--Türk Ulusal kültürümüz de ATASÖZÜ olarak ta bilinen özlü sözlerin kime ait olduğu pek te önem arz etmez. Bireysel, Komünal ve Toplumsal paylaşımlar da doğru zaman ve doğru yerde kullanılması önemlidir. --Özdeyiş, Vecize, Aforizma ya da özlü sözler, düşünce, duygu yada teati ilkelerini kısa ve öz bir biçimde yazılan ve ya sözlü anlatılan deyimlerdir. Bu sözlerin bir çoğu slogan halini almış ve anonimleşmiştir. Burada önemli olan, bu deyimleri sarfı eylem ederken *SÖZLERİN* kendisine ait miş gibi sunmaktır. Bu ahlak-i açıdan doğru bir davranış şekli değildir. Bu tarz yazışmalar ve sunumlar Şairi-Yazarı ve ya hatibi Ehtibar tahtından düşürür...VESSELAM........ OZAN ÇAKIROĞLU
Emeklinin bitmez derdi-çilesi Pazarda markette dolmaz filesi Bu devri alemde yoktur çaresi Kadere boynunu büker de gider. . Meclis-i ayan'da halii sorulmaz Feryad-i Figan-i, sesi duyulmaz Devlet-ü ErkÂn'da işi görülmez Karanlık üstüne çöker de gider. . Umutlar tükendi kapanmaz yara Yürekte fırtına, Beyinde sara Kefeni alacak bulunmaz para Bağrına acılar eker de gider. . Eski dost yarenler selam eylemez Ocak-otağında sözü dinlenmez Hatun Para ister, halden anlamaz Serinde şimşekler çakar da gider. . Hazana dönüşür, Baharı-Yazı Kamusal mercide kesilir sözü Ruhunda zelzele, asılır yüzü Gönül dergâhını yıkar da gider. . Emekli toy-düğün bayram edemez Dervişandır, atlas-libas giyemez Riyaset tahtına minnet edemez Derdini Ağyara döker de gider. . Der Vezir, Vatandaş yanıyor Aktan Yuvalar yıkıldı, yok oğlu yoktan Devlet, Emekliyi unuttu çoktan Ölmeden contayı yakar da gider... ----OZAN ÇAKIROĞLU----
**** BU GÜN EMEKLİNİN BAYRAMI **** . --Hz.Hünkâr vicdan ve merhamet sahibi. Önce Asgari ücrete pekey zam yaptı, Bu günde Emeklileri ihya etti. Elbette ki muhalif kanat itiraz edecektir.... Onlar zaten Hz. Reisimize hep muhalefet ederler. Başka marifetleri yoktur. Sanki Yüce Hünkârımız bilmiyor da, onlar biliyor. İşçi, Memur ve Emekli akvamı maaşlarına yapılan ZAM'dan oldukça memnunlar. Saray katına dua-niyazlar edip, hatim indiriyorlar...Eyy muhalif, Emekli ile Yüce Reisimizin arasına girmeyiniz. Bakınız ve nazar etmeyiniz? 22 yıldır huzur ve refah içerisinde nasılda kurdu-kuzuyu bir arada idare ediyor... Öyle martaval atmayın? Memleketi yönetmek öyle kolaysa, daha önceleri neden yönetemediniz? Neden her seçimde aynı akıbeti yaşıyorsunuz? --Özellikle CHP derlenip-toparlanamasa ve Lider eksenli siyasetten arınmasalar. bir 20 yıl daha iktidar yüzü göremezler. Türk Ulusal Solun hastalıklarından biri de, Avrupa (BATI) özentisidir. 12 Eylül Cunta sonrası makro siyaset üretemeyen SOL kimlik, Siyasetin dar sınırları içine sıkışıp kalmıştır. Kimlik siyaseti Solu sosyal ve Halkçı siyasetten uzaklaştırmış ve LİDER Profillerini ön plana çıkarmıştır. Bunun akabinde sınıf dinamiklerini ikincil-tali duruma getirmiştir. Yıllardır kitle dinamikleri hep göz ardı edilmiştir... --CHP nin bir başka özelliği de, her seçimde yenilginin faturasını Halka çıkarmasıdır. Halkı aptal yobaz, koyun ve benzeri değimlerle itham etmesidir...EVET CHP diye bir muhalefet Partisi var. Amma ve lakin CHP nin içerisinde HALK yok...VESSELAM --------BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN--------
*** BİZİM YOBAZ OĞLAN *** Ne Şiirden anlıyor, ne de nesirden Ne Milattan haberdar, ne de asırdan Şıh-a, papaza ilah diye tapıyor Farkı kalmamış bir ruhsuz esirden... ------OZAN ÇAKIROĞLU-------
Dostum, Kıl kuyruk kurnaz Tilki ile, bu Kadınbaz Adnan Oktar arasında hiç bir fark yoktur. Kurnaz Tilkinin gezip-dolaşıp dönüp geleceği yer kürkçü Dükkanıdır... Bu sübyancı kadınbaz Oktarların son durağı da kodeslerdir.... Darısı diğer berdelci, kumaci ve subyancı zırtapoz papazlara....VESSELAM -------OZAN ÇAKIROĞLU--------
*** ASGARİ ÜCRET *** Sadaka eylendi, Asgari ücret Bu nasıl Adalet, bu nasıl cüret Gel de bu parayla üç Çocuk türet Enflasyon şahlandı dört nal gidiyor. . Böyle bir Vebal-e, imza atıldı Sendikalı Beyler, kime satıldı İşçide-Memurda kaşlar çatıldı Hamaset-feraset dört nal gidiyor. . Asgari ücretten, işçiler darda Sefalet çağladı, ocaklar harda Gariban ağlıyor, Emekli zorda Sırdaşı-yandaşı dört nal gidiyor. . Maliye başında Ağalar-Beyler Çalışma Bakanı ninniler söyler Fakiri-yoksulu hesabı neyler Aracı-tefeci dört nal gidiyor. . Sendika-Hükümet pazarlık derin Birazda Millete, Söz hakkı verin Siyasal kervanda Seçim var yarın Özgür Özel coştu, dört nal gidiyor. . Der Vezir, yaşamın şartları ağır Milletin sırtında açıldı yağır Muhalif Arafta, Hükümet sağır Falcısı-yalcısı Dört nal gidiyor... -----OZAN ÇAKIROĞLU-----
Türkiye Cumhuriyetinin ilk Başbakanı ve ilk Cumhur Başkanı merhum İsmet İNÖNÜ'nün ölüm yıl dönümünü saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz. Yüce Yaradan Rahmet eylesin, Mekânı Cennet, Ruhu Şad olsun.....AMİN ---------OZAN ÇAKIROĞLU--------
****** EYY HİLAFET AŞIKLARI ****** --Sizler, Dini geleneklerle Devlet yönetmek istiyorsunuz? Bunu nasıl sağlayacaksınız? Tarihte bir örneği görülmemiştir. Ortadoğu islam Devletlerin hali-ahvali içler acısı. Her türlü alavere-dalavere kol geziyor. Kadına zülüm had safhada. Eğitim ve öğretimde en gerilerde. Medeniyet dersen iflas etmiş. Bireysel, Komünal ve Toplumsal Anayasal haklar eşit ve adil bir şekilde sağlanamıyor. Hak-Hukuk Adalet sistemi tamamen felç olmuş. Uluslararası Diplomasi veto yemiş. Teknoloji dersen zaten yerlerde sürünüyor. Her yıl ayrı bir Devlet, ya Amerika tarafından marizleniyor ya da Katil İsrail'in zulmüne uğruyor. Kendini savunmadan aciz ve sefil. Ancak her fırsatta Türk düşmanlığı yapıyorlar... --Eğer ki Osmanlı İmparatorluğunu bir DİN Devleti diye düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Osmanlıda hiç bir dönem İslamiyet aslına ve usulüne uygun ne inşa edilmiştir, ne de ifa ve icra edilmiştir. Osmanlıda iki türlü gelir vardı, biri haksız-hukuksuz Halk vergisi, bir diğeri Savaş ganimeti. Her iki gelir türü de islamiyete uygun değildir. Ayrıca Saray ve harem rezaletleri tamamen Din dışı eylemlerdir. Padişahların evlilik gelenekleri Yüce Dinimizle uzaktan-yakından hiçbir ilişkisi yoktur. Kuran bu saçmalıkları reddetmiştir. --Muhteremler DİN Devleti veya DİNE dayalı yönetim şekli asla ve kat'a olamaz. Çünkü her Din kendine taraftır. Kendisini korur-kollar ve besler. Bu yüzden Anayasal haklar eşit ve adil sağlanamaz. Bunun en bariz örneği mevcut Tarikatlardır. Daha kendi aralarında SULH olamıyorlar. Aksine birbirlerini yiyorlar. Misak-ı milli sınırları içerisinde Türk Ulusal Vatandaşı olarak yaşayan 72 çeşit ırk ve ayrı-ayrı Dini inanışlar vardır. Siz bu Toplumu ŞERİAT gölgesi altında nasıl adil bir şekilde yöneteceksiniz? Bu Hilafet Aşıkları her daim Hz.Ömer devri ve adaletini örnekleyip dururlar. Kardeşim, o döneme bir bakınız bir Arpa boyu yol alınmamıştır? Ayrıca At-Deve ve Zülfikâr devri çoktan gelip geçti. 7. yüz yıldan sonra nice-nice medeniyetler kurulup yıkıldı. Ağyar Aya gitti, yarın da Mars'a gidecekler... --Eyy Mustafa Kemal ve Cumhuriyet Düşmanları, bu dayanaksız ve imkânsız meselelere hiç mi kafa yormayınız? Demokratik Laik, Sosyal ve Hukuk Devlet sistemine muti olunuz? Bunun aksi, cehalettir, garabettir, hilafettir ve hatta ihanettir.....VESSELAM --BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN---
***** EYY BEŞER KARDAŞIM ***** Bütün olumsuzlukları Fıtrat-ı Kadere bağlama. Bazen en uzak durduğumuz, görmezden geldiğimiz, ve hatta en korktuğumuz olgular, belki de aklımıza, ruhumuza ve sağlığımıza ilaç gibi gelecek ve bizi daha da huzur ve mutlu- luğa kavuşturacaktır......VESSELAM -------OZAN ÇAKIROĞLU
*** SAYIN SELDA ERŞAHİN HANIMEFENDİ *** . 1990 lar da Din-mezhep muhteviyatlı bir Panele katılmıştım. Orada ki Fikir teatisinden sonra DÜNYA GERÇEK, İNSANLAR FANİ ve ÖLÜM 'DE HAKTIR diye bütün Kalbimle inanarak bu sözü söylemiştim. Bu SÖZ Bana aittir...Aradan 34 yıl geçmesine rağmen ben hala aynı fikir ve inançtayım. Aşağıda ki tespitlerim de bu doğrultudadır.... . Zati Aliniz benim sayfama, şöyle Şiir tadında bir aforizma bırakmışsınız? Eyvallah, teşekkür ederim... **** DEMİŞSİNİZ Kİ **** Aldanma İnsanoğlu Bırakırken kendini iradesiz Tanrının ellerine Dünya bir simülasyondan ibarettir Beş duyu organına asla güvenme Sen aciz bir varlıksın Ne Dünya gerçek, ne de ölüm haktır... . Eğer ki zamanınız olursa, ve de zahmet olmazsa, buraya detaylı bir yorum yazar mısınız? Sevgi, Barış ve suhuletle kalınız....SAYGIYLA.... OZAN ÇAKIROĞLU
-------DÜNYA GERÇEK, ÖLÜM HAKTIR------- -------Dünya, Güneş sistemine bağlı ve Güneşe en yakın olan üç Gezegen'den biridir. Çekim kuvvetinden dolayı üzerinde ve katmanlarında Su, Hava, Oksijen Kimyasal Mineral ve Madenler bulunmaktadır. Dünya, kendi ekseni etrafında Dönüş hızı 1600 Km. dir. Güneşin etrafın da dönüş hızı 107 bin Km.dir. -------Dünya, Üzerin de yaşayan yaklaşık dokuz milyon canlı türü bulunmaktadır. Bu da demektir ki, Dünya gerçek ve bunca mahlukatla beraber yaşanabilir bir Gezegendir. Peki neden Fetbazlar Dünya yalan ve ölüm bakidir diye fetva verirler anlamış değilim. Diğer Gezegenleri görmediğimiz halde varlığına inanı- yoruz. Cennet ve Cehennemin varlığına inanıyoruz da amel ediyoruz. Neden üzerinde tepinip ve türlü nimetlerinden faydalanarak aheste aheste yaşayıpta Şükür etmiyoruz.? Bu ne yaman bir çelişkidir. -------Bazı Fetbazlar, kürsülerden Dünya'ya Ahiretin Tarlasıdır diye fetva veriyor- lar. Anlamış değilim. Anlamakta mümkün değildir. Kur'an-a göre, Kainatın bütün Tapusu Yüce Yaradana aittir ve hükmünü de kendisi verir diyor ayetler. Bu Güzel muhteşem Dünyamızın her türlü imkânlarından faydalanıp ve sonrada yok fani, yok yalan, yok Ahiret Tarlası terimleriyle neslimizi nereye yönlendirmek isteniyor. -------Bütün Mahlukatın elbette ki bir sonu vardır. Beşer Alemi, doğar, büyür, yaşar ve ölürler. Ve Lakin Topraktan geldikleri gibi tekrar Toprağa dönerler. Buna bazı Doktrinler; Evrim derler, bazılar da Devinim derler. Ben de derim ki: Dünya gerçek, Ölüm Haktır. VESSELAM ---------ÇAKIROĞLU------
* DİNLE KARDAŞ DİNLE SÖZÜMÜ * Dostum miskinlik etme zamanla yarış Cehaletten uzak dur, Bilimle sarış Kaderini suçlama, kendinle barış Hak-hakikat yolundan, ayrılma kardaş. . Siyasetle uğraşıp, şaşırma yolu Parlamenter çok sever, parayı-pulu Sağ taraf Hilafettir, Fetrettir Solu Aman peşinden koşup, yorulma kardaş... ------OZAN ÇAKIROĞLU-------
--Muasır medeniyet yakalamayan Milletler yabancı yabancı kültürün ayakları altında cebelleşmeye mahkum olurlar... --Ulusal ahlaki olmayan bir Milletin barış ve suhulet içerisinde yaşaması ve anayasal haklara riayet etmesi düşünülemez... --Devletin Ulusal bütçesi bir tek vergi yoluyla sağlanıyorsa, o Devlette haktan, Hukuktan ve Adaletten bahsedilemez... --Ulusal bir Milletin çağdaş, uygarlık ve barış içerisinde yaşayabilmesi için bilimsel eğitim ve öğretim seviyesinin yüksek ve Anayasal hakların eşit ve adil bir şekilde icra ve ifa edilmesiyle mümkündür....VESSELAM -------OZAN ÇAKIROĞLU-------
***** RUBAİYAT ***** Mevsimler kış mı, bahar mı seçilmez oldu Şehir de kim ne Millet''tir, çözülmez oldu Çarşı-pazar yabancıdan, geçilmez oldu Sokakta Afgan-Süryani Dört nal gidiyor... ------OZAN ÇAKIROĞLU--------
Ne değişti Kardaş Düzenden yana Eyy Sayın Devlet'lüm sorayım sana Ne zaman çevrildi, yoksula vana Enflasyon mu düştü, talan mı bitti. . Fiyatlar düştü de, biz mi duymadık Maaşlar arttı da, biz mi saymadık Bal börek yedik te, biz mi doymadık Yandaş ta, sırdaş ta, yalan mı bitti.
Eyy Vatandaş omurgalı ol tekleme Keramet Haktadır, Şah'tan bekleme TÜİK gel doğruyu, Halktan saklama Devlet-ü Erkân'da, Plan mı bitti... -----OZAN ÇAKIROĞLU------
***** EYY CEMAAT-İ MÜSLİMİN ***** Cinsiyeti ne olursa olsun, Müstakbel Eşini aldatan mevcudiyetin medeni hali ŞEREFSİZ-liktir... Devlet ve Milletini aldatan cümle mahlukatlar VATAN Hainidir....VESSELAM --------OZAN ÇAKIROĞLU---------
***** EYY BEŞER KARDEŞİM ***** --Antoloji. Com, bütün şair, yazar ve okurlara Türk Ulusal Edebiyatmız, özellikle Şiir dalı tomurcuklanasın, elvan-elvan çiçek açsın diye böyle bir imkân sunmuştur. Özelikle NEDİR sayfalarında fikirsel bazda bir tartışma teatisine fırsat vermiştir. Bu fırsatı neden kişisel kibir ve egonuza alet ediyorsunuz? Neden başkalarının ticari maksatla çıkarmış oldukları CİDİ ve Kasetlerini paylaşıyorsunuz. Burası Sanatçının Reklam kulvarı değil ki? --Ayrıca yabancı bilim adamlarının ve metafizikçi filozofların deyimlerini paylaşıyorsunuz? Bu yabancı hayranlığınızın nedeni ne ola ki? Yoksa kendi benliğinizden ve Ulusal özünüzden bir şüpheniz mi vardır? Kendinize ait olan her bilgi bir velinimettir. Neden kıymetini, anlam ve önemini bilmiyorsunuz? Bu kadar sitatik-durağan ve sitabil olmanıza neden ne olabilir? --Eyy beşer kardeşim, önce kendin ol, kendini tanı, kendine güven, kendin üret ve kendi Milletinle tüket. Özellikle mütedeyyin kesim sözlerim sizedir. Mahşer-i Divan da sorgulanırken sizin yerinize suallara, o çok sevdiğiniz yabancı zırtapozla mı cevap verecekler...VESSELAM ---------OZAN ÇAKIROĞLU----------
**** KADINA ŞİDDET ve KADININ-KADINA ŞİDDETİ.**** --Kadına şiddet Hz. Adem'den beri vardır. Kabilin, Kardeşi Habil'i öldürmesiyle başlamıştır. ERİL'in, DİŞİL'e karşı şehvet-i duygular beslemesi ve sahip olma arzusuyla yaklaşması başlı-başına bir şiddettir. Ayrıca fiziksel gücüyle hükmetmesi ayrı bir şiddettir. --Kadına Şiddet, Tabiat Şartlarına ve Tarihsel yaşam biçimine göre şekil değiştirmiştir. Zaman-zaman Kadının doğurganlığı ve bazı özel durumları lanetli olarak görülmüştür. Daha sonraları, ANAERKİL le beraber Neolotik Toplumlar oluşmuştur. Neolotik Çağla birlikte Kadının-Kadına karşı rakip olması Hemcins muhalifliği şiddete, hatta zaman- zaman bu şiddetler zülüme dönüşmüştür. Taa ne zaman ki neslin Baba tarafından devam ettiği anlaşılana kadar. Yani Bronz Çağın başlamasıyla ATAERKİL Toplumsal yapılaşmaya gidilmiştir... --İslamiyette Kadının Yeri: Bana göre İslamiyette KADININ yeri hiç olmadı. Hep hor görüldü, dışlandı, küçümsendi, aşağılandı, dövüldü ve REJM edildi. Ayrıca kılıf-kıyafetiyle KADINA En büyük işkence yapıldı. Bu şiddet ve zülümat Osmanlı zamanın da artarak devam etmiştir. Berdel, Kuma ve benzeri törelerle KADININ Anasını ağlatmışlardır. Erkeğe BOŞ ol yetkisi verilerek KADINI adeta köleleştirmiştir. Kadının Karnından sıpayı, Sırtından sopayı eksik etmeyeceksin sözünü adeta yasa haline getirmişlerdir. --Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk Kutlu ve Hür Cumhuriyet kurunca, Devrim yasalarıyla birlikte KADIN Haklarını Türk Medeni Kanunla beraber hayata geçirmiştir. Resmi Nikâhla birlikte KADININ evliliğini güvence altına almıştır. Tek eşliliği zorunlu kılmıştır. Seçme ve seçilme hakkını vermiştir. Kamusal alanda Kadın-Erkek eşitlik ilkesini Memleket sathına yaymıştır. Ve bu gidişat Sarışın Güzel Başbakan Tansu Çiller Hanımefendi'yle birlikte zirve yapmıştır... Kıskanan yobaz, bağnaz, gerici aymazlar çatlasın????? --Son zamanlar da KADINA şiddet oldukça arttı. Bir tarafta cümle Tarikat ve Asitane Dergâhları İslamiyet gölgesi altında DİNİ bir zülfikâr Kılıç gibi kullanıp Kadınları o pis çirkef amellerine alet ediyorlar. Kılıf-kıyafetleriyle Kadını-Kadından ayrıştırıyorlar. Öte taraftan Avrupa Aşıkları ve Tekelci Burjuvazi Kadını Reklam ve Moda sektörüne Kurban ediyorlar. Genç neslin kafalarını bulandırıyorlar Bunu hayata geçirirken yine Kadını-Kadına karşı kullanıyorlar. Güzellik ve benzeri yarışmalar düzenliyorlar. Popçulları, Rapçıları sahnede Portakal gibi soyup genç nesile sunuyorlar. Türk Ulusal Medeniyet yapısını dejenere etmek için ellerinden ne gelirse onu uyguluyorlar. --SONUÇ: Cümle Tarikatlar Türk Ulusal Medeniyetine ne kadar zarar veriyorsa, diğer taraftan Tekelci Burjuvazi de bir o kadar zarar vermektedir......VESSELAM. --BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN--
***** TOPLUMSAL SINIFLAR ***** --Toplumsal Sınıf kavramı, Medeniyetlerin Hiyerarşik konumlarına göre şekil bulmuştur. Sanayı Devrimleri öncesi Kabilelerin oluşmasında, Asiller ve sefiller, Hürler-Köleler ve Zenginler-yoksular arasında ki farkın açılmasıyla çekişme başlamıştır. Din ve Mezhep- lerin doğuşuyla birlikte yeni medeniyetler keşfedilmiştir. --1789 Fransa Demokratik Burjuva devrimiyle beraber, sıralı bir şekilde bütün Dünya'ya sirayet etmiştir. Kapitalist Rejim sistemleriyle Sınıflar ortaya çıkmış, akabinde Senyör ve Serfler, Patron-Puroletarya, Ezen-Ezilen, Yöneten ve yönetilen, Köylüler ve Kentliler arasında ki uçurum açıldıkça açılmıştır. Kapitalist ve Emperyalist Toplumların oluşmasında ve güç kazanmasında Devlet erki bir baskı aracı olarak kullanılmıştır. --Kapitalist Toplumlarda bu ayrıcalığa, haksızlığa, Hak-Hukuk ve Adaletsizliğe, Din-Dil-Irk Renk ve Cinsiyet ayrımcılığına son vermek için yeni bir Devlet ve yeni bir Rejim sistemi kuran tek ve son Lider ve Devlet Adamı Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'tür. Bunu Büyük Millet Meclisini açmasıyla başlamış, ve 29-EKİM-1923 de Cumhuriyeti kurmuştur...VESSELAM. ------BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN------
Kardaşım, ben bu güne kadar hem zengin, hem de vicdanlı-merhametli birini hiç görmedim. Eğer ki gören varsa, o zengin mevcudiyetin birazcık kuyruğuna bassın bakalım, vicdan- merhamet diye bir şey kalıyor mu????
--Türk Ulusal kültürümüz de ATASÖZÜ olarak ta bilinen özlü sözlerin kime ait
olduğu pek te önem arz etmez. Bireysel, Komünal ve Toplumsal paylaşımlar da
doğru zaman ve doğru yerde kullanılması önemlidir.
--Özdeyiş, Vecize, Aforizma ya da özlü sözler, düşünce, duygu yada teati ilkelerini
kısa ve öz bir biçimde yazılan ve ya sözlü anlatılan deyimlerdir. Bu sözlerin bir çoğu
slogan halini almış ve anonimleşmiştir. Burada önemli olan, bu deyimleri sarfı eylem
ederken *SÖZLERİN* kendisine ait miş gibi sunmaktır. Bu ahlak-i açıdan doğru bir
davranış şekli değildir. Bu tarz yazışmalar ve sunumlar Şairi-Yazarı ve ya hatibi
Ehtibar tahtından düşürür...VESSELAM........ OZAN ÇAKIROĞLU
*** EMEKLİ MEMUR ***
Emeklinin bitmez derdi-çilesi
Pazarda markette dolmaz filesi
Bu devri alemde yoktur çaresi
Kadere boynunu büker de gider.
.
Meclis-i ayan'da halii sorulmaz
Feryad-i Figan-i, sesi duyulmaz
Devlet-ü ErkÂn'da işi görülmez
Karanlık üstüne çöker de gider.
.
Umutlar tükendi kapanmaz yara
Yürekte fırtına, Beyinde sara
Kefeni alacak bulunmaz para
Bağrına acılar eker de gider.
.
Eski dost yarenler selam eylemez
Ocak-otağında sözü dinlenmez
Hatun Para ister, halden anlamaz
Serinde şimşekler çakar da gider.
.
Hazana dönüşür, Baharı-Yazı
Kamusal mercide kesilir sözü
Ruhunda zelzele, asılır yüzü
Gönül dergâhını yıkar da gider.
.
Emekli toy-düğün bayram edemez
Dervişandır, atlas-libas giyemez
Riyaset tahtına minnet edemez
Derdini Ağyara döker de gider.
.
Der Vezir, Vatandaş yanıyor Aktan
Yuvalar yıkıldı, yok oğlu yoktan
Devlet, Emekliyi unuttu çoktan
Ölmeden contayı yakar da gider...
----OZAN ÇAKIROĞLU----
**** BU GÜN EMEKLİNİN BAYRAMI ****
.
--Hz.Hünkâr vicdan ve merhamet sahibi. Önce Asgari ücrete pekey zam yaptı, Bu günde
Emeklileri ihya etti. Elbette ki muhalif kanat itiraz edecektir.... Onlar zaten Hz. Reisimize
hep muhalefet ederler. Başka marifetleri yoktur. Sanki Yüce Hünkârımız bilmiyor da, onlar
biliyor. İşçi, Memur ve Emekli akvamı maaşlarına yapılan ZAM'dan oldukça memnunlar.
Saray katına dua-niyazlar edip, hatim indiriyorlar...Eyy muhalif, Emekli ile Yüce Reisimizin
arasına girmeyiniz. Bakınız ve nazar etmeyiniz? 22 yıldır huzur ve refah içerisinde nasılda
kurdu-kuzuyu bir arada idare ediyor... Öyle martaval atmayın? Memleketi yönetmek öyle
kolaysa, daha önceleri neden yönetemediniz? Neden her seçimde aynı akıbeti yaşıyorsunuz?
--Özellikle CHP derlenip-toparlanamasa ve Lider eksenli siyasetten arınmasalar. bir 20 yıl daha
iktidar yüzü göremezler. Türk Ulusal Solun hastalıklarından biri de, Avrupa (BATI) özentisidir.
12 Eylül Cunta sonrası makro siyaset üretemeyen SOL kimlik, Siyasetin dar sınırları içine
sıkışıp kalmıştır. Kimlik siyaseti Solu sosyal ve Halkçı siyasetten uzaklaştırmış ve LİDER
Profillerini ön plana çıkarmıştır. Bunun akabinde sınıf dinamiklerini ikincil-tali duruma getirmiştir.
Yıllardır kitle dinamikleri hep göz ardı edilmiştir...
--CHP nin bir başka özelliği de, her seçimde yenilginin faturasını Halka çıkarmasıdır. Halkı aptal
yobaz, koyun ve benzeri değimlerle itham etmesidir...EVET CHP diye bir muhalefet Partisi var.
Amma ve lakin CHP nin içerisinde HALK yok...VESSELAM
--------BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN--------
*** DÖRT NAL GİDİYOR ***
Feleğin çarkında tutmuyor düzen
Siyasal Akmamda kaynıyor kazan
Maliye başında Enişte-kuzen
Yağcısı-rantçısı dört nal gidiyor.
.
Gençliği aslından kopardı çağlar
Bahçıvan yabancı, bozuldu bağlar
Zamlardan Milletin anası ağlar
Falcısı-yalcısı, dört nal gidiyor.
.
Ülke sallanıyor, sanırsın beşik
Erkekler hormonlu, Hatunlar aşık
Ar edep kalmadı, seviye düşük
Utanmaz, arsızı dört nal gidiyor.
.
Tarikat Kervanı ayrıldı özden
Neslimiz anlamaz Kuran'dan-cüzden
Dinbaza tapanlar, değildir bizden
Yalancı Fetbazı dört nal gidiyor.
Moda oldu, Atamıza küfürler
Batıya satıldı, miskin sefiller
Din-iman satıyor, müşrik kâfirler
Yobazı-aymazı dört nal gidiyor.
.
Melanet artıkça, kıçlar açıldı
Zıplayan dilbere para saçıldı
İblis başa kondu, haktan kaçıldı
Hırsızı-nursuzu dört nal gidiyor.
.
Çakıroğlu der ki, Topraktır özüm
Hilaftan anlamam doğrudur sözüm
Şeriat-Hilafet, değildir çözüm
Kerbela Şercisi dört nal gidiyor...
-------OZAN ÇAKIROĞLU--------
***** ARKADAŞ *****
Siyasal makyajla bozma rengini
Halkını hor görüp, övme zengini
Para-pul uğruna, satma kendini
Hakikat yolundan şaşma arkadaş,
Adalet Tarından, düşme arkadaş...
-----OZAN ÇAKIROĞLU-----
*** BİZİM YOBAZ OĞLAN ***
Ne Şiirden anlıyor, ne de nesirden
Ne Milattan haberdar, ne de asırdan
Şıh-a, papaza ilah diye tapıyor
Farkı kalmamış bir ruhsuz esirden...
------OZAN ÇAKIROĞLU-------
Dostum, Kıl kuyruk kurnaz Tilki ile, bu Kadınbaz Adnan Oktar arasında
hiç bir fark yoktur. Kurnaz Tilkinin gezip-dolaşıp dönüp geleceği yer kürkçü
Dükkanıdır... Bu sübyancı kadınbaz Oktarların son durağı da kodeslerdir....
Darısı diğer berdelci, kumaci ve subyancı zırtapoz papazlara....VESSELAM
-------OZAN ÇAKIROĞLU--------
*** ASGARİ ÜCRET ***
Sadaka eylendi, Asgari ücret
Bu nasıl Adalet, bu nasıl cüret
Gel de bu parayla üç Çocuk türet
Enflasyon şahlandı dört nal gidiyor.
.
Böyle bir Vebal-e, imza atıldı
Sendikalı Beyler, kime satıldı
İşçide-Memurda kaşlar çatıldı
Hamaset-feraset dört nal gidiyor.
.
Asgari ücretten, işçiler darda
Sefalet çağladı, ocaklar harda
Gariban ağlıyor, Emekli zorda
Sırdaşı-yandaşı dört nal gidiyor.
.
Maliye başında Ağalar-Beyler
Çalışma Bakanı ninniler söyler
Fakiri-yoksulu hesabı neyler
Aracı-tefeci dört nal gidiyor.
.
Sendika-Hükümet pazarlık derin
Birazda Millete, Söz hakkı verin
Siyasal kervanda Seçim var yarın
Özgür Özel coştu, dört nal gidiyor.
.
Der Vezir, yaşamın şartları ağır
Milletin sırtında açıldı yağır
Muhalif Arafta, Hükümet sağır
Falcısı-yalcısı Dört nal gidiyor...
-----OZAN ÇAKIROĞLU-----
Türkiye Cumhuriyetinin ilk Başbakanı ve ilk Cumhur Başkanı merhum İsmet
İNÖNÜ'nün ölüm yıl dönümünü saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz. Yüce
Yaradan Rahmet eylesin, Mekânı Cennet, Ruhu Şad olsun.....AMİN
---------OZAN ÇAKIROĞLU--------
DİNLE SÖZÜMÜ DİNLE KARDAŞ
.
Din-Mezhep deyipte atıp-tutmayın
Adalet Mülküne, hile katmayın
Atatürk devrine çamur atmayın
Hilafet peşinde yorulma kardaş.
.
Hakikat yolundan çıkmışsın hepten
Ağyarın Doları eksilmez cepten
Memleket batınca yanarız toptan
Avrupa Piçine sarılma kardaş.
.
Hürriyet kutsaldır, değer biçilmez
Yurdumuz namustur, toprak satılmaz
Kahraman Ordunun, Eli bükülmez
Yeter ki ayrılıp, bülünme kardaş.
.
Çakıroğlu yazdı, yabana atma
Şer Horozu gibi, zamansız ötme
Yalancı Fetbazın peşinden gitme
Sözlerim öğüttür, darılma kardaş,
Omurgalı ol da, kırılma KARDAŞ...
------OZAN ÇAKIROĞLU------
****** EYY HİLAFET AŞIKLARI ******
--Sizler, Dini geleneklerle Devlet yönetmek istiyorsunuz? Bunu nasıl sağlayacaksınız?
Tarihte bir örneği görülmemiştir. Ortadoğu islam Devletlerin hali-ahvali içler acısı. Her
türlü alavere-dalavere kol geziyor. Kadına zülüm had safhada. Eğitim ve öğretimde en
gerilerde. Medeniyet dersen iflas etmiş. Bireysel, Komünal ve Toplumsal Anayasal haklar
eşit ve adil bir şekilde sağlanamıyor. Hak-Hukuk Adalet sistemi tamamen felç olmuş.
Uluslararası Diplomasi veto yemiş. Teknoloji dersen zaten yerlerde sürünüyor. Her yıl
ayrı bir Devlet, ya Amerika tarafından marizleniyor ya da Katil İsrail'in zulmüne uğruyor.
Kendini savunmadan aciz ve sefil. Ancak her fırsatta Türk düşmanlığı yapıyorlar...
--Eğer ki Osmanlı İmparatorluğunu bir DİN Devleti diye düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz.
Osmanlıda hiç bir dönem İslamiyet aslına ve usulüne uygun ne inşa edilmiştir, ne de
ifa ve icra edilmiştir. Osmanlıda iki türlü gelir vardı, biri haksız-hukuksuz Halk vergisi,
bir diğeri Savaş ganimeti. Her iki gelir türü de islamiyete uygun değildir. Ayrıca Saray
ve harem rezaletleri tamamen Din dışı eylemlerdir. Padişahların evlilik gelenekleri Yüce
Dinimizle uzaktan-yakından hiçbir ilişkisi yoktur. Kuran bu saçmalıkları reddetmiştir.
--Muhteremler DİN Devleti veya DİNE dayalı yönetim şekli asla ve kat'a olamaz. Çünkü
her Din kendine taraftır. Kendisini korur-kollar ve besler. Bu yüzden Anayasal haklar eşit
ve adil sağlanamaz. Bunun en bariz örneği mevcut Tarikatlardır. Daha kendi aralarında
SULH olamıyorlar. Aksine birbirlerini yiyorlar. Misak-ı milli sınırları içerisinde Türk Ulusal
Vatandaşı olarak yaşayan 72 çeşit ırk ve ayrı-ayrı Dini inanışlar vardır. Siz bu Toplumu
ŞERİAT gölgesi altında nasıl adil bir şekilde yöneteceksiniz? Bu Hilafet Aşıkları her daim
Hz.Ömer devri ve adaletini örnekleyip dururlar. Kardeşim, o döneme bir bakınız bir Arpa
boyu yol alınmamıştır? Ayrıca At-Deve ve Zülfikâr devri çoktan gelip geçti. 7. yüz yıldan
sonra nice-nice medeniyetler kurulup yıkıldı. Ağyar Aya gitti, yarın da Mars'a gidecekler...
--Eyy Mustafa Kemal ve Cumhuriyet Düşmanları, bu dayanaksız ve imkânsız meselelere
hiç mi kafa yormayınız? Demokratik Laik, Sosyal ve Hukuk Devlet sistemine muti olunuz?
Bunun aksi, cehalettir, garabettir, hilafettir ve hatta ihanettir.....VESSELAM
--BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN---
***** RUBAİYAT *****
.
Eyy, hür medeniyet dalını kesenler
Mustafa Kemal'in devrine küsenler
Güç-kudretten yana, gürleyip esenler
Vuslata varmadan, perişan olunuz,
Narı Cehennemlere, çıksın yolunuz.....
------OZAN ÇAKIROĞLU------
***** RUBAİYAT *****
Feleğin çarkı bozuk hiç düzen tutmuyor
Nursuzların çaldığı, sulbüne yetmiyor
Hak-hakikatsız yollar, huzura gitmiyor
Yeniden Demokrasiye dönelim kardaş.
Cumhuriyetle huzuru, bulalım kardaş...
------OZAN ÇAKIROĞLU-------
yurtseverler köşe bucakta kaldı, vatanperverler meydanda
***** RUBAİYAT *****
İlk bahar, yaz derken mevsim evrildi
Yapraklar dalından uçtu savruldu
Bülbüller aşkından yandı kavruldu
Sonunda kapıyı çaldı sonbahar...
-----OZAN ÇAKIROĞLU------
Su, Hava, Güneş gibi, karşılıklı saygı ve sevgi
insanların doğal ihtiyaçlarıdır.....
------OZAN ÇAKIROĞLU------
DİNLE FESAT DİNLE SÖZÜMÜ
.
Palavra kulvarı, değil burası
Ölçüsüz sözlerin, Kılıç yarası
Sunduğun ikramlar zehir şırası
Topluma kin-kibir eker gidersin.
.
Erenler Cemine Fitne katarsın
Yalanı kırk renge boya satarsın
Gün gelir lafını, yalar yutarsın
Sırrını ağyara döker gidersin.
.
Biraz omurgalı ol, kendini yıkma
Kindara-Cindara, derdini dökme
Falcıya inanıp, uçmaya kalkma
Her iki Dünyayı, yıkar gidersin.
.
Kul Vezir, her zaman doğruyu yazar
Eğriyi-doğruyu, gözerden süzer
Aymazın-Yobazın, keyfini bozar
Arkana bakmadan çeker gidersin...
------OZAN ÇAKIROĞLU------
***** RUBAİYAT *****
Merhaba Eyy bindiği dalı kesenler
Mustafa Kemal'in devrine küsenler
Riyasetten yana, gürleyip esenler
Cumanız bereketli ve kutlu olsun,
Zenginler ezilsin, yoksul mutlu olsun...
-----OZAN ÇAKIROĞLU------
***** EYY BEŞER KARDAŞIM *****
Bütün olumsuzlukları Fıtrat-ı Kadere bağlama. Bazen en uzak durduğumuz,
görmezden geldiğimiz, ve hatta en korktuğumuz olgular, belki de aklımıza,
ruhumuza ve sağlığımıza ilaç gibi gelecek ve bizi daha da huzur ve mutlu-
luğa kavuşturacaktır......VESSELAM
-------OZAN ÇAKIROĞLU
*** SAYIN SELDA ERŞAHİN HANIMEFENDİ ***
.
1990 lar da Din-mezhep muhteviyatlı bir Panele katılmıştım. Orada ki Fikir teatisinden sonra
DÜNYA GERÇEK, İNSANLAR FANİ ve ÖLÜM 'DE HAKTIR diye bütün Kalbimle inanarak bu
sözü söylemiştim. Bu SÖZ Bana aittir...Aradan 34 yıl geçmesine rağmen ben hala aynı fikir ve
inançtayım. Aşağıda ki tespitlerim de bu doğrultudadır....
.
Zati Aliniz benim sayfama, şöyle Şiir tadında bir aforizma bırakmışsınız? Eyvallah, teşekkür
ederim...
**** DEMİŞSİNİZ Kİ ****
Aldanma İnsanoğlu
Bırakırken kendini iradesiz Tanrının ellerine
Dünya bir simülasyondan ibarettir
Beş duyu organına asla güvenme
Sen aciz bir varlıksın
Ne Dünya gerçek, ne de ölüm haktır...
.
Eğer ki zamanınız olursa, ve de zahmet olmazsa, buraya detaylı bir yorum yazar mısınız?
Sevgi, Barış ve suhuletle kalınız....SAYGIYLA.... OZAN ÇAKIROĞLU
-------DÜNYA GERÇEK, ÖLÜM HAKTIR-------
-------Dünya, Güneş sistemine bağlı ve Güneşe en yakın olan üç Gezegen'den
biridir. Çekim kuvvetinden dolayı üzerinde ve katmanlarında Su, Hava, Oksijen
Kimyasal Mineral ve Madenler bulunmaktadır. Dünya, kendi ekseni etrafında
Dönüş hızı 1600 Km. dir. Güneşin etrafın da dönüş hızı 107 bin Km.dir.
-------Dünya, Üzerin de yaşayan yaklaşık dokuz milyon canlı türü bulunmaktadır.
Bu da demektir ki, Dünya gerçek ve bunca mahlukatla beraber yaşanabilir bir
Gezegendir. Peki neden Fetbazlar Dünya yalan ve ölüm bakidir diye fetva
verirler anlamış değilim. Diğer Gezegenleri görmediğimiz halde varlığına inanı-
yoruz. Cennet ve Cehennemin varlığına inanıyoruz da amel ediyoruz. Neden
üzerinde tepinip ve türlü nimetlerinden faydalanarak aheste aheste yaşayıpta
Şükür etmiyoruz.? Bu ne yaman bir çelişkidir.
-------Bazı Fetbazlar, kürsülerden Dünya'ya Ahiretin Tarlasıdır diye fetva veriyor-
lar. Anlamış değilim. Anlamakta mümkün değildir. Kur'an-a göre, Kainatın bütün
Tapusu Yüce Yaradana aittir ve hükmünü de kendisi verir diyor ayetler. Bu Güzel
muhteşem Dünyamızın her türlü imkânlarından faydalanıp ve sonrada yok fani,
yok yalan, yok Ahiret Tarlası terimleriyle neslimizi nereye yönlendirmek isteniyor.
-------Bütün Mahlukatın elbette ki bir sonu vardır. Beşer Alemi, doğar, büyür, yaşar
ve ölürler. Ve Lakin Topraktan geldikleri gibi tekrar Toprağa dönerler. Buna bazı
Doktrinler; Evrim derler, bazılar da Devinim derler. Ben de derim ki: Dünya gerçek,
Ölüm Haktır. VESSELAM
---------ÇAKIROĞLU------
* DİNLE KARDAŞ DİNLE SÖZÜMÜ *
Dostum miskinlik etme zamanla yarış
Cehaletten uzak dur, Bilimle sarış
Kaderini suçlama, kendinle barış
Hak-hakikat yolundan, ayrılma kardaş.
.
Siyasetle uğraşıp, şaşırma yolu
Parlamenter çok sever, parayı-pulu
Sağ taraf Hilafettir, Fetrettir Solu
Aman peşinden koşup, yorulma kardaş...
------OZAN ÇAKIROĞLU-------
--Muasır medeniyet yakalamayan Milletler yabancı yabancı kültürün ayakları
altında cebelleşmeye mahkum olurlar...
--Ulusal ahlaki olmayan bir Milletin barış ve suhulet içerisinde yaşaması ve
anayasal haklara riayet etmesi düşünülemez...
--Devletin Ulusal bütçesi bir tek vergi yoluyla sağlanıyorsa, o Devlette haktan,
Hukuktan ve Adaletten bahsedilemez...
--Ulusal bir Milletin çağdaş, uygarlık ve barış içerisinde yaşayabilmesi için
bilimsel eğitim ve öğretim seviyesinin yüksek ve Anayasal hakların eşit ve
adil bir şekilde icra ve ifa edilmesiyle mümkündür....VESSELAM
-------OZAN ÇAKIROĞLU-------
***** RUBAİYAT *****
Mevsimler kış mı, bahar mı seçilmez oldu
Şehir de kim ne Millet''tir, çözülmez oldu
Çarşı-pazar yabancıdan, geçilmez oldu
Sokakta Afgan-Süryani Dört nal gidiyor...
------OZAN ÇAKIROĞLU--------
DİNLE KARDAŞ DİNLE SÖZÜMÜ
Ne değişti Kardaş Düzenden yana
Eyy Sayın Devlet'lüm sorayım sana
Ne zaman çevrildi, yoksula vana
Enflasyon mu düştü, talan mı bitti.
.
Fiyatlar düştü de, biz mi duymadık
Maaşlar arttı da, biz mi saymadık
Bal börek yedik te, biz mi doymadık
Yandaş ta, sırdaş ta, yalan mı bitti.
Eyy Vatandaş omurgalı ol tekleme
Keramet Haktadır, Şah'tan bekleme
TÜİK gel doğruyu, Halktan saklama
Devlet-ü Erkân'da, Plan mı bitti...
-----OZAN ÇAKIROĞLU------
***** EYY CEMAAT-İ MÜSLİMİN *****
Cinsiyeti ne olursa olsun, Müstakbel Eşini aldatan mevcudiyetin medeni hali ŞEREFSİZ-liktir...
Devlet ve Milletini aldatan cümle mahlukatlar VATAN Hainidir....VESSELAM
--------OZAN ÇAKIROĞLU---------
***** EYY BEŞER KARDEŞİM *****
--Antoloji. Com, bütün şair, yazar ve okurlara Türk Ulusal Edebiyatmız, özellikle Şiir dalı
tomurcuklanasın, elvan-elvan çiçek açsın diye böyle bir imkân sunmuştur. Özelikle NEDİR
sayfalarında fikirsel bazda bir tartışma teatisine fırsat vermiştir. Bu fırsatı neden kişisel kibir
ve egonuza alet ediyorsunuz? Neden başkalarının ticari maksatla çıkarmış oldukları CİDİ
ve Kasetlerini paylaşıyorsunuz. Burası Sanatçının Reklam kulvarı değil ki?
--Ayrıca yabancı bilim adamlarının ve metafizikçi filozofların deyimlerini paylaşıyorsunuz?
Bu yabancı hayranlığınızın nedeni ne ola ki? Yoksa kendi benliğinizden ve Ulusal özünüzden
bir şüpheniz mi vardır? Kendinize ait olan her bilgi bir velinimettir. Neden kıymetini, anlam ve
önemini bilmiyorsunuz? Bu kadar sitatik-durağan ve sitabil olmanıza neden ne olabilir?
--Eyy beşer kardeşim, önce kendin ol, kendini tanı, kendine güven, kendin üret ve kendi
Milletinle tüket. Özellikle mütedeyyin kesim sözlerim sizedir. Mahşer-i Divan da sorgulanırken
sizin yerinize suallara, o çok sevdiğiniz yabancı zırtapozla mı cevap verecekler...VESSELAM
---------OZAN ÇAKIROĞLU----------
**** KADINA ŞİDDET ve KADININ-KADINA ŞİDDETİ.****
--Kadına şiddet Hz. Adem'den beri vardır. Kabilin, Kardeşi Habil'i öldürmesiyle başlamıştır.
ERİL'in, DİŞİL'e karşı şehvet-i duygular beslemesi ve sahip olma arzusuyla yaklaşması
başlı-başına bir şiddettir. Ayrıca fiziksel gücüyle hükmetmesi ayrı bir şiddettir.
--Kadına Şiddet, Tabiat Şartlarına ve Tarihsel yaşam biçimine göre şekil değiştirmiştir.
Zaman-zaman Kadının doğurganlığı ve bazı özel durumları lanetli olarak görülmüştür.
Daha sonraları, ANAERKİL le beraber Neolotik Toplumlar oluşmuştur. Neolotik Çağla
birlikte Kadının-Kadına karşı rakip olması Hemcins muhalifliği şiddete, hatta zaman-
zaman bu şiddetler zülüme dönüşmüştür. Taa ne zaman ki neslin Baba tarafından
devam ettiği anlaşılana kadar. Yani Bronz Çağın başlamasıyla ATAERKİL Toplumsal
yapılaşmaya gidilmiştir...
--İslamiyette Kadının Yeri: Bana göre İslamiyette KADININ yeri hiç olmadı. Hep hor görüldü,
dışlandı, küçümsendi, aşağılandı, dövüldü ve REJM edildi. Ayrıca kılıf-kıyafetiyle KADINA
En büyük işkence yapıldı. Bu şiddet ve zülümat Osmanlı zamanın da artarak devam etmiştir.
Berdel, Kuma ve benzeri törelerle KADININ Anasını ağlatmışlardır. Erkeğe BOŞ ol yetkisi
verilerek KADINI adeta köleleştirmiştir. Kadının Karnından sıpayı, Sırtından sopayı eksik
etmeyeceksin sözünü adeta yasa haline getirmişlerdir.
--Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk Kutlu ve Hür Cumhuriyet kurunca, Devrim yasalarıyla
birlikte KADIN Haklarını Türk Medeni Kanunla beraber hayata geçirmiştir. Resmi Nikâhla
birlikte KADININ evliliğini güvence altına almıştır. Tek eşliliği zorunlu kılmıştır. Seçme ve
seçilme hakkını vermiştir. Kamusal alanda Kadın-Erkek eşitlik ilkesini Memleket sathına
yaymıştır. Ve bu gidişat Sarışın Güzel Başbakan Tansu Çiller Hanımefendi'yle birlikte
zirve yapmıştır... Kıskanan yobaz, bağnaz, gerici aymazlar çatlasın?????
--Son zamanlar da KADINA şiddet oldukça arttı. Bir tarafta cümle Tarikat ve Asitane
Dergâhları İslamiyet gölgesi altında DİNİ bir zülfikâr Kılıç gibi kullanıp Kadınları o pis
çirkef amellerine alet ediyorlar. Kılıf-kıyafetleriyle Kadını-Kadından ayrıştırıyorlar.
Öte taraftan Avrupa Aşıkları ve Tekelci Burjuvazi Kadını Reklam ve Moda sektörüne
Kurban ediyorlar. Genç neslin kafalarını bulandırıyorlar Bunu hayata geçirirken
yine Kadını-Kadına karşı kullanıyorlar. Güzellik ve benzeri yarışmalar düzenliyorlar.
Popçulları, Rapçıları sahnede Portakal gibi soyup genç nesile sunuyorlar. Türk Ulusal
Medeniyet yapısını dejenere etmek için ellerinden ne gelirse onu uyguluyorlar.
--SONUÇ: Cümle Tarikatlar Türk Ulusal Medeniyetine ne kadar zarar veriyorsa, diğer
taraftan Tekelci Burjuvazi de bir o kadar zarar vermektedir......VESSELAM.
--BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN--
***** TOPLUMSAL SINIFLAR *****
--Toplumsal Sınıf kavramı, Medeniyetlerin Hiyerarşik konumlarına göre şekil bulmuştur.
Sanayı Devrimleri öncesi Kabilelerin oluşmasında, Asiller ve sefiller, Hürler-Köleler ve
Zenginler-yoksular arasında ki farkın açılmasıyla çekişme başlamıştır. Din ve Mezhep-
lerin doğuşuyla birlikte yeni medeniyetler keşfedilmiştir.
--1789 Fransa Demokratik Burjuva devrimiyle beraber, sıralı bir şekilde bütün Dünya'ya
sirayet etmiştir. Kapitalist Rejim sistemleriyle Sınıflar ortaya çıkmış, akabinde Senyör ve
Serfler, Patron-Puroletarya, Ezen-Ezilen, Yöneten ve yönetilen, Köylüler ve Kentliler
arasında ki uçurum açıldıkça açılmıştır. Kapitalist ve Emperyalist Toplumların oluşmasında
ve güç kazanmasında Devlet erki bir baskı aracı olarak kullanılmıştır.
--Kapitalist Toplumlarda bu ayrıcalığa, haksızlığa, Hak-Hukuk ve Adaletsizliğe, Din-Dil-Irk
Renk ve Cinsiyet ayrımcılığına son vermek için yeni bir Devlet ve yeni bir Rejim sistemi
kuran tek ve son Lider ve Devlet Adamı Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'tür. Bunu Büyük
Millet Meclisini açmasıyla başlamış, ve 29-EKİM-1923 de Cumhuriyeti kurmuştur...VESSELAM.
------BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN------
Kardaşım, ben bu güne kadar hem zengin, hem de vicdanlı-merhametli birini
hiç görmedim. Eğer ki gören varsa, o zengin mevcudiyetin birazcık kuyruğuna
bassın bakalım, vicdan- merhamet diye bir şey kalıyor mu????