cinsiyeti ne olursa olsun, Müstakbel Eşini aldatan mevcudiyetin medeni hali ŞEREFSİZ-liktir... Devlet ve Milletini aldatan cümle mahlukatlar VATAN Hainidir....VESSELAM --------OZAN ÇAKIROĞLU---------
***** EYY BEŞER KARDEŞİM ***** --Antoloji. Com, bütün şair, yazar ve okurlara Türk Ulusal Edebiyatmız, özellikle Şiir dalı tomurcuklanasın, elvan-elvan çiçek açsın diye böyle bir imkân sunmuştur. Özelikle NEDİR sayfalarında fikirsel bazda bir tartışma teatisine fırsat vermiştir. Bu fırsatı neden kişisel kibir ve egonuza alet ediyorsunuz? Neden başkalarının ticari maksatla çıkarmış oldukları CİDİ ve Kasetlerini paylaşıyorsunuz. Burası Sanatçının Reklam kulvarı değil ki? --Ayrıca yabancı bilim adamlarının ve metafizikçi filozofların deyimlerini paylaşıyorsunuz? Bu yabancı hayranlığınızın nedeni ne ola ki? Yoksa kendi benliğinizden ve Ulusal özünüzden bir şüpheniz mi vardır? Kendinize ait olan her bilgi bir velinimettir. Neden kıymetini, anlam ve önemini bilmiyorsunuz? Bu kadar sitatik-durağan ve sitabil olmanıza neden ne olabilir? --Eyy beşer kardeşim, önce kendin ol, kendini tanı, kendine güven, kendin üret ve kendi Milletinle tüket. Özellikle mütedeyyin kesim sözlerim sizedir. Mahşer-i Divan da sorgulanırken sizin yerinize suallara, o çok sevdiğiniz yabancı zırtapozla mı cevap verecekler...VESSELAM ---------OZAN ÇAKIROĞLU----------
**** KADINA ŞİDDET ve KADININ-KADINA ŞİDDETİ.**** --Kadına şiddet Hz. Adem'den beri vardır. Kabilin, Kardeşi Habil'i öldürmesiyle başlamıştır. ERİL'in, DİŞİL'e karşı şehvet-i duygular beslemesi ve sahip olma arzusuyla yaklaşması başlı-başına bir şiddettir. Ayrıca fiziksel gücüyle hükmetmesi ayrı bir şiddettir. --Kadına Şiddet, Tabiat Şartlarına ve Tarihsel yaşam biçimine göre şekil değiştirmiştir. Zaman-zaman Kadının doğurganlığı ve bazı özel durumları lanetli olarak görülmüştür. Daha sonraları, ANAERKİL le beraber Neolotik Toplumlar oluşmuştur. Neolotik Çağla birlikte Kadının-Kadına karşı rakip olması Hemcins muhalifliği şiddete, hatta zaman- zaman bu şiddetler zülüme dönüşmüştür. Taa ne zaman ki neslin Baba tarafından devam ettiği anlaşılana kadar. Yani Bronz Çağın başlamasıyla ATAERKİL Toplumsal yapılaşmaya gidilmiştir... --İslamiyette Kadının Yeri: Bana göre İslamiyette KADININ yeri hiç olmadı. Hep hor görüldü, dışlandı, küçümsendi, aşağılandı, dövüldü ve REJM edildi. Ayrıca kılıf-kıyafetiyle KADINA En büyük işkence yapıldı. Bu şiddet ve zülümat Osmanlı zamanın da artarak devam etmiştir. Berdel, Kuma ve benzeri törelerle KADININ Anasını ağlatmışlardır. Erkeğe BOŞ ol yetkisi verilerek KADINI adeta köleleştirmiştir. Kadının Karnından sıpayı, Sırtından sopayı eksik etmeyeceksin sözünü adeta yasa haline getirmişlerdir. --Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk Kutlu ve Hür Cumhuriyet kurunca, Devrim yasalarıyla birlikte KADIN Haklarını Türk Medeni Kanunla beraber hayata geçirmiştir. Resmi Nikâhla birlikte KADININ evliliğini güvence altına almıştır. Tek eşliliği zorunlu kılmıştır. Seçme ve seçilme hakkını vermiştir. Kamusal alanda Kadın-Erkek eşitlik ilkesini Memleket sathına yaymıştır. Ve bu gidişat Sarışın Güzel Başbakan Tansu Çiller Hanımefendi'yle birlikte zirve yapmıştır... Kıskanan yobaz, bağnaz, gerici aymazlar çatlasın????? --Son zamanlar da KADINA şiddet oldukça arttı. Bir tarafta cümle Tarikat ve Asitane Dergâhları İslamiyet gölgesi altında DİNİ bir zülfikâr Kılıç gibi kullanıp Kadınları o pis çirkef amellerine alet ediyorlar. Kılıf-kıyafetleriyle Kadını-Kadından ayrıştırıyorlar. Öte taraftan Avrupa Aşıkları ve Tekelci Burjuvazi Kadını Reklam ve Moda sektörüne Kurban ediyorlar. Genç neslin kafalarını bulandırıyorlar Bunu hayata geçirirken yine Kadını-Kadına karşı kullanıyorlar. Güzellik ve benzeri yarışmalar düzenliyorlar. Popçulları, Rapçıları sahnede Portakal gibi soyup genç nesile sunuyorlar. Türk Ulusal Medeniyet yapısını dejenere etmek için ellerinden ne gelirse onu uyguluyorlar. --SONUÇ: Cümle Tarikatlar Türk Ulusal Medeniyetine ne kadar zarar veriyorsa, diğer taraftan Tekelci Burjuvazi de bir o kadar zarar vermektedir......VESSELAM. --BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN--
***** TOPLUMSAL SINIFLAR ***** --Toplumsal Sınıf kavramı, Medeniyetlerin Hiyerarşik konumlarına göre şekil bulmuştur. Sanayı Devrimleri öncesi Kabilelerin oluşmasında, Asiller ve sefiller, Hürler-Köleler ve Zenginler-yoksular arasında ki farkın açılmasıyla çekişme başlamıştır. Din ve Mezhep- lerin doğuşuyla birlikte yeni medeniyetler keşfedilmiştir. --1789 Fransa Demokratik Burjuva devrimiyle beraber, sıralı bir şekilde bütün Dünya'ya sirayet etmiştir. Kapitalist Rejim sistemleriyle Sınıflar ortaya çıkmış, akabinde Senyör ve Serfler, Patron-Puroletarya, Ezen-Ezilen, Yöneten ve yönetilen, Köylüler ve Kentliler arasında ki uçurum açıldıkça açılmıştır. Kapitalist ve Emperyalist Toplumların oluşmasında ve güç kazanmasında Devlet erki bir baskı aracı olarak kullanılmıştır. --Kapitalist Toplumlarda bu ayrıcalığa, haksızlığa, Hak-Hukuk ve Adaletsizliğe, Din-Dil-Irk Renk ve Cinsiyet ayrımcılığına son vermek için yeni bir Devlet ve yeni bir Rejim sistemi kuran tek ve son Lider ve Devlet Adamı Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'tür. Bunu Büyük Millet Meclisini açmasıyla başlamış, ve 29-EKİM-1923 de Cumhuriyeti kurmuştur...VESSELAM. ------BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN------
Kardaşım, ben bu güne kadar hem zengin, hem de vicdanlı-merhametli birini hiç görmedim. Eğer ki gören varsa, o zengin mevcudiyetin birazcık kuyruğuna bassın bakalım, vicdan- merhamet diye bir şey kalıyor mu????
Hürriyet Kutsaldır, yaşanmaz onsuz Bu devran bozulur, sanma ki sonsuz Popçular sahnede, zıplıyor donsuz Amanın bizde ki, Modaya bakın. . Zaman mı bozuk, Nesil mi azıyor Avrupa sevdası, Ahlak bozuyor Sokakta Kadınlar, şortla geziyor Nazarla bakışan, Hıdoya bakın. . Saçları boyalı, Limon sarısı Al-açıkta kalmış, vücut yarısı Cakalar satıyor, Leydi karısı Nursuzun attığı, havaya bakın. . Bir kenara atmış, namusu-arı Urbadan ibaret, mülkiyet-varı Ne yuvası kalmış, ne de bir tarı Gölgesiz yürüyor, Hamoya bakın. . Şimdi ki Gençliğe kalmadı güman Hakikat bozuldu, yok oldu iman Setreni açıkta, giymiyor tuman Almana benzemiş, haykoya bakın. . Sübyan Kuma alır, Hoca'yla-Hacı Uyuşmuş Beyinler, duymuyor acı Ne Baba tanıyor, ne kardaş-bacı Nektarı Şaraptır, Saykoya bakın. . Saçını boyatmış, dönmüş Kadına Dövmeler yaptırmış, baldır-buduna Vezir ne söylesin, böyle oduna Sokakta sürünen, zankaya bakın... ------OZAN ÇAKIROĞLU------
***** ÖĞRETMEN ***** Öğretmendir Yurdun orta direği Kalem-Defteridir, Külüng-küreği Memleket aşkıyla, çarpar yüreği Sevgidir, Barıştır Yardır Öğretmen. . Ana-Ata gibi davranır candan Medeniyet çağlar damardan-kandan Onlarsız Memleket karanlık-zindan Hakikate varan, Yoldur Öğretmen. . Devlete Temeldir, nesile maya Kâşifler eğitir, gönderir Aya Bazen Süvari'dir, bazen de yaya İlim bahçesinde, Gül'dür Öğretmen. . Amacı İSTİKBAL, Seyreder Arşı Direnir Savaşır, yobaza karşı Okutur Sulh ile İSTİKLAL Marşı Lehçedir-Lisandır Dildir Öğretmen. . Nakış-nakış işler Bilimi özden Bayrak-Milletini düşürmez gözden Yola revan olur, Kemalist izden Ne sağdadır, ne de soldur Öğretmen. . Kimisi kadrolu, kimisi vekil Onlar verir medeniyete şekil Fecir'de Güneş'tir, Lamba da fitil Karanlığa irşat-Yoldur Öğretmen. . Der Vezir, onlardan aldım hidayet Hakikattır sözüm, değil rivayet Mevlam Yollarını, etsin selamet Hür Cumhuriyete, koldur Öğretmen, Arıdır, Nektardır, Baldır Öğretmen... ------OZAN ÇAKIROĞLU------ . T.C. Yasaları doğrultusunda görev yapan Cumhuriyet emanetçileri, Vatan'ın Aydın neferleri, yarınların irşad-i umutları Cümle Öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler günü kulu olsun....ARTVİN'li VEZİR PEHLEVAN....
***** RUBAİYAT ***** Mevsimler bahar mı, kış mı seçilmez oldu Barajlar bulandı, Sular içilmez oldu Çarşı-Pazar haramiden, geçilmez oldu Aracı-Tefeci-Rantçı Dört nal gidiyor, Sokakta Anarşi-terör, Dört nal gidiyor... -------OZAN ÇAKIROĞLU--------
**** MUHTEREM HANIMEFENDİ **** --5816 Sayılı TC.Kanun'u Atatürk'ü temsil eden, heykel, büst ve abideleri veyahut Atatürk'ün Kabrini tahrip eden, kıran bozan ve ya kirleten her kim olursa olsun, (Dini, Dili, ırkı ve cinsiyeti ne olursa olsun) ayırt edilmeden 5 yıla kadar ağır hapis cezası verilir. Ayrıca bu suçlar asla ve kat-a AF kapsamına girmez... --Bu gün bahse konu olan 5816 sayılı kanuna atıfta bulunmanızın bir talihsiz açıklama olduğunu düşünüyorum. Kos-koca Türkiye Cumhuriyetini kuran Bir Devlet Adamını, Ordular Baş Komutanını ve kurucu Cumhur başkanını kanunlar korumuyacak ta, Cumhuriyet düşmanı Tarikatlar mı koruyacak. Vatan, Bayrak ve Millet düşmanları mı koruyacak. Yurdumuz da 5816 saylı kanuna muhalif yüzlerce provokatif eylemler, ve zaman-zaman fiili saldırılar olmuştur. Amma ve lakin hepsi de boyunun ölçüsünü almıştır. --Anayasamız da 5237 Sayılı kanunun 216. maddesi de Misak-ı milli sınırları içerisinde faal olan bütün Din ve cümle mezhepleri güvence altına almıştır. Her iki kanun da teminatı LAİKLİK ilkesidir..... --Kardeşim, Zat-i alinizin ufku geniş ve feraset sahibi mütedeyyin bir Vatandaş olduğunuzu biliyorum. O talihsiz mukabil yazınızı kaldırmanız doğru bir davranış eylemi olacağını düşünmekteyim...Yine de siz bilirsiniz.....VESSELAM.
***YA HU KARDAŞ BİZ MİLLETÇE NEREYE EVRİLİYORUZ*** Eril bir Şair, yazdığı bir dörtlükte öptüğüm Kızlar geliyor hayalime demiş... Demiş-demesine de, tam 60 Şair peki-peki deyip, alkış tutmuşlar. Akış tutanlar arsında Kadın Şairlerde var...Ya hu bu ne yaman çelişkilidir. . Peki aynı deyimleri Bir Kadın Şairimiz yazarsa, o zaman da peki-peki deyip te alkış tutacak mısınız? Beyefendi duygusal şehvet içerikli Şiirler yazarken, hiç Toplumsal tepkiyi kaale almıyor. Cesurca yazıyor. Kardaşım sen de yanlışı ayıbı hiç çekinmeden, tırsmadan, neme lazım demeden cesurca eleştireceksin. İnsanlık, Adamlık ve Demokrasi budur diye düşünüyorum....Ben zaten her daim düşünüyorum da, bu güne kadar hiç işe yaramadı....VESSELAM ---------OZAN ÇAKIROĞLU-------
İnsan hasıl oldu, Adem'den beri Haram yemeseydi, Cennet'ti yeri Görünmez oldular, Cin-şeytan peri Bunların sırrını, Çöz gizli kalsın. . Denizler altın da Göl neden oldu Hz. Meryem'de, Döl neden oldu Dört Kitapta ayrı Yol neden oldu Bilirsen Mevla'ya, Yaz gizli kalsın. . Okuyup yazardı, Ummi değildi Allah'tan gelen her emre kaildi Hür İslam Alemi, Ona Eğildi Kitabı Kuran'dır, Cüz gizli kalsın. . O kimdir Şems ile Yola koyuldu Devran-i Alem'de, Adı duyuldu Okundu Kitaplar, ilme doyuldu Bilirsen deftere Yaz gizli kalsın. . Terk etti Dünya'yı, kürkü-libası Hakkı anlatmaktı, bütün çabası Cümle Takvaların, Fikir babası Çözersen esrarı, Ruz gizli kalsın. . O Cumhuriyet-i, Hak yolu bildi Hürriyet yolunda, çağlayan seldi Türk Evladı Türk'tü, bir ehli dildi Nazarla bakışan, Göz gizli kalsın. . Der Vezir, Pir Sultan Ozanlar şahı Bir Kara Kalemdi, Kılıcı-yayı Hızır Paşa verdi, Zehirden payı Namerdin Yazdığı Söz gizli kalsın... ------OZAN ÇAKIROĞLU------
İnsan hasıl oldu, Adem'den beri Haram yemeseydi, Cennet'ti yeri Görünmez oldular, Cin-şeytan peri Bunların sırrını, Çöz gizli kalsın. . Denizler altın da Göl neden oldu Hz. Meryem'de, Döl neden oldu Dört Kitapta ayrı Yol neden oldu Bilirsen Mevla'ya, Yaz gizli kalsın. . Okuyup yazardı, Ummi değildi Allah'tan gelen her emre kaildi Hür İslam Alemi, Ona Eğildi Kitabı Kuran'dır, Cüz gizli kalsın. . O kimdir Şems ile Yola koyuldu Devran-i Alem'de, Adı duyuldu Okundu Kitaplar, ilme doyuldu Bilirsen deftere Yaz gizli kalsın. . Terk etti Dünya'yı, kürkü-libası Hakkı anlatmaktı, bütün çabası Cümle Takvaların, Fikir babası Çözersen esrarı, Ruz gizli kalsın. . O Cumhuriyet-i, Hak yolu bildi Hürriyet yolunda, çağlayan seldi Türk Evladı Türk'tü, bir ehli dildi Nazarla bakışan, Göz gizli kalsın. . Der Vezir, Pir Sultan Ozanlar şahı Bir Kara Kalemdi, Kılıcı-yayı Hızır Paşa verdi, Zehirden payı Namerdin Yazdığı Söz gizli kalsın... ------OZAN ÇAKIROĞLU------
--Devri zamanda meydana gelen Afatı-tufanı, Deprem zelzeleyi ve bunca melaneti Özellikle Hükümet kanadı Fıtrat-ı Kadere bağlıyor. Ve ihlası için Saraylar da hatim indiriliyor. Ülke nüfusunun % 40 ı bu hilaflı fetvaya inanıyor. % 20 si de arafta kalıyor. Diğer % 40' ı Memleketin bu günkü halini çok iyi bilmektedir. Ancak bazı nedenlerden dolayı susuyor-pusuyor ve tırsıyor. Bir türlü tepkisini dile getiremiyor...VESSELAM. -------OZAN ÇAKIROĞLU-------
***** RUBAİYAT *****
Feleğin çarkı bozuk hiç düzen tutmuyor
Nursuzların çaldığı, sulbüne yetmiyor
Hak-hakikatsız yollar, huzura gitmiyor
Yeniden Demokrasiye dönelim kardaş.
Cumhuriyetle huzuru, bulalım kardaş...
------OZAN ÇAKIROĞLU-------
yurtseverler köşe bucakta kaldı, vatanperverler meydanda
***** RUBAİYAT *****
İlk bahar, yaz derken mevsim evrildi
Yapraklar dalından uçtu savruldu
Bülbüller aşkından yandı kavruldu
Sonunda kapıyı çaldı sonbahar...
-----OZAN ÇAKIROĞLU------
Su, Hava, Güneş gibi, karşılıklı saygı ve sevgi
insanların doğal ihtiyaçlarıdır.....
------OZAN ÇAKIROĞLU------
DİNLE FESAT DİNLE SÖZÜMÜ
.
Palavra kulvarı, değil burası
Ölçüsüz sözlerin, Kılıç yarası
Sunduğun ikramlar zehir şırası
Topluma kin-kibir eker gidersin.
.
Erenler Cemine Fitne katarsın
Yalanı kırk renge boya satarsın
Gün gelir lafını, yalar yutarsın
Sırrını ağyara döker gidersin.
.
Biraz omurgalı ol, kendini yıkma
Kindara-Cindara, derdini dökme
Falcıya inanıp, uçmaya kalkma
Her iki Dünyayı, yıkar gidersin.
.
Kul Vezir, her zaman doğruyu yazar
Eğriyi-doğruyu, gözerden süzer
Aymazın-Yobazın, keyfini bozar
Arkana bakmadan çeker gidersin...
------OZAN ÇAKIROĞLU------
***** RUBAİYAT *****
Merhaba Eyy bindiği dalı kesenler
Mustafa Kemal'in devrine küsenler
Riyasetten yana, gürleyip esenler
Cumanız bereketli ve kutlu olsun,
Zenginler ezilsin, yoksul mutlu olsun...
-----OZAN ÇAKIROĞLU------
***** EYY BEŞER KARDAŞIM *****
Bütün olumsuzlukları Fıtrat-ı Kadere bağlama. Bazen en uzak durduğumuz,
görmezden geldiğimiz, ve hatta en korktuğumuz olgular, belki de aklımıza,
ruhumuza ve sağlığımıza ilaç gibi gelecek ve bizi daha da huzur ve mutlu-
luğa kavuşturacaktır......VESSELAM
-------OZAN ÇAKIROĞLU
*** SAYIN SELDA ERŞAHİN HANIMEFENDİ ***
.
1990 lar da Din-mezhep muhteviyatlı bir Panele katılmıştım. Orada ki Fikir teatisinden sonra
DÜNYA GERÇEK, İNSANLAR FANİ ve ÖLÜM 'DE HAKTIR diye bütün Kalbimle inanarak bu
sözü söylemiştim. Bu SÖZ Bana aittir...Aradan 34 yıl geçmesine rağmen ben hala aynı fikir ve
inançtayım. Aşağıda ki tespitlerim de bu doğrultudadır....
.
Zati Aliniz benim sayfama, şöyle Şiir tadında bir aforizma bırakmışsınız? Eyvallah, teşekkür
ederim...
**** DEMİŞSİNİZ Kİ ****
Aldanma İnsanoğlu
Bırakırken kendini iradesiz Tanrının ellerine
Dünya bir simülasyondan ibarettir
Beş duyu organına asla güvenme
Sen aciz bir varlıksın
Ne Dünya gerçek, ne de ölüm haktır...
.
Eğer ki zamanınız olursa, ve de zahmet olmazsa, buraya detaylı bir yorum yazar mısınız?
Sevgi, Barış ve suhuletle kalınız....SAYGIYLA.... OZAN ÇAKIROĞLU
-------DÜNYA GERÇEK, ÖLÜM HAKTIR-------
-------Dünya, Güneş sistemine bağlı ve Güneşe en yakın olan üç Gezegen'den
biridir. Çekim kuvvetinden dolayı üzerinde ve katmanlarında Su, Hava, Oksijen
Kimyasal Mineral ve Madenler bulunmaktadır. Dünya, kendi ekseni etrafında
Dönüş hızı 1600 Km. dir. Güneşin etrafın da dönüş hızı 107 bin Km.dir.
-------Dünya, Üzerin de yaşayan yaklaşık dokuz milyon canlı türü bulunmaktadır.
Bu da demektir ki, Dünya gerçek ve bunca mahlukatla beraber yaşanabilir bir
Gezegendir. Peki neden Fetbazlar Dünya yalan ve ölüm bakidir diye fetva
verirler anlamış değilim. Diğer Gezegenleri görmediğimiz halde varlığına inanı-
yoruz. Cennet ve Cehennemin varlığına inanıyoruz da amel ediyoruz. Neden
üzerinde tepinip ve türlü nimetlerinden faydalanarak aheste aheste yaşayıpta
Şükür etmiyoruz.? Bu ne yaman bir çelişkidir.
-------Bazı Fetbazlar, kürsülerden Dünya'ya Ahiretin Tarlasıdır diye fetva veriyor-
lar. Anlamış değilim. Anlamakta mümkün değildir. Kur'an-a göre, Kainatın bütün
Tapusu Yüce Yaradana aittir ve hükmünü de kendisi verir diyor ayetler. Bu Güzel
muhteşem Dünyamızın her türlü imkânlarından faydalanıp ve sonrada yok fani,
yok yalan, yok Ahiret Tarlası terimleriyle neslimizi nereye yönlendirmek isteniyor.
-------Bütün Mahlukatın elbette ki bir sonu vardır. Beşer Alemi, doğar, büyür, yaşar
ve ölürler. Ve Lakin Topraktan geldikleri gibi tekrar Toprağa dönerler. Buna bazı
Doktrinler; Evrim derler, bazılar da Devinim derler. Ben de derim ki: Dünya gerçek,
Ölüm Haktır. VESSELAM
---------ÇAKIROĞLU------
* DİNLE KARDAŞ DİNLE SÖZÜMÜ *
Dostum miskinlik etme zamanla yarış
Cehaletten uzak dur, Bilimle sarış
Kaderini suçlama, kendinle barış
Hak-hakikat yolundan, ayrılma kardaş.
.
Siyasetle uğraşıp, şaşırma yolu
Parlamenter çok sever, parayı-pulu
Sağ taraf Hilafettir, Fetrettir Solu
Aman peşinden koşup, yorulma kardaş...
------OZAN ÇAKIROĞLU-------
--Muasır medeniyet yakalamayan Milletler yabancı yabancı kültürün ayakları
altında cebelleşmeye mahkum olurlar...
--Ulusal ahlaki olmayan bir Milletin barış ve suhulet içerisinde yaşaması ve
anayasal haklara riayet etmesi düşünülemez...
--Devletin Ulusal bütçesi bir tek vergi yoluyla sağlanıyorsa, o Devlette haktan,
Hukuktan ve Adaletten bahsedilemez...
--Ulusal bir Milletin çağdaş, uygarlık ve barış içerisinde yaşayabilmesi için
bilimsel eğitim ve öğretim seviyesinin yüksek ve Anayasal hakların eşit ve
adil bir şekilde icra ve ifa edilmesiyle mümkündür....VESSELAM
-------OZAN ÇAKIROĞLU-------
***** RUBAİYAT *****
Mevsimler kış mı, bahar mı seçilmez oldu
Şehir de kim ne Millet''tir, çözülmez oldu
Çarşı-pazar yabancıdan, geçilmez oldu
Sokakta Afgan-Süryani Dört nal gidiyor...
------OZAN ÇAKIROĞLU--------
DİNLE KARDAŞ DİNLE SÖZÜMÜ
Ne değişti Kardaş Düzenden yana
Eyy Sayın Devlet'lüm sorayım sana
Ne zaman çevrildi, yoksula vana
Enflasyon mu düştü, talan mı bitti.
.
Fiyatlar düştü de, biz mi duymadık
Maaşlar arttı da, biz mi saymadık
Bal börek yedik te, biz mi doymadık
Yandaş ta, sırdaş ta, yalan mı bitti.
Eyy Vatandaş omurgalı ol tekleme
Keramet Haktadır, Şah'tan bekleme
TÜİK gel doğruyu, Halktan saklama
Devlet-ü Erkân'da, Plan mı bitti...
-----OZAN ÇAKIROĞLU------
***** EYY CEMAAT-İ MÜSLİMİN *****
Cinsiyeti ne olursa olsun, Müstakbel Eşini aldatan mevcudiyetin medeni hali ŞEREFSİZ-liktir...
Devlet ve Milletini aldatan cümle mahlukatlar VATAN Hainidir....VESSELAM
--------OZAN ÇAKIROĞLU---------
***** EYY BEŞER KARDEŞİM *****
--Antoloji. Com, bütün şair, yazar ve okurlara Türk Ulusal Edebiyatmız, özellikle Şiir dalı
tomurcuklanasın, elvan-elvan çiçek açsın diye böyle bir imkân sunmuştur. Özelikle NEDİR
sayfalarında fikirsel bazda bir tartışma teatisine fırsat vermiştir. Bu fırsatı neden kişisel kibir
ve egonuza alet ediyorsunuz? Neden başkalarının ticari maksatla çıkarmış oldukları CİDİ
ve Kasetlerini paylaşıyorsunuz. Burası Sanatçının Reklam kulvarı değil ki?
--Ayrıca yabancı bilim adamlarının ve metafizikçi filozofların deyimlerini paylaşıyorsunuz?
Bu yabancı hayranlığınızın nedeni ne ola ki? Yoksa kendi benliğinizden ve Ulusal özünüzden
bir şüpheniz mi vardır? Kendinize ait olan her bilgi bir velinimettir. Neden kıymetini, anlam ve
önemini bilmiyorsunuz? Bu kadar sitatik-durağan ve sitabil olmanıza neden ne olabilir?
--Eyy beşer kardeşim, önce kendin ol, kendini tanı, kendine güven, kendin üret ve kendi
Milletinle tüket. Özellikle mütedeyyin kesim sözlerim sizedir. Mahşer-i Divan da sorgulanırken
sizin yerinize suallara, o çok sevdiğiniz yabancı zırtapozla mı cevap verecekler...VESSELAM
---------OZAN ÇAKIROĞLU----------
**** KADINA ŞİDDET ve KADININ-KADINA ŞİDDETİ.****
--Kadına şiddet Hz. Adem'den beri vardır. Kabilin, Kardeşi Habil'i öldürmesiyle başlamıştır.
ERİL'in, DİŞİL'e karşı şehvet-i duygular beslemesi ve sahip olma arzusuyla yaklaşması
başlı-başına bir şiddettir. Ayrıca fiziksel gücüyle hükmetmesi ayrı bir şiddettir.
--Kadına Şiddet, Tabiat Şartlarına ve Tarihsel yaşam biçimine göre şekil değiştirmiştir.
Zaman-zaman Kadının doğurganlığı ve bazı özel durumları lanetli olarak görülmüştür.
Daha sonraları, ANAERKİL le beraber Neolotik Toplumlar oluşmuştur. Neolotik Çağla
birlikte Kadının-Kadına karşı rakip olması Hemcins muhalifliği şiddete, hatta zaman-
zaman bu şiddetler zülüme dönüşmüştür. Taa ne zaman ki neslin Baba tarafından
devam ettiği anlaşılana kadar. Yani Bronz Çağın başlamasıyla ATAERKİL Toplumsal
yapılaşmaya gidilmiştir...
--İslamiyette Kadının Yeri: Bana göre İslamiyette KADININ yeri hiç olmadı. Hep hor görüldü,
dışlandı, küçümsendi, aşağılandı, dövüldü ve REJM edildi. Ayrıca kılıf-kıyafetiyle KADINA
En büyük işkence yapıldı. Bu şiddet ve zülümat Osmanlı zamanın da artarak devam etmiştir.
Berdel, Kuma ve benzeri törelerle KADININ Anasını ağlatmışlardır. Erkeğe BOŞ ol yetkisi
verilerek KADINI adeta köleleştirmiştir. Kadının Karnından sıpayı, Sırtından sopayı eksik
etmeyeceksin sözünü adeta yasa haline getirmişlerdir.
--Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk Kutlu ve Hür Cumhuriyet kurunca, Devrim yasalarıyla
birlikte KADIN Haklarını Türk Medeni Kanunla beraber hayata geçirmiştir. Resmi Nikâhla
birlikte KADININ evliliğini güvence altına almıştır. Tek eşliliği zorunlu kılmıştır. Seçme ve
seçilme hakkını vermiştir. Kamusal alanda Kadın-Erkek eşitlik ilkesini Memleket sathına
yaymıştır. Ve bu gidişat Sarışın Güzel Başbakan Tansu Çiller Hanımefendi'yle birlikte
zirve yapmıştır... Kıskanan yobaz, bağnaz, gerici aymazlar çatlasın?????
--Son zamanlar da KADINA şiddet oldukça arttı. Bir tarafta cümle Tarikat ve Asitane
Dergâhları İslamiyet gölgesi altında DİNİ bir zülfikâr Kılıç gibi kullanıp Kadınları o pis
çirkef amellerine alet ediyorlar. Kılıf-kıyafetleriyle Kadını-Kadından ayrıştırıyorlar.
Öte taraftan Avrupa Aşıkları ve Tekelci Burjuvazi Kadını Reklam ve Moda sektörüne
Kurban ediyorlar. Genç neslin kafalarını bulandırıyorlar Bunu hayata geçirirken
yine Kadını-Kadına karşı kullanıyorlar. Güzellik ve benzeri yarışmalar düzenliyorlar.
Popçulları, Rapçıları sahnede Portakal gibi soyup genç nesile sunuyorlar. Türk Ulusal
Medeniyet yapısını dejenere etmek için ellerinden ne gelirse onu uyguluyorlar.
--SONUÇ: Cümle Tarikatlar Türk Ulusal Medeniyetine ne kadar zarar veriyorsa, diğer
taraftan Tekelci Burjuvazi de bir o kadar zarar vermektedir......VESSELAM.
--BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN--
***** TOPLUMSAL SINIFLAR *****
--Toplumsal Sınıf kavramı, Medeniyetlerin Hiyerarşik konumlarına göre şekil bulmuştur.
Sanayı Devrimleri öncesi Kabilelerin oluşmasında, Asiller ve sefiller, Hürler-Köleler ve
Zenginler-yoksular arasında ki farkın açılmasıyla çekişme başlamıştır. Din ve Mezhep-
lerin doğuşuyla birlikte yeni medeniyetler keşfedilmiştir.
--1789 Fransa Demokratik Burjuva devrimiyle beraber, sıralı bir şekilde bütün Dünya'ya
sirayet etmiştir. Kapitalist Rejim sistemleriyle Sınıflar ortaya çıkmış, akabinde Senyör ve
Serfler, Patron-Puroletarya, Ezen-Ezilen, Yöneten ve yönetilen, Köylüler ve Kentliler
arasında ki uçurum açıldıkça açılmıştır. Kapitalist ve Emperyalist Toplumların oluşmasında
ve güç kazanmasında Devlet erki bir baskı aracı olarak kullanılmıştır.
--Kapitalist Toplumlarda bu ayrıcalığa, haksızlığa, Hak-Hukuk ve Adaletsizliğe, Din-Dil-Irk
Renk ve Cinsiyet ayrımcılığına son vermek için yeni bir Devlet ve yeni bir Rejim sistemi
kuran tek ve son Lider ve Devlet Adamı Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'tür. Bunu Büyük
Millet Meclisini açmasıyla başlamış, ve 29-EKİM-1923 de Cumhuriyeti kurmuştur...VESSELAM.
------BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN------
Kardaşım, ben bu güne kadar hem zengin, hem de vicdanlı-merhametli birini
hiç görmedim. Eğer ki gören varsa, o zengin mevcudiyetin birazcık kuyruğuna
bassın bakalım, vicdan- merhamet diye bir şey kalıyor mu????
*** BİZDEKİ MODAYA BAKIN ***
Hürriyet Kutsaldır, yaşanmaz onsuz
Bu devran bozulur, sanma ki sonsuz
Popçular sahnede, zıplıyor donsuz
Amanın bizde ki, Modaya bakın.
.
Zaman mı bozuk, Nesil mi azıyor
Avrupa sevdası, Ahlak bozuyor
Sokakta Kadınlar, şortla geziyor
Nazarla bakışan, Hıdoya bakın.
.
Saçları boyalı, Limon sarısı
Al-açıkta kalmış, vücut yarısı
Cakalar satıyor, Leydi karısı
Nursuzun attığı, havaya bakın.
.
Bir kenara atmış, namusu-arı
Urbadan ibaret, mülkiyet-varı
Ne yuvası kalmış, ne de bir tarı
Gölgesiz yürüyor, Hamoya bakın.
.
Şimdi ki Gençliğe kalmadı güman
Hakikat bozuldu, yok oldu iman
Setreni açıkta, giymiyor tuman
Almana benzemiş, haykoya bakın.
.
Sübyan Kuma alır, Hoca'yla-Hacı
Uyuşmuş Beyinler, duymuyor acı
Ne Baba tanıyor, ne kardaş-bacı
Nektarı Şaraptır, Saykoya bakın.
.
Saçını boyatmış, dönmüş Kadına
Dövmeler yaptırmış, baldır-buduna
Vezir ne söylesin, böyle oduna
Sokakta sürünen, zankaya bakın...
------OZAN ÇAKIROĞLU------
***** ÖĞRETMEN *****
Öğretmendir Yurdun orta direği
Kalem-Defteridir, Külüng-küreği
Memleket aşkıyla, çarpar yüreği
Sevgidir, Barıştır Yardır Öğretmen.
.
Ana-Ata gibi davranır candan
Medeniyet çağlar damardan-kandan
Onlarsız Memleket karanlık-zindan
Hakikate varan, Yoldur Öğretmen.
.
Devlete Temeldir, nesile maya
Kâşifler eğitir, gönderir Aya
Bazen Süvari'dir, bazen de yaya
İlim bahçesinde, Gül'dür Öğretmen.
.
Amacı İSTİKBAL, Seyreder Arşı
Direnir Savaşır, yobaza karşı
Okutur Sulh ile İSTİKLAL Marşı
Lehçedir-Lisandır Dildir Öğretmen.
.
Nakış-nakış işler Bilimi özden
Bayrak-Milletini düşürmez gözden
Yola revan olur, Kemalist izden
Ne sağdadır, ne de soldur Öğretmen.
.
Kimisi kadrolu, kimisi vekil
Onlar verir medeniyete şekil
Fecir'de Güneş'tir, Lamba da fitil
Karanlığa irşat-Yoldur Öğretmen.
.
Der Vezir, onlardan aldım hidayet
Hakikattır sözüm, değil rivayet
Mevlam Yollarını, etsin selamet
Hür Cumhuriyete, koldur Öğretmen,
Arıdır, Nektardır, Baldır Öğretmen...
------OZAN ÇAKIROĞLU------
.
T.C. Yasaları doğrultusunda görev yapan Cumhuriyet emanetçileri, Vatan'ın
Aydın neferleri, yarınların irşad-i umutları Cümle Öğretmenlerimizin 24 Kasım
Öğretmenler günü kulu olsun....ARTVİN'li VEZİR PEHLEVAN....
***** RUBAİYAT *****
Geçti bu Devranın demi bozuldu
Hakikat Sıratı, tersten yazıldı
Batılın peşinden boşa gezildi
Müspet fen-bilimsiz menzil alınmaz
Ameli Taksirat tenzil edilmez...
------OZAN ÇAKIROĞLU------
***** RUBAİYAT *****
Mevsimler bahar mı, kış mı seçilmez oldu
Barajlar bulandı, Sular içilmez oldu
Çarşı-Pazar haramiden, geçilmez oldu
Aracı-Tefeci-Rantçı Dört nal gidiyor,
Sokakta Anarşi-terör, Dört nal gidiyor...
-------OZAN ÇAKIROĞLU--------
**** MUHTEREM HANIMEFENDİ ****
--5816 Sayılı TC.Kanun'u Atatürk'ü temsil eden, heykel, büst ve abideleri
veyahut Atatürk'ün Kabrini tahrip eden, kıran bozan ve ya kirleten her kim
olursa olsun, (Dini, Dili, ırkı ve cinsiyeti ne olursa olsun) ayırt edilmeden
5 yıla kadar ağır hapis cezası verilir. Ayrıca bu suçlar asla ve kat-a AF
kapsamına girmez...
--Bu gün bahse konu olan 5816 sayılı kanuna atıfta bulunmanızın bir talihsiz
açıklama olduğunu düşünüyorum. Kos-koca Türkiye Cumhuriyetini kuran
Bir Devlet Adamını, Ordular Baş Komutanını ve kurucu Cumhur başkanını
kanunlar korumuyacak ta, Cumhuriyet düşmanı Tarikatlar mı koruyacak.
Vatan, Bayrak ve Millet düşmanları mı koruyacak. Yurdumuz da 5816 saylı
kanuna muhalif yüzlerce provokatif eylemler, ve zaman-zaman fiili saldırılar
olmuştur. Amma ve lakin hepsi de boyunun ölçüsünü almıştır.
--Anayasamız da 5237 Sayılı kanunun 216. maddesi de Misak-ı milli sınırları
içerisinde faal olan bütün Din ve cümle mezhepleri güvence altına almıştır.
Her iki kanun da teminatı LAİKLİK ilkesidir.....
--Kardeşim, Zat-i alinizin ufku geniş ve feraset sahibi mütedeyyin bir Vatandaş
olduğunuzu biliyorum. O talihsiz mukabil yazınızı kaldırmanız doğru bir davranış
eylemi olacağını düşünmekteyim...Yine de siz bilirsiniz.....VESSELAM.
***YA HU KARDAŞ BİZ MİLLETÇE NEREYE EVRİLİYORUZ***
Eril bir Şair, yazdığı bir dörtlükte öptüğüm Kızlar geliyor hayalime demiş...
Demiş-demesine de, tam 60 Şair peki-peki deyip, alkış tutmuşlar.
Akış tutanlar arsında Kadın Şairlerde var...Ya hu bu ne yaman çelişkilidir.
.
Peki aynı deyimleri Bir Kadın Şairimiz yazarsa, o zaman da peki-peki deyip te
alkış tutacak mısınız? Beyefendi duygusal şehvet içerikli Şiirler yazarken, hiç
Toplumsal tepkiyi kaale almıyor. Cesurca yazıyor. Kardaşım sen de yanlışı
ayıbı hiç çekinmeden, tırsmadan, neme lazım demeden cesurca eleştireceksin.
İnsanlık, Adamlık ve Demokrasi budur diye düşünüyorum....Ben zaten her daim
düşünüyorum da, bu güne kadar hiç işe yaramadı....VESSELAM
---------OZAN ÇAKIROĞLU-------
**DİNLE HOCAM DİNLE SÖZÜMÜ**
İnsan hasıl oldu, Adem'den beri
Haram yemeseydi, Cennet'ti yeri
Görünmez oldular, Cin-şeytan peri
Bunların sırrını, Çöz gizli kalsın.
.
Denizler altın da Göl neden oldu
Hz. Meryem'de, Döl neden oldu
Dört Kitapta ayrı Yol neden oldu
Bilirsen Mevla'ya, Yaz gizli kalsın.
.
Okuyup yazardı, Ummi değildi
Allah'tan gelen her emre kaildi
Hür İslam Alemi, Ona Eğildi
Kitabı Kuran'dır, Cüz gizli kalsın.
.
O kimdir Şems ile Yola koyuldu
Devran-i Alem'de, Adı duyuldu
Okundu Kitaplar, ilme doyuldu
Bilirsen deftere Yaz gizli kalsın.
.
Terk etti Dünya'yı, kürkü-libası
Hakkı anlatmaktı, bütün çabası
Cümle Takvaların, Fikir babası
Çözersen esrarı, Ruz gizli kalsın.
.
O Cumhuriyet-i, Hak yolu bildi
Hürriyet yolunda, çağlayan seldi
Türk Evladı Türk'tü, bir ehli dildi
Nazarla bakışan, Göz gizli kalsın.
.
Der Vezir, Pir Sultan Ozanlar şahı
Bir Kara Kalemdi, Kılıcı-yayı
Hızır Paşa verdi, Zehirden payı
Namerdin Yazdığı Söz gizli kalsın...
------OZAN ÇAKIROĞLU------
**DİNLE HOCAM DİNLE SÖZÜMÜ**
İnsan hasıl oldu, Adem'den beri
Haram yemeseydi, Cennet'ti yeri
Görünmez oldular, Cin-şeytan peri
Bunların sırrını, Çöz gizli kalsın.
.
Denizler altın da Göl neden oldu
Hz. Meryem'de, Döl neden oldu
Dört Kitapta ayrı Yol neden oldu
Bilirsen Mevla'ya, Yaz gizli kalsın.
.
Okuyup yazardı, Ummi değildi
Allah'tan gelen her emre kaildi
Hür İslam Alemi, Ona Eğildi
Kitabı Kuran'dır, Cüz gizli kalsın.
.
O kimdir Şems ile Yola koyuldu
Devran-i Alem'de, Adı duyuldu
Okundu Kitaplar, ilme doyuldu
Bilirsen deftere Yaz gizli kalsın.
.
Terk etti Dünya'yı, kürkü-libası
Hakkı anlatmaktı, bütün çabası
Cümle Takvaların, Fikir babası
Çözersen esrarı, Ruz gizli kalsın.
.
O Cumhuriyet-i, Hak yolu bildi
Hürriyet yolunda, çağlayan seldi
Türk Evladı Türk'tü, bir ehli dildi
Nazarla bakışan, Göz gizli kalsın.
.
Der Vezir, Pir Sultan Ozanlar şahı
Bir Kara Kalemdi, Kılıcı-yayı
Hızır Paşa verdi, Zehirden payı
Namerdin Yazdığı Söz gizli kalsın...
------OZAN ÇAKIROĞLU------
Değişti Mevsimler, Kükredi Dağlar
Bahçıvan yabancı, bozuldu Bağlar
Milleti Aslından kopardı *SAĞLAR*
Demokrasi kalktı, Tozu kalmadı,
Eski Medeniyetin Özü kalmadı...
-------OZAN ÇAKIROĞLU-----
Kardeşim, Evet Osmanlı İslam Elbisesini giymiştir-giymesine de,
amma ve lakin ters çevirip öğle giymiştir...... VESSELAM
------OZAN ÇAKIROĞLU-------
--Devri zamanda meydana gelen Afatı-tufanı, Deprem zelzeleyi ve bunca melaneti
Özellikle Hükümet kanadı Fıtrat-ı Kadere bağlıyor. Ve ihlası için Saraylar da hatim
indiriliyor. Ülke nüfusunun % 40 ı bu hilaflı fetvaya inanıyor. % 20 si de arafta kalıyor.
Diğer % 40' ı Memleketin bu günkü halini çok iyi bilmektedir. Ancak bazı nedenlerden
dolayı susuyor-pusuyor ve tırsıyor. Bir türlü tepkisini dile getiremiyor...VESSELAM.
-------OZAN ÇAKIROĞLU-------
*** ASLAN BACANAK ***
Adem'le Havva'dan, olmuşuz hasıl
Kitabımız Kuran, Muhammad Resul
Mezhepler oluştu, bozuldu Nesil
Tarikat Toplumu böldü Bacanak.
.
Döndükçe aşındı, Feleğin çarkı
İnsanın kalmadı, iblisten farkı
Karunlar Sulbüne çevirdi arkı
Milleti Kaz gibi, yoldu Bacanak.
.
Tarikat Horozu Tarından düştü
Yabancı Takvalar, yolundan şaştı
Dört Kuma alıyor, yavşağı-puştu
Ar-Namus dumura, kaldı Bacanak.
.
Geleneği bozdu, çılgın arzular
Kurtlara yem oldu Koyun-kuzular
Ehtibar görüyor, Çakal-Tazılar
Rantçılar oynadı, güldü Bacanak.
.
Yoksulun halini, Hünkâr sormuyor
Köylünün-Çiftçinin yüzü gülmüyor
Fetvayla-Hatimle, File dolmuyor
Millet belasını, buldu Bacanak.
.
Der Vezir, yaşamın tadı kalmadı
Medeniyet çöktü, Adı kalmadı
Adalet felç oldu, Kadı kalmadı
Diyanet Selayı, Verdi Bacanak...
----OZAN ÇAKIROĞLU-----
Kardaş daha ben ne diyem-ne söyleyem
Anlayana sözlerim, olsun hediyem......